New York borsası, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın Çin ürünlerine yönelik gümrük vergilerini artırma tehditlerinin ve nadir toprak elementleri ihracatına kısıtlamalar getirilmesi konusundaki endişelerin derinleşmesiyle haftanın son işlem gününü sert düşüşlerle tamamladı. Küresel ticaret gerilimlerinin yeniden tırmanma sinyalleri vermesi, yatırımcılar arasında kaygı yaratırken, pay piyasaları ciddi bir değer kaybı yaşadı.
Kapanış verilerine göre, Dow Jones Sanayi Endeksi günü yüzde 1,90 oranında azalışla 45.479,60 puandan tamamlarken, 800 puanın üzerinde bir değer kaybı kaydetti. Geniş tabanlı S&P 500 Endeksi yüzde 2,71’lik bir düşüşle 6.552,51 puana gerilerken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Endeksi ise yüzde 3,56’lık kayıpla 22.204,43 puana indi. Nasdaq da Dow Jones gibi 800 puanın üzerinde bir düşüşle seansı noktaladı. Bu sert düşüşler, Washington ile Pekin arasındaki ticaret müzakerelerinin geleceğine dair belirsizlikleri ve piyasalardaki risk iştahının azaldığını açıkça gösterdi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda, Çin’in çeşitli ülkelere mektuplar göndererek nadir toprak elementlerinin üretiminin her aşamasına ihracat kısıtlamaları getirmeyi planladığını iddia etti. Bu durum, teknoloji sektöründe kullanılan kritik hammaddelere erişim konusunda küresel çapta bir krize yol açabileceği endişesini beraberinde getirdi.
Başkan Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bu konuda herhangi bir görüşme yapmadığını, zira bunun için bir neden görmediğini belirtti. Ayrıca, “Bu sadece benim için değil, tüm özgür dünya liderleri için gerçek bir sürprizdi. İki hafta sonra Güney Kore’deki APEC toplantısında Başkan Şi ile görüşecektim ama artık bunun için bir neden yok gibi görünüyor” ifadelerini kullanarak, gelecekteki diplomatik ilişkilerin seyrine dair ipuçları verdi.
Ek olarak Trump, “Şu anda hesapladığımız politikalardan biri ABD’ye gelen Çin ürünlerine uygulanan tarifelerde büyük bir artış. Aynı şekilde, ciddi olarak değerlendirilen birçok başka karşı önlem de var” şeklindeki açıklamalarıyla, ABD’nin Çin’e karşı yeni ekonomik yaptırımlar uygulama ihtimalinin yüksek olduğunu vurguladı. Bu tehditler, piyasalarda sert dalgalanmalara neden olan ana faktörler arasında yer aldı.
Öte yandan, Amerika Birleşik Devletleri’nde federal hükümetin kapalı kalmaya devam etmesi, ülke ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdı. Federal çalışanların işten çıkarılmaya başlandığı haberleri, ekonomik belirsizliği derinleştirdi. Beyaz Saray’a bağlı Yönetim ve Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü Russell Vought, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Personel azaltımı başladı” bilgisini kamuoyuyla paylaştı. Hükümetin kapanması, ABD Merkez Bankasının (Fed) izlediği kritik ekonomik veri akışını da sekteye uğratırken, yatırımcılar daha net ipuçları arayışına girdi.
Yatırımcıların yakından takip ettiği Michigan Üniversitesi tarafından açıklanan tüketici güven endeksi, ekim ayında 55 puana gerilemesine rağmen piyasa beklentilerinin üzerinde bir performans sergiledi. Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi ekimde yüzde 4,7’den yüzde 4,6’ya düşmesine karşın yüksek seyrini korurken, uzun vadeli enflasyon beklentisi ise yüzde 3,7 seviyesinde sabit kaldı. Bu durum, enflasyonist baskıların devam ettiğine işaret etti.
Amerika Birleşik Devletleri Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), hükümetin kapalı olmasına rağmen eylül ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) 24 Ekim’de açıklanacağını duyurarak, piyasalara bir miktar netlik sağlamış oldu.
Federal Rezerv yetkililerinin açıklamaları da piyasalar tarafından dikkatle izlendi. Fed Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, verdiği bir röportajda, faiz oranlarının düşürülmesini desteklemeye devam ettiğini belirtirken, çelişkili ekonomik sinyaller nedeniyle temkinli olunması gerektiğini ifade etti. Benzer şekilde, St. Louis Fed Başkanı Alberto Musalem de iş gücü piyasasındaki zayıflamaya karşı ek faiz indirimlerine açık olduğunu ancak bu süreçte dikkatli bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini dile getirdi. Her iki Fed yetkilisinin de faiz indirimlerine sıcak bakmakla birlikte mevcut ekonomik belirsizlikler nedeniyle temkinli bir tutum sergilemesi, Fed’in gelecekteki para politikasına dair karmaşık bir tablo çizdi.
Kurumsal tarafta ise yarı iletken devi Qualcomm’un hisseleri, Çin’de şirket hakkında tekelleşme karşıtı düzenlemeleri ihlal ettiği şüphesiyle soruşturma başlatılmasının ardından yüzde 7,3 oranında düşüş yaşadı. Bu gelişme, küresel teknoloji şirketlerinin Çin piyasasındaki operasyonlarına yönelik denetimlerin artabileceği yönündeki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Epdk Petrol Piyasası Fiyatlandırma Ve İlan Panosu Kurallarını Yeniledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.