Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, 2014 yılında sırra kadem basan ve cansız bedenine 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan metruk bir binanın temellerinde 2024 yılında ulaşılan 50 yaşındaki Hüseyin Bağatur cinayetiyle ilgili kamu davasının ilk duruşması gerçekleştirildi. Bu korkunç vaka, kayboluşundan 10 yıl sonra, ülkeyi sarsan büyük felaketin ardından gün yüzüne çıktı ve kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Edinilen bilgilere göre, Hüseyin Bağatur’un başından silahla vurularak öldürüldüğü tespit edildi. Cinayetin ardından Bağatur’un cesedinin, o dönemde boş bir araziye gömüldüğü ve bu toprağın üzerine bir süre sonra temel atılarak bir konut inşa edildiği belirlendi. Ne var ki, 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen şiddetli depremler, bu evi yerle bir etti. Yıkılan yapının enkazında yapılan çalışmalar sırasında ortaya çıkan şüphe üzerine, emniyet güçleri titiz bir kazı çalışması başlattı. Bu kazılar sonucunda, cinayet 10 yıl aradan sonra tüm detaylarıyla aydınlatıldı ve Hüseyin Bağatur’un cansız bedenine ulaşıldı.
Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı, Hüseyin Bağatur’un vahşice katledilmesine ilişkin yürüttüğü detaylı soruşturmayı tamamladı. Soruşturma neticesinde hazırlanan iddianamede, maktulün eski eşi 53 yaşındaki Hediye Geçen, Geçen’in sevgilisi olduğu öne sürülen 45 yaşındaki Ali Rıza Türker ve Ali Rıza Türker’in kardeşi 39 yaşındaki Bayram Türker hakkında “Tasarlayarak Öldürme” suçundan cezalandırılmaları talep edildi. Açılan davanın ilk duruşması Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmaya, Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan sanıklar Ali Rıza Türker, Bayram Türker ve Hediye Geçen, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılım sağladı. Ancak sanıklar, SEGBİS üzerinden ifade vermek istemediklerini belirterek, mahkeme heyeti huzurunda savunma yapmak istediklerini dile getirdi. Bu talep, duruşmanın seyrini etkileyen önemli bir gelişme oldu.
Hüseyin Bağatur’un oğlu Harun Bağatur, mahkemede verdiği ifadede babasının genellikle Malatya dışında çalıştığını anlattı. Babasının şehir dışındayken kendisiyle ara sıra konuştuklarını ancak gittiği illeri genellikle söylemediğini belirtti. Harun Bağatur, dedelerinin vefat ettiğinde babasının cenazeye gelmemesi üzerine şüphelendiklerini ifade etti ve ekledi: “Kendi kardeşleriyle de konuşmaması bizi ayrıca şüpheye düşürdü. Annem de bir süre sonra bu durumu sorgulamaya başladı. Annem, boşandıkları için yasal olarak kayıp başvurusunda bulunamayınca halam gelip başvuruda bulundu.”
Maktulün diğer oğlu Kürşat Bağatur ise babasının kaybolduğu dönemde 13-14 yaşlarında olduğunu hatırlattı. Kürşat Bağatur, “Babamla evden birlikte çıktığımızı hatırlıyorum. Babamla durağa kadar yürüdük. Bu babamı son görüşümdü. Babamın bizi bırakıp gittiğini düşündüm. Sonra annem, dedemi arayarak ‘Gitti, gelmiyor’ dedi” şeklinde beyanlarda bulundu.
Hüseyin Bağatur’un kızı Hazal Bağatur da mahkemede önemli bilgiler paylaştı. Babasıyla en çok iletişim kuranın kendisi olduğunu belirten Hazal Bağatur, babasının kaybolmasının ardından durumu dedesine söylediklerini ancak dedesinin konunun üzerine düşmediğini ifade etti. Daha sonra halaları Zahide’yi arayarak durumu aktardıklarını ve halasının Malatya’ya gelerek kayıp başvurusunda bulunduğunu belirtti. Hazal Bağatur, annesi ile Ali Rıza arasındaki ilişkinin ise tüm bu soruşturma aşamasında ortaya çıktığını şok edici bir bilgi olarak mahkemeye sundu.
Mahkeme Heyeti, sanıkların fiziki olarak Malatya’ya getirilerek mahkeme heyeti önünde savunmalarının alınmasına karar verdi. Ayrıca, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için gerekli adımların atılması amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Zehirlenme Vakalarıyla Gündeme Gelen Otelde İki Yeni Tanı Konuldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.