İstanbul’da meydana gelen ve 21 kişinin yaşamını yitirdiği, 17 kişinin de yaralandığı feci apartman çökmesiyle ilgili açılan davanın yargı süreci, karar aşamasına yaklaşıyor. Kamuoyunda “Ölüm Apartmanı” olarak bilinen bu trajik olaya ilişkin Anadolu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, olası ihmaller nedeniyle sorumlu tutulan beş kişi hakkında 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Büyük bir yıkıma yol açan apartman çökmesi, 21 vatandaşın hayatına mal olurken, 17 kişi de enkaz altından yaralı olarak kurtarılmıştı. Yapılan incelemelerde, yıkılan binanın betonarme yapısında deniz kumu kullanıldığı tespit edilmiş, bu durum yapının dayanıklılığına ilişkin ciddi soru işaretleri doğurmuştu. Bu feci olayın ardından adli makamlarca yürütülen soruşturma kapsamında, 34 kişi hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan 15’er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Dava süreci boyunca onlarca oturumda tanıklar dinlenmiş, bilirkişi raporları incelenmiş ve deliller toplanmıştı.
Anadolu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen davanın 21’inci duruşmasında, Cumhuriyet savcısı esasa ilişkin mütalaasını mahkeme heyetine sundu. Savcılık, inşaatın teknik uygulama sorumlusu olan sanık Uğur Mısırlıoğlu ile 1999-2003 yılları arasında imardan sorumlu belediye başkan yardımcılığı görevini yürütmüş olan Abdi Kesimal, ve belediyede görevli olan Ali Cihan Közer, Taşkın Koçer, İbrahim Çoban hakkında ‘taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Savcı, diğer sanıkların ise üzerilerine atılı suçlamalardan beraatlarına hükmedilmesini istedi. Bu talep, davanın seyrinde önemli bir eşiği işaret ediyor ve mahkeme kararının temelini oluşturacak unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Mütalaanın açıklanmasının ardından mahkeme heyeti, tarafların esas hakkındaki son savunmalarını yapmaları için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Yargılamanın bu aşamasında, sanıkların ve müşteki avukatlarının savcılık mütalaasına karşı beyanları alınacak, son savunmalar tamamlandıktan sonra mahkeme heyeti kararını açıklayacak. Kamuoyu ve mağdur aileleri, yıllardır süren bu davanın sonucunu büyük bir dikkatle takip ederken, adalet arayışı içindeki aileler, sorumluların gereken cezayı almasını bekliyor. Davanın, Türkiye’deki yapı denetimi ve inşaat güvenliği standartları açısından da emsal teşkil edecek bir kararla sonuçlanması öngörülüyor.
Kastamonu Bozkurt’ta Kaybolan Anne Ve Oğulun Cansız Bedenlerine Ulaşıldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.