a
  • Tek Sayfa Haber
  • Ekonomi
  • Opel’den Elektrikli Gse Atılımı Türkiye Otomotiv Pazarı Rekor Kırmaya Devam Ediyor

Opel’den Elektrikli Gse Atılımı Türkiye Otomotiv Pazarı Rekor Kırmaya Devam Ediyor

Opel Motorsport tarafından geliştirilen yüzde yüz elektrikli Mokka GSE, 281 beygir güç ve 345 Nm tork üretiyor. Markanın en güçlü elektrikli modeli olan Mokka GSE Şubat ayında Türkiye'ye geliyor

Alman otomobil üreticisi Opel, geçmişteki sportif mirasını geleceğe taşıyarak yeni bir döneme adım attı. Marka, yüksek performanslı modellerine yeniden hayat verirken, bu kez odağında elektrikli güç aktarma sistemleri yer alıyor. Opel, sportif model ailesini GSE (Grand Sport Electric) adıyla ve tamamen elektrikli olarak otomobil tutkunlarının beğenisine sunmayı hedefliyor. Bu stratejik dönüşüm kapsamında, markanın başarılı B-SUV modeli Mokka’nın elektrikli versiyonu, özel mühendislik çalışmaları neticesinde ilk GSE modeli olarak konumlandırıldı.

Mokka GSE, ilk olarak geçtiğimiz Eylül ayında Münih Otomobil Fuarı’nda dünya sahnesine çıktı. Ardından, İspanya’nın başkenti Madrid yakınlarındaki ünlü Jarama pistinde detaylı test sürüşleri gerçekleştirildi. Rüsselsheim’daki Opel Motorsport birimi tarafından özel olarak geliştirilen Mokka GSE, dikkat çekici teknik özellikleriyle öne çıktı. Araç, 281 beygir güç ve 345 Nm tork üretebilme kapasitesine sahip. Elektrikli sürüş menzili 336 kilometre olarak açıklanırken, 0’dan 100 km/s hızlanmasını sadece 5.9 saniyede tamamlayabiliyor. 10 mm alçaltılmış özel şasisi, optimize edilmiş direksiyon sistemi ve güçlendirilmiş frenleri ile Mokka GSE, üst düzey bir sürüş deneyimi vadediyor.

İspanya’daki etkinlikte yapılan görüşmelerde, Opel yetkilileri Mokka dışında diğer Opel modellerinin de GSE versiyonları üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti. Bu doğrultuda edinilen bilgiler, GSE’nin Opel için yeni ve geniş bir ürün gamı haline geleceğini işaret ediyor. Elektrikli GSE ürün gamının öncüsü Mokka GSE’nin, Şubat ayında Türkiye pazarında satışa sunulması planlanıyor. Markanın bu model için Türkiye’deki satış hedefi ise 1.500 adet olarak belirlendi.

Türkiye Otomotiv Pazarı Yeni Rekorlara Koşuyor

Madrid’deki lansman sırasında Opel Türkiye Marka Direktörü Yiğit Yantaç, markanın gelecek stratejileri ve Türkiye otomotiv pazarındaki güncel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Yantaç, bu yıl pazarın rekor kırmasının kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayarak, önümüzdeki yıllar için de iyimser bir tablo çizdi.

Yiğit Yantaç, piyasa beklentilerine dair şunları ifade etti: “2026’da Türkiye’deki rekor serisi devam edebilir, önümüzdeki yıl pazarın küçülmesini beklemiyoruz. 2024’ün başında 5 yıl üst üste satış rekoru kırılabileceği tahminini paylaşmıştım. 5 yıllık rekor serisi 2025’te 3’üncü yılına geldi.” Bu açıklama, Türkiye otomotiv pazarının güçlü büyüme ivmesini koruyacağını gösterdi. Sektörün Türkiye için kritik bir önem taşıdığına dikkat çeken Yantaç, ülkenin yeni yatırımlar için cazip bir merkez olarak kalabilmesi adına pazarın dinamizmini sürdürmesinin elzem olduğunu belirtti. Yantaç ayrıca, “2026’da enflasyon ve faiz oranlarının düşmesini bekliyoruz, bunlar olursa maliyetler düşer ve yeni yatırımların gelmesi kolaylaşır” diyerek makroekonomik beklentilerin sektöre olumlu yansımalarına değindi.

Türkiye’de Ekim ayında 116.000 adet otomobil ve hafif ticari araç satışı ile tüm zamanların rekoru kırılmıştı. Bu başarının devam edeceğini belirten Yiğit Yantaç, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin satış tahminlerini de paylaştı: “Biz bu ay pazarda 125 bin adet civarı satış bekliyoruz. Showroom trafiği artıyor. Son hafta filoların da alımları pazar büyüklüğünü belirler. Aralık ayında ise 150 bin adetlik bir pazar büyüklüğü öngörüyoruz.” Bu öngörüler, yıl sonuna kadar pazarın oldukça hareketli geçeceğine işaret etti.

Elektrikli araç pazarındaki gelişmelere de değinen Yantaç, bu yıl Türkiye’de 175.000 adet elektrikli aracın satılmasını beklediklerini aktardı. Bu rakamın toplam pazarın yaklaşık %17’sine tekabül edeceğini vurgulayan Yantaç, “2021 yılında elektrikli araç pazarının satış adedi 2 bin ile başlamıştı. Gelinen noktada geçtiğimiz 4 yılda satılan elektrikli araç sayısının son 1 yılda gerçekleştiği görülüyor” değerlendirmesiyle elektrikli araçlara olan talebin katlanarak arttığını gözler önüne serdi.

Opel’in Türkiye Pazarındaki Güçlü Konumu

Opel, bu yıl binek ve ticari araç toplamında 70.000 adet satış yaparak kendi rekorunu kırmayı hedefliyor. Bu toplam içinde binek otomobil satışlarının 45.000 adet, bunun da %20’sinin yani 9.000 adedinin elektrikli araçlardan oluşması bekleniyor. Ticari araçların Tofaş fabrikasında üretilmeye başlanmasının satışlara olumlu yansıdığını belirten Yantaç, K9 modellerinin de yerli üretime geçmesinin ticari araç satışlarını daha da artıracağını öngördü.

Yiğit Yantaç’ın verdiği bilgilere göre, Opel’in İngiltere ve Almanya’dan sonraki en büyük üçüncü pazarı Türkiye. Yantaç, bu durumun önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini belirterek, “Marka pazar payı olarak ise en yüksek oran Türkiye’de elde ediliyor, bu bizim için ayrıca değerli” ifadelerini kullanarak Türkiye pazarının marka için stratejik önemini vurguladı.

Plug-in Hibrit Araçlar Ve Yeni Emisyon Düzenlemeleri

Alman markanın 2026’daki bir başka yeniliği ise 4×4 çekiş sistemine sahip elektrikli Grandland modeli olacak. Ancak Opel, şarj edilebilir (plug-in) hibrit versiyonu olan Grandland’i Türkiye’ye getirmek için yıl başını bekliyor. Plug-in hibrit Grandland ile ilgili olarak, yeni regülasyonlara dikkat çeken Yiğit Yantaç, stratejilerini şu sözlerle açıkladı: “Regülasyon değişince plug-in Grandland için yeniden oturup düşüneceğiz. Bu otomobili şimdiden kısıtlı sayıda getirip sonrasında hiç getirememektense, biz beklemeyi tercih ediyoruz.”

Yantaç’ın bahsettiği düzenlemeler, sadece Opel’i değil, aslında Türkiye pazarında faaliyet gösteren tüm markaları yakından ilgilendiriyor. Zira, Avrupa’da 01 Ocak 2026 tarihinden itibaren tescil edilecek tüm otomobillerin Euro 6e-bis (EB) emisyon standardına sahip olma zorunluluğu getiriliyor. Bu yeni emisyon standartları, özellikle şarj edilebilir hibrit araçların (plug-in hibrit) emisyon değerlerini önemli ölçüde etkileyecek.

Plug-in hibrit araçların Türkiye’deki ÖTV oranları, geçmişte önemli değişikliklere uğramıştı. Temmuz 2024’te, bataryası dışarıdan şarj edilebilen ve aynı zamanda içten yanmalı motora sahip plug-in hibrit otomobillerin Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranları %30, %60 ve %70 olarak yeniden düzenlenmişti. Bu düzenleme öncesinde uygulanan en düşük %80’lik ÖTV oranına kıyasla, bu değişiklik dolaylı bir teşvik olarak algılanmıştı. Ancak, bu düzenlemeden bir yıl sonra, Temmuz 2025’te plug-in hibrit araçların ÖTV oranları 15’er puan artırılarak %45, %75 ve %85 olarak belirlendi. Plug-in hibrit araçların düşük ÖTV dilimlerine girebilmesi için kilometre başına karbondioksit emisyonunun 25 gramın altında, elektrikli menzil değerinin ise 70 kilometre ve üzerinde olması gerekmekteydi.

İşte bu şartları sağlayarak düşük ÖTV diliminden Türkiye’de satılan birçok otomobilin, 01 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek yeni Euro 6e-bis (EB) regülasyonları kapsamında emisyon değerlerinin artması bekleniyor. Bu durum, düşük ÖTV dilimine girmek için şart olan kilometre başına 25 gram karbondioksit emisyonunu şu an tutturan birçok otomobilin, yeni yılda bu şartı sağlayamama potansiyelini ortaya koyuyor. Türkiye’de Ocak-Ekim döneminde plug-in hibrit araç satışları %700 oranında artarak 36.623 adede ulaşmış, bu araçların pazar payı ise yaklaşık %5’e yükselmişti. Önümüzdeki yıl plug-in hibritler için belirlenen emisyon sınırına bir güncelleme gelmezse, bu araçların satışlarında ciddi bir düşüş yaşanması kaçınılmaz hale gelebilir.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Özel Sektörde Ortalama Ücret Zammı Asgari Ücret Artışının Gerisinde Kaldı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.