Türk sanayisinin köklü kuruluşlarından Cevher Jant, 1955 yılında İzmir Kızlarağası Hanı’nda atılan temellerinin ardından, şimdi Borsa İstanbul’da yüzde 25’lik payını halka arz etmeye hazırlanıyor. Şirket, elde edilecek geliri ortakların cebine aktarmak yerine, yüksek teknolojili döküm malzeme üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerine yönlendirerek kurumsal büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Bu stratejik adım, şirketin gelecekteki rekabet gücünü artırma ve global pazardaki konumunu pekiştirme vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Cevher Jant, son yıllarda önemli bir büyüme ivmesi yakaladı. Özellikle 2021 yılında tamamlanan ikinci fabrika yatırımının ardından üretim kapasitesini ciddi oranda artırdı. Şirketin yıllık üretim değeri, 2021’deki 62 milyon Euro seviyesinden, 2022’de 116 milyon Euro’ya, 2023’te 133 milyon Euro’ya ve 2024’te 144 milyon Euro’ya yükseldi. Bu yıl sonunda ise 170 milyon Euro’luk bir üretim hacmine ulaşılması bekleniyor. Artan maliyet baskılarına rağmen, şirketin kârlılığı düzenli bir yükseliş sergiledi. Aktif büyüklük tarafında da dikkat çekici gelişmeler yaşandı; 2022’de 2,6 milyar Türk Lirası olan aktif büyüklük, 2023’te yüzde 57’lik bir artışla 4,1 milyar Türk Lirası’na ulaştı. Geçen yıl yüzde 34’lük ek bir artışla 5,5 milyar Türk Lirası eşiğini aşan şirket, bu yıl itibarıyla 7,2 milyar Türk Lirası seviyesine erişti.
Cevher Grubu’nun 70’inci yılı ve halka arz hazırlıkları kapsamında düzenlenen bir toplantıda konuşan Cevher Jant Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Özyavuz, şirketin sektördeki öncü rolüne vurgu yaptı. Özyavuz, 1984 yılında Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jantını ürettiklerini belirterek, şirketin 1955’te başlayan yolculuğunun bugün sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da saygın üretim markalarından biri haline geldiğini ifade etti. Özyavuz, tarihi başarıları şu sözlerle dile getirdi:
“1975 yılında Türkiye’nin ilk alüminyum silindir kapağı ve manifoldunu ürettik. 1983 yılında Bornova’da sektörün ilk Çıraklık Okulu’nu kurduk. 1984’te Türkiye’nin ilk alüminyum döküm jantını yine biz ürettik. 1985’te ise Ege otomotiv sanayisinin ilk ihracatını gerçekleştirerek dünyaya açıldık. Bugün, Türkiye’nin jant ihracatındaki yaklaşık yüzde 25’lik pazar payımızla, global otomotiv sektörünün önemli oyuncularından biri olarak ülkemizin net ihracatçı kimliğine katkı sağlamaktan ve sosyal sorumluluğunun bilincinde bir şirket olarak toplumla birlikte değer üretmekten büyük gurur duyuyoruz.”
Haluk Özyavuz, 70 yıllık birikimin geleceğe güçlü bir vizyon sunduğunu da ekleyerek, elektrikli araçlar, hafif malzeme çözümleri, döngüsel ekonomi, yapay zekâ destekli üretim sistemleri ve stratejik iş birlikleri gibi alanlarda öncü olmayı hedeflediklerini belirtti. Yatırımların daima teknolojiye, insana ve sürdürülebilirliğe öncelik vererek devam edeceğinin altını çizdi.
Şirketin küresel ölçekte stratejik bir oyuncuya dönüştüğünü vurgulayan Cevher Jant İcra Kurulu Üyesi Cevher Özyavuz, İzmir’deki modern tesislerinde yıllık yaklaşık 3 milyon jant üretim kapasitesine sahip olduklarını aktardı. Almanya ve İspanya’daki ofisleri, yüzde 99’luk ihracat başarıları ve Volkswagen, Audi, Mercedes-Benz gibi global markalarla geliştirdikleri mühendislik ortaklıkları sayesinde sektörde stratejik bir konumda bulunduklarını ifade etti. Özyavuz, dijitalleşme ve mobilite devriminin jantların işlevini de yeniden tanımladığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Artık jantlardan yalnızca taşıyıcı özellik değil; daha büyük, daha hafif, daha düşük emisyonlu ve yüksek mühendislik çözümleri sunabilen kompleks yapılar bekleniyor. Biz de bu değişimi önceden görerek tüm tasarım, geliştirme, üretim ve validasyon süreçlerini kendi bünyemizde gerçekleştirebilen entegre bir yapı kurduk.”
Özyavuz ayrıca, Avrupalı devlerin yanı sıra Türkiye’de yatırım yapacak Çinli ve Uzak Doğulu elektrikli araç üreticileri ile de görüşmelere başladıklarını kaydetti. Bu hamlenin, şirketin pazar çeşitliliğini artırma ve yeni nesil mobilite çözümlerine adaptasyonunu hızlandırma amacını taşıdığı belirtildi.
Cevher Özyavuz, Türkiye’deki enflasyon oranlarının Euro’nun Türk Lirası’na karşı değer kazanımından yaklaşık 3 kat daha fazla artmasının, kendileri gibi ihracat yapan şirketler için dezavantaj oluşturduğunu dile getirdi. Bu yeni maliyet yapısının Türkiye’nin ihracatta zorlanmasına neden olabileceğinin altını çizen Özyavuz, geleceğe yönelik stratejilerini şöyle açıkladı:
“Ürün portföyümüzü yalnızca otomobil ve ticari araç jantlarıyla sınırlamıyor, alüminyum döküm parçalarıyla birlikte yeni nesil teknolojilere de odaklanıyoruz. Tamamlanan flow forming yatırımlarımız sayesinde, premium segmentte yüksek katma değerli jant çözümleri sunarak sektördeki yeniliklere hızla adapte olabiliyoruz. Değişimi yakından takip eden ve hızlı aksiyon alabilen dinamik bir yapımızla geleceğin mobilitesine yön veriyoruz. Batı kadar Doğu pazarlarını da stratejimize dahil ederek Çinli üreticilerin Avrupa’daki büyüme planlarında güçlü bir tedarikçi ve know-how partneri olmayı hedefliyoruz. Ayrıca halka arz başvurumuzu gerçekleştirdik. Sürecin başarıyla sonuçlanması için çalışmalarımıza titizlikle ve kararlılıkla devam ediyoruz. Bu adımla, yatırımcılarımıza ve paydaşlarımıza uzun vadeli katma değer sağlamayı, elde edeceğimiz kaynaklarla kapasitemizi artırmayı, ileri teknolojilere yatırım yapmayı ve sürdürülebilir üretim çözümlerimizi daha da geliştirmeyi planlıyoruz.”
Cevher Grubu CEO’su Oğuz Özmen, küresel otomotiv endüstrisindeki dönüşümü değerlendirerek, yaklaşık 2,5 trilyon Dolar büyüklüğe ulaşan sektörün elektrifikasyon, paylaşımlı mobilite, otonom sürüş teknolojileri, yazılım tanımlı araçlar (SDV) ve sıkılaşan emisyon standartları ile köklü bir değişimden geçtiğini belirtti. Bu dönüşümde, çeliğe kıyasla çok daha hafif ve çevreci bir çözüm sunan alüminyum alaşımlı jantlar, aks komponentleri ve batarya taşıyıcıları gibi hafif alaşımlı parçaların stratejik öneminin her geçen gün arttığına dikkat çekti. Özmen, Türk üreticilerin mühendislik yetkinlikleri, esnek üretim kabiliyetleri ve stratejik coğrafi konumlarıyla bu dönüşümde öne çıktığını vurguladı.
Özmen, alüminyum döküm alanında dünyanın önde gelen firmalarından Handtmann ile birlikte yenilikçi döküm teknolojileri ve ileri üretim süreçleri geliştirdiklerini de sözlerine ekledi. Bu iş birliğinin ilk somut meyvesi olan yenilikçi ürünün, 13-15 Ocak tarihleri arasında Avrupa ve dünyanın en prestijli döküm fuarlarından biri olan Euroguss’ta gururla tanıtılacağı bilgisi verildi.
Emlak Konut Yeni Yuvam Modeli İle Faizsiz Peşinatsız Ev Sahibi Olma Kapısı Açılıyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.