a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • PKK Silahlı Unsurlarını Türkiye’den Çekti Terörsüz Türkiye Sürecinde Kritik Eşik Aşıldı

PKK Silahlı Unsurlarını Türkiye’den Çekti Terörsüz Türkiye Sürecinde Kritik Eşik Aşıldı

11 Temmuz 2025’te silah bıraktığını açıklayan terör örgütü PKK, dün de Türkiye’den çekilme kararını duyurdu. PKK’dan yapılan açıklamada, Türkiye sınırları...

Irak’ın Süleymaniye kenti yakınlarındaki Kandil Dağı eteklerinde gerçekleştirilen bir basın açıklaması ile terör örgütü PKK, Türkiye sınırları içerisindeki silahlı unsurlarını tamamen çekme kararını kamuoyuna duyurdu. Örgüt elebaşlarından biri tarafından okunan açıklamada, Abdullah Öcalan’ın yönlendirmesi doğrultusunda mayıs ayında düzenlenen kongrede alınan kararlar uyarınca PKK’nın örgütsel varlığını ve silahlı eylemlerini sona erdirmeyi hedeflediği belirtildi. Bu kararın, “Terörsüz Türkiye” sürecinde atılan önemli bir adım olduğu ifade edildi.

Türkiye’den Çekilme Süreci Ve Detaylar

Yapılan açıklamada, terör örgütü PKK’nın Türkiye sınırları içindeki silahlı mensuplarını, Abdullah Öcalan’ın onayı çerçevesinde Irak’ın kuzeyine çekme işleminin aktif olarak devam ettiği vurgulandı. Basın açıklamasının yapıldığı alanda, Türkiye topraklarından ayrılarak Irak’a intikal ettiği belirtilen 23 kişilik bir PKK’lı grubun da hazır bulunduğu gözlemlendi. Bu durum, çekilme sürecinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi.

Açıklamada, PKK’nın 12. Kongre kararları temelinde ve Abdullah Öcalan’ın onayı ile Türkiye’deki tüm güçlerin geri çekilme işleminin başlatıldığı belirtilirken, “Bu güçlerden bazıları şu anda burada ve bu açıklamaya bizzat katılıyor. Ayrıca sınır hattında olası provokasyonlara açık alanlarda da benzer önlemler alıyoruz” ifadeleri kullanıldı. Bu adımın, PKK’nın 12. Kongre kararlarını uygulama konusundaki kararlılığını ve net tutumunu ortaya koyduğu aktarıldı. Açıklamada ayrıca, barış sürecinin kalıcı bir yapıya bürünebilmesi için yasal ve siyasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarihi Adım: İlk Silah Bırakma

“Terörsüz Türkiye” hedefine giden yolda atılan ilk tarihi adım, 11 Temmuz 2025 tarihinde Kuzey Irak’ta yaşanmıştı. 1978 yılında kurulan terör örgütü PKK, tarihinde ilk kez o gün silah bıraktı. Süleymaniye-Dukan yolu üzerinde, Kani Han Köyü’nün arkasında bulunan Jasana Mağarası’na gelen PKK’lı grup, silahlarını teslim ederek kayıt altına alınmalarını sağladı. Ardından, bu silahlar büyük kazanlarda yakılarak imha edildi. Olay yerinde Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı yetkilileri, Iraklı yetkililer, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi yetkilileri ve güvenlik güçleri, DEM Parti temsilcileri, bazı sivil toplum kuruluşlarından katılımcılar ve medya mensupları da hazır bulunmuştu. Bu eylem, terörle mücadele sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak tarihe geçmişti.

PKK’nın Geçmişi Ve “Terörsüz Türkiye” Sürecinin Başlangıcı

Terör örgütü PKK, 27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fis Köyü’nde kuruldu. İlk silahlı eylemini 15 Ağustos 1984 akşamı Siirt’in Eruh ve Hakkâri’nin Şemdinli ilçelerinde gerçekleştiren örgüt, 41 yıl boyunca kanlı terör eylemlerini sürdürdü. Bu uzun süreli çatışma döneminde birçok kez çözüm yolları denense de somut bir sonuca ulaşılamamış, örgüt eylemlerine devam etmişti. “Terörsüz Türkiye” çağrısıyla başlayan yeni süreçte ise ilk önemli adım, 05-07 Mayıs 2025 tarihlerinde atıldı. Toplam 232 delegenin katılımıyla gerçekleşen PKK 12. Kongresi’nde örgüt, kendisini feshetme kararı aldı. Bu kongrenin ardından 11 Temmuz 2025 tarihinde silah bırakma eylemi gerçekleşti. Örgüt, son olarak dün yapılan açıklama ile Türkiye’den tamamen çekildiğini duyurdu.

Sürecin Kronolojisi: Dönüm Noktaları

“Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan bu sürecin başlangıcı, 01 Ekim 2024 tarihinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM’nin açılışında sürpriz bir şekilde DEM Partili milletvekilleri ile tokalaşmasıyla gündeme geldi. Bahçeli’nin bu adımı, yeni bir çözüm sürecinin işaretleri olarak yorumlandı.

Süreçteki önemli gelişmeler şu şekilde sıralandı:

12 Ekim 2024 tarihinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, tokalaşmayı “olumlu ve anlamlı” olarak değerlendirirken, “Ortada net ve kararlı bir biçinde uzatılan bir el var. Meseleleri terör dışı yöntemlerle ortadan kaldırmaya her zaman varız” açıklamasını yaptı.

15 Ekim 2024‘te Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada PKK lideri Abdullah Öcalan’a seslenerek örgütü tasfiye etme çağrısında bulundu. 22 Ekim 2024 tarihinde ise Bahçeli, çağrısını yineleyerek sürpriz bir öneriyle Öcalan’ın gerekirse TBMM’ye gelerek “örgütün lağvedildiğini ilan etmesini” dile getirdi.

28 Aralık 2024 tarihinde Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’dan oluşan DEM Parti Heyeti, Öcalan ile görüşmek üzere İmralı’ya gitti. Heyet, ziyaretin ardından Öcalan’ın “Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim” mesajını kamuoyuyla paylaştı. Bu mesajı takiben 30 Aralık 2024 tarihinde KCK Eş Başkanı Bese Hozat, “Öcalan’ın ortaya koyduğu çözüm iradesinin arkasında” olduklarını açıkladı.

02-07 Ocak 2025 tarihleri arasında DEM Parti, İmralı görüşmesinin ardından TBMM’de grubu bulunan siyasi partileri ziyaret etti. 22 Ocak 2025‘te Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’dan oluşan heyet, ikinci kez İmralı’da Öcalan ile bir araya geldi.

04 Şubat 2025 tarihinde DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, Öcalan’ın “tarihi bir çağrı yapmaya hazırlandığını” duyurdu. 12 Şubat 2025‘te PKK Yürütme Kurulu yaptığı açıklamada “değişim dönüşüm ve yeniden yapılanma süreci başlatılacak” dedi. 27 Şubat 2025‘te Öcalan, örgüte “silah bırakma ve kendini feshetme” çağrısı yaptı. 28 Şubat 2025‘te MHP Lideri Devlet Bahçeli, Öcalan’ın açıklamasının “baştan sona değerli ve önemli” olduğunu belirtti. 01 Mart 2025 tarihinde PKK, 01 Mart’tan itibaren geçerli olmak üzere ateşkes ilan ettiğini duyurdu.

10-17 Mart 2025 tarihlerinde DEM Parti, Öcalan’ın çağrısının ardından siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdi. 12 Mart 2025‘te Cumhurbaşkanı Erdoğan, talep gelmesi halinde DEM Parti İmralı Heyeti’yle görüşebileceğini söyledi. Bunun üzerine DEM Parti, Erdoğan’dan randevu talep etti. 20 Mart 2025‘te Bahçeli, PKK’nın “bir an evvel kongresini toplayarak fesih kararı alması” ve silahlarını teslim etmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli fesih için 04 Mayıs tarihini ve kongrenin toplanma yeri olarak da Muş’un Malazgirt ilçesini önerdi.

10 Nisan 2025 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEM Parti heyetini Cumhurbaşkanlığı’nda kabul etti. Ancak 15 Nisan 2025‘te DEM Parti İmralı Heyeti’nde bulunan Sırrı Süreyya Önder, geçirdiği kalp rahatsızlığı sebebiyle hastaneye kaldırıldı. 21 Nisan 2025‘te DEM Parti heyeti, Öcalan ile görüşmek için dördüncü kez İmralı’ya gitti. Önder’in yerine heyete, Öcalan’ın avukatı Faik Özgür Erol eklenirken, Buldan görüşmenin ardından Öcalan’ın “süreçle ilgili umutlu olduğunu” aktardı. Ne yazık ki, 03 Mayıs 2025 tarihinde 15 Nisan’dan beri hastanede yoğun bakımda bulunan Sırrı Süreyya Önder hayatını kaybetti.

12 Mayıs 2025 tarihinde Öcalan’ın çağrısıyla 05-07 Mayıs‘ta kongresini toplayan PKK, örgütün feshedildiğini açıkladı. 18 Mayıs 2025 tarihinde Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdıkları süreçle ilgili TBMM’de komisyon kurulması çağrısında bulundu. 11 Temmuz 2025‘te PKK’lı bir grup, Kürdistan Bölgesel Yönetimi kontrolündeki Süleymaniye’de bulunan Casena Mağarası önünde silahlarını yaktı. Son olarak, 05 Ağustos 2025‘te sürece ilişkin TBMM komisyonu ilk kez toplandı ve komisyonun adı “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak belirlendi.

Siyasi Liderlerden Tepkiler Ve Değerlendirmeler

Terör örgütü PKK’nın Türkiye’den çekilme kararı, siyaset dünyasında geniş yankı buldu ve birçok üst düzey yetkili tarafından değerlendirildi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, terör örgütü PKK’nın Türkiye’den çekilme kararının, süreçteki ilerlemenin “en somut sonucu” olduğunu belirtti. Çelik, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, PKK’nın Türkiye’nin içindeki unsurları ile Irak ve Suriye başta olmak üzere tüm bölgedeki silahlı ve illegal yapılarının feshi ve silah bırakmasının devam etmesinin “Terörsüz Türkiye” sürecinin asli gündemi olduğunu vurguladı. Çelik, “Sayın Bahçeli’nin tarihi çağrısı ile oluşan stratejik-politik zemin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yüksek iradesiyle sürecin bir devlet politikasına dönüşmesi, zamanın ruhuna uygun ve etrafımızdaki meydan okumalara cevap niteliğinde büyük bir çerçeve inşa etti” değerlendirmesini yaparak, Meclis bünyesinde kurulan komisyonun yol göstericiliğinin de milli iradenin yegâne siyasal özne olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Âlâ da kararı, terörün tasfiyesine yönelik “önemli bir adım” olarak değerlendirdi. Âlâ, “Terörsüz Türkiye hedefine doğru, aziz milletimizin desteğiyle kararlı adımlarla yürüyoruz. Son açıklamaları ve atılan adımları terörün tasfiyesine yönelik önemli bir aşamanın daha geride bırakılması olarak değerlendiriyoruz. Yıllardır ülkemizin ayağında pranga olan terörün tamamen ortadan kalkmasıyla yeni bir dönemin kapıları açılacaktır” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, PKK’nın kamuoyuna yaptığı açıklamanın, 12 Mayıs deklarasyonuna uygun olarak örgütün varlığına tamamen son vermesinin önemli bir aşaması olduğunu belirtti. Yazıcı, kararı “ülkemizin ayağına pranga olan terörün bitirilmesi noktasında önemli bir basamak” olarak nitelendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman ise, PKK’nın Türkiye sınırları içindeki silahlı unsurlarını çekme kararının, “devletimizin kararlılığı ve milletimizin yıllardır süren mücadelesinin somut bir sonucu” olduğunu söyledi. Yayman, bu adımı “Terörsüz Türkiye” hedefine giden yolda atılmış “tarihi bir adım” olarak tanımladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da PKK’nın duyurusuna ilişkin yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı Vizyonu çerçevesinde ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla ivme kazanan “Terörsüz Türkiye” hedefinde “önemli bir eşiğin daha aşıldığını” dile getirdi. Yılmaz, “Kurucusunun çağrısına uyarak kendisini feshetme kararı almış olan terör örgütünün silahlı unsurlarını ülkemizden ve sınır hattından uzaklaştırma kararı doğru yönde atılmış önemli adımlardır” ifadelerini kullandı. Sürecin yakından izlendiğini ve terör örgütünün tasfiyesinin temel beklenti olduğunu aktaran Yılmaz, silah ve terör gölgesinin kalktığı bir ortamda demokratik siyasetin güç kazanacağını, ekonomik kalkınma ve sosyal refahın ön plana çıkacağını vurguladı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortaya koyacağı tespitler ve alacağı kararların, “milli birlik ve kardeşliğimizin tahkimi yolunda güçlü bir yol haritası oluşturacağını” belirtti. Tunç, “Hedefimiz, iç cephemizi daha da güçlendirerek aziz milletimizin birlik ve beraberliğine saplanan hançeri söküp atmaktır” ifadelerini kullandı.

Gelecek Adımlar Ve Meclis Komisyonu

Önümüzdeki süreçte atılacak adımlar da netleşmeye başladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 30 Ekim 2025 Perşembe günü DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Beştepe’de bir araya gelecek. Bu görüşmenin, sürecin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğu belirtiliyor. Aynı gün, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplanacak Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u dinleyecek. Fidan ve Tunç, komisyonun Perşembe günkü 16. oturumunda sürecin farklı boyutlarına ilişkin sunumlar gerçekleştirecekler. Bu görüşmeler ve komisyon çalışmaları, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yasal ve siyasi altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Ak Parti Bayrampaşa Belediye Başkan Vekilliği Seçimini Kazanarak Yönetimi Devraldı