Muş’ta ikamet eden 85 yaşındaki Rüstem Balık, Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki görevi sırasında yaşadığı bir mide rahatsızlığı sebebiyle yaklaşık 50 yıldır katı gıda tüketemediğini, bu yarım asırlık süreçte yalnızca çay ve gofret ile beslendiğini dile getirdi. Balık’ın bu alışılmadık beslenme düzeniyle sağlıklı bir yaşam sürdürmesi, hem yakın çevresinde hem de konuya vâkıf olanlarda büyük bir şaşkınlık yarattı.
Rüstem Balık’ın yeğeni Hüseyin Dinçer de dayısının iddialarını doğrulayarak, yaklaşık 50 yıldır çay ve gofret dışında hiçbir gıda maddesi tüketmediğini ifade etti. Dinçer, durumu, “Biz de hayretle izliyoruz. 50 senedir ekmek bile yemedi. İnsan bir gün bir şey yemese nasıl yaşar, anlamıyoruz. Onun bu şekilde yaşaması bambaşka bir durum. Hiçbir şey yemediği halde hâlâ sağlıklı. Bu takate, bu kuvvete bakınca insanlar gerçekten hayret ediyor” sözleriyle anlattı ve bu yaşam tarzının kendileri için de bir sır olduğunu belirtti.
Rüstem Balık’ın bu istisnai durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Beslenme Uzmanı Emine Yüzbaşıoğlu, bilimsel perspektiften tek yönlü beslenmenin sağlık için kesinlikle uygun olmadığını vurguladı. Yüzbaşıoğlu, gofret gibi tek bir gıda maddesinin sadece karbonhidrat ve yağ sağladığına dikkat çekerek, insan vücudunun sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için beş temel besin grubundan (et, süt-yoğurt, ekmek-tahıl, yağ ve meyve-sebze) dengeli ve yeterli miktarda tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Uzman Yüzbaşıoğlu, her bireyin yaş, kilo, boy ve günlük enerji harcamasına göre bu besinleri düzenli olarak alması gerektiğini, aksi takdirde ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. Ayrıca, Rüstem Balık’ın şu an için herhangi bir sağlık sorunu yaşamamasının, bu tür bir beslenme düzenini uygulayan herkesin sorunsuz kalacağı anlamına gelmediğini, yeterli ve sağlıklı beslenmenin iyi bir yaşam kalitesi için elzem olduğunu sözlerine ekledi.
Beslenme Uzmanı Emine Yüzbaşıoğlu, sadece ekmek, meyve veya sebze gibi tek tip gıdalarla beslenmenin de yetersiz kalacağını belirtti. Örneğin vejetaryen bireylerin demir eksikliği nedeniyle takviye almak zorunda kaldıklarını, çölyak hastalarının ise tahıl tüketememeleri sebebiyle B vitamini desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Yüzbaşıoğlu, özel bir sağlık durumu olan kişilere dahi eksik vitaminlerini dışarıdan tamamlamalarını önerdiklerini hatırlattı. Yoğurt veya süt tüketmeyen bireylerde kalsiyum eksikliği yaşanacağını ve bunun kemik erimesi, diş çürümesi ve diş kayıplarına yol açabileceğini ifade etti. Tahıl grubu gıdaların alınmaması durumunda B vitamini yetersizliğinin deri hastalıklarına neden olabileceğini, et tüketmeyen vejetaryenlerde ise kansızlığın sıkça görüldüğünü vurguladı. Meyve ve sebze tüketmeyen kişilerde ise C vitamini eksikliğinin bağışıklık sistemini zayıflatacağı konusunda uyarılarda bulunan Yüzbaşıoğlu, özetle tek yönlü beslenmenin beraberinde ciddi sağlık sorunlarını getirdiğini belirtti. Dengeli beslenmenin önemini vurgulayan uzman, beş besin grubunun öğünlere dengeli bir şekilde dağıtılması gerektiğini, örneğin sabah kahvaltısında yumurta, peynir ve ekmek tüketiminin, öğlen et yeniyorsa akşam sebze ağırlıklı bir öğünün ve günde 2-3 porsiyon meyve tüketiminin ideal olduğunu detaylandırdı.
Beslenme Uzmanı Emine Yüzbaşıoğlu, bilimde istisnaların genel geçer kuralları bozmadığını ve Rüstem Balık’ın durumunun da benzer şekilde nadir görülen bir istisna teşkil ettiğini belirtti. Uzman Yüzbaşıoğlu, kamuoyunda “Adam 50 yıldır bu şekilde beslenerek hiçbir sorun yaşamamış. Bunun nedeni ne?” şeklinde bir sorunun akıllara gelebileceğini ifade ederek, normal şartlar altında böyle bir yaşam tarzının mümkün olmadığını vurguladı. Yüzbaşıoğlu, bu durumun olası nedenleri arasında öncelikle Balık’ın beyanında küçük bir hata olabileceği ihtimalini dile getirdi. Daha kesin olmamakla birlikte, “genetik etkenler devreye girmiştir, sağlam bir genetiği vardır” yorumunda bulundu. Çevresel faktörlerin de bu durumda etkili olabileceğini kaydeden Yüzbaşıoğlu, kırsal bir köyde yaşaması, şehir hayatına kıyasla daha az stresli bir hayat sürmesi, fiziksel olarak aktif olması ve düzenli uyku düzenine sahip olmasının, Rüstem Balık’ın bu beslenme şekline rağmen sağlıklı kalmasına katkıda bulunabileceğini belirtti. Ancak Yüzbaşıoğlu, Balık’ın şu an için sağlık sorunu yaşamıyor olmasının, ilerleyen dönemlerde bir problemle karşılaşmayacağı anlamına gelmediğini ve çevresel faktörlerin de herkes için aynı etkiyi göstermeyeceğini ifade etti. Bu nedenle, “Bu şartları yerine getirip ben de bu şekilde besleneyim” düşüncesinin büyük bir hata olacağının altını çizdi.
CHP Lideri Özel İnsan Hakları İçin Evde Oturmak Yerine Meydan Okuma Çağrısı Yaptı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.