a
  • Tek Sayfa Haber
  • Türkiye
  • Simav Fay Zonu’ndaki Ölü Faylar Aktif Hale Geldi Deprem Fırtınası Aylarca Sürebilir

Simav Fay Zonu’ndaki Ölü Faylar Aktif Hale Geldi Deprem Fırtınası Aylarca Sürebilir

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, 6.1'lik Sındırgı ve 5.4'lük Simav depremlerinin Simav Fay Zonu üzerinde gerçekleştiğini belirtip, "Fay zonu üzerinde irili ufaklı birçok fay var. Bunların önemli bir kısmı, bizim jeolojik anlamda ölü fay dediğimiz faylar. Bu son yaşanan depremlerle birlikte, bu ölü faylar aktif oldu. Onlar da şu an deprem üretiyorlar" dedi

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, son dönemde Ege Bölgesi’ni sarsan depremlerin ardından önemli saha çalışmaları yürüttü. Balıkesir Sındırgı’da 6.1 büyüklüğünde meydana gelerek 1 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan ve ardından Kütahya Simav’da 28 Eylül 2023 tarihinde gerçekleşen 5.4 büyüklüğündeki deprem bölgelerinde kapsamlı incelemelerde bulunan Prof. Dr. Sözbilir, bölgedeki fay hatlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Simav Fay Zonu’nun Depremselliği Ve Risk Potansiyeli

Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Simav Fay Zonu’nun yaklaşık 200 kilometre uzunluğa sahip geniş bir yapı olduğunu vurguladı. Bu fay zonunun doğu kesiminde 1970 yılında meydana gelen Gediz depremini hatırlatan Sözbilir, söz konusu depremin 7.2 büyüklüğünde olduğunu ve ciddi can ile mal kayıplarına yol açtığını belirtti. Bu tarihsel veriler ışığında, “Bu fay zonu üzerinde 7.2 büyüklüğünde depremlerin olma olasılığı bulunmaktadır,” diyerek bölgenin yüksek sismik risk taşıdığına dikkat çekti.

Bölgedeki Son Deprem Aktivitesi Ve Artçı Şoklar

Yakın dönemdeki sismik aktiviteyi değerlendiren Prof. Dr. Sözbilir, 10 Ağustos 2023 tarihinde Balıkesir Sındırgı’da yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremin ardından artçı şokların devam ettiğini ve sayısının 12 binin üzerine çıktığını ifade etti. Son olarak, Kütahya’nın Yemişli bölgesinde meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki Simav depreminin ardından da artçı şokların 500’ü geçtiğini kaydetti. Prof. Dr. Sözbilir, “Birbirine belli uzaklıktaki üç farklı depremi gözlemliyoruz: 7.2 büyüklüğündeki Gediz, 6.1 büyüklüğündeki Sındırgı ve 5.4 büyüklüğündeki Simav depremleri, bu fay zonu üzerinde gerçekleşti,” sözleriyle bölgedeki karmaşık sismik hareketliliği özetledi.

“Ölü Faylar” Aktif Hale Geldi: Jeolojik Bir Uyarı

Araştırmalarının en dikkat çekici sonuçlarından biri, Simav Fay Zonu üzerinde bulunan ve “jeolojik anlamda ölü fay” olarak nitelendirilen birçok fayın, son yaşanan depremlerle birlikte aktif hale geldiği yönündeydi. Prof. Dr. Sözbilir, bu fayların deprem aktivitesine katıldığını ve şu anda deprem ürettiklerini belirtti. 2011 yılında Naşa’nın kuzeydoğusunda meydana gelen 5.9 büyüklüğündeki depremi hatırlatan Sözbilir, o dönemde de can ve mal kayıplarının yaşandığını ifade etti.

Deprem Fırtınası Ve Stres Transferi Mekanizması

Prof. Dr. Sözbilir, 2011 depreminin, 28 Eylül 2023 Simav depremini tetiklemiş olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Sismik stresin kuzeybatıya doğru aktarıldığı bir mekanizmadan söz eden bilim insanı, 1970 yılındaki Gediz depremiyle doğudan batıya doğru bir enerji iletimi olduğunu belirtti. Bu süreçte, Sındırgı ve Simav arasındaki bölgede belli ölçeklerde stres birikiminin devam ettiğini ve bu birikimin yeni depremleri tetikleyebileceğini dile getirdi. Ancak, bu yeni depremlerin “büyük deprem üretme potansiyellerinin yüksek olmadığını” ekledi. Bölgedeki mevcut durum için “deprem fırtınası” tabirini kullanan Prof. Dr. Sözbilir, Sındırgı ve Simav’da ana şokun ardından 4.0 ila 4.5 büyüklüğündeki depremlerin birkaç ay daha devam edebileceği öngörüsünde bulundu.

Deprem Uzmanı Yetersizliği Ve Bölgesel Enstitü Çağrısı

Ülke genelindeki deprem uzmanı sayısındaki yetersizliğe de dikkat çeken Prof. Dr. Hasan Sözbilir, yaşanan depremlerin arazi çalışmalarıyla detaylı değerlendirilmesinin üst düzey bilimsel uzmanlık gerektirdiğini belirtti. Türkiye’de yer bilimleri alanında uzmanlaşmış daha fazla kişiye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Sözbilir, bu konudaki eksikliklerin giderilmesi için önerilerde bulundu. “Kandilli Rasathanesi benzeri enstitülerin çoğaltılarak her bölgeye kurulması durumunda, bu depremlerin daha etkin değerlendirilmesi ve risk azaltma stratejilerinin geliştirilmesi için uzman insanlar yetiştirilebileceğini” dile getirerek, ülkenin sismik riskle mücadelesinde kalifiye insan kaynağının önemine vurgu yaptı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

22 Milyar Türk Lirası Hacimli Yasa Dışı Bahis Operasyonunda 59 Kişi Yakalandı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.