İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, 17 Aralık 2006 tarihinde Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’nde meydana gelen ve iki kişinin vahşice katledilip cesetlerinin yakıldığı korkunç cinayetler, tam 19 yıl sonra titiz bir çalışmayla aydınlatıldı. O dönemde “faili meçhul” olarak kayıtlara geçen bu olay, modern adli tıp teknikleri ve kararlı polis soruşturması sayesinde çözüme kavuşturuldu.
Olay, 17 Aralık 2006 günü Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesi’ndeki bir iş yerinde çıkan yangının ardından ortaya çıktı. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınan yangın sonrası, iş yerinin içinde iki cansız bedenle karşılaşıldı. Yapılan detaylı incelemelerde, tabelacılık yapan Yunis Doğan’ın boğularak öldürüldüğü, ardından “domuz bağı” şeklinde bağlanarak ateşe verildiği belirlendi. İş yerinin alt katında bulunan diğer cesedin ise Hacer Eginay’a ait olduğu tespit edildi. Eginay’ın vücudunda tam 57 bıçak darbesi bulunduğu, öldürüldükten sonra koli bandıyla sarıldığı ve sonrasında yakıldığı anlaşıldı. Cesetlerin domuz bağıyla bağlanması ve uygulanan vahşet, ilk etapta olayın yasa dışı örgütler tarafından işlendiği şüphesini uyandırmıştı.
Dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen ilk soruşturmada, şüphelilerle ilgili somut bir ipucuna ulaşılamadı. Bu durum, dosyayı uzun yıllar boyunca faili meçhul olarak raflarda tuttu. Ancak İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız’ın geçmişte çözülememiş, faili meçhul kalan dosyaların yeniden ele alınması yönündeki talimatı, cinayet dosyasının yeniden açılmasına ve Cinayet Büro Amirliği bünyesinde özel bir ekibin kurulmasına yol açtı. Özel ekip, olayın tüm detaylarını en baştan ele alarak kapsamlı bir çalışma başlattı.
19 yıl sonra gelen çözümün kilit noktası, olay yerinden elde edilen bir delil oldu. Yunis Doğan’ın yanmış cesedinin ayak kısmına sarılı olan ve alevlerden kısmen etkilenmeyen koli bandı üzerindeki parmak izleri, gelişen teknoloji sayesinde tekrar incelendi. Yapılan modern adli analizler sonucunda, bu parmak izinin 40 yaşındaki Rüstem Ş.’ye ait olduğu belirlendi. Bu kritik gelişme üzerine polis, Rüstem Ş.’yi takibe aldı. Soruşturma derinleştirildikçe, Rüstem Ş.’nin olay tarihinde İzmir’de askerliğini yaptığı ve cinayetlerden birkaç gün önce terhis olduğu ortaya çıktı. Kullanmış olduğu cep telefonu numarasının HTS kayıtları incelendiğinde ise cinayete karışan diğer isimlere ulaşıldı: 41 yaşındaki Cavit G. ve 57 yaşındaki İran uyruklu Mohsen F.
Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yaptığı detaylı çalışmalar sonucunda, Mohsen F.’nin bir dönem Yunis Doğan’ın yanında çalıştığı ve Yunis Doğan tarafından hastalık sebebiyle toplanan yardım paralarının kendisine verilmemesi üzerine aralarında ciddi bir husumet oluştuğu tespit edildi. Düzenlenen operasyonla Rüstem Ş., Cavit G. ve Mohsen F.’nin de aralarında bulunduğu dört şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerden Rüstem Ş.’nin, kendisini yakalayan polislere şaşkınlıkla, “Abi ben unuttum, siz nasıl unutmadınız” dediği öğrenildi.
Rüstem Ş., emniyette verdiği ifadede başlangıçta maktulleri tanımadığını öne sürdü. Ancak sorgusu derinleştikçe, Cavit G.’nin eski ortağı ve arkadaşı olduğunu, kendisini Cavit G. aracılığıyla Mohsen F. ile tanıştırdığını anlattı. İş aradığı bir dönemde Mohsen F.’nin kendisine Maslak’ta bir arkadaşının işçi aradığını söylediğini ve o adrese gittiğini belirten Rüstem Ş., iş yerinde Yunis Doğan ile görüştüğünü aktardı. Rüstem Ş., Mohsen F.’nin kendisini gönderdiğini söyleyince Yunis Doğan’ın tavrının bir anda değiştiğini, aralarında daha önce husumet olduğunu o an anladığını ifade etti.
Rüstem Ş.’nin ifadesine göre, kendisi iş yerindeyken Cavit G. ve Mohsen F. de olay yerine geldi. Üçlü bir süre konuşurken ortamın bir anda gerildiğini belirten Rüstem Ş., iş yerinde bulunan Hacer Eginay’ın Mohsen F. ile ağız dalaşına girdiğini ve bunun üzerine Mohsen F.’nin aniden silahını çekerek kadını tehdit ettiğini ve alt kata götürdüğünü söyledi. Rüstem Ş., önce üst katta kaldığını, ancak bir süre sonra aşağı indiğinde Hacer Eginay’ın acı içinde bağırdığını ve Mohsen F. tarafından bıçaklandığını gördüğünü itiraf etti. Mohsen F.’nin o esnada Hacer Eginay’a “Bunlar senin iyi günlerin” diye bağırdığını dile getiren Rüstem Ş., korkarak olay yerinden kaçtığını iddia etti. İfadesinin devamında, cinayet sonrası tehditler altında cesedin bantlanmasına yardım ettiğini de kabul etti. Şüphelilerin olaydan sonra bir kafeteryaya gittiği belirlenirken, Rüstem Ş. ifadesinde, “Bana sessiz olmamı, bu konu hakkında kimseyle konuşmamamı istediler. Ertesi gün gazetelerden bir iş yerinde yangın çıktığını ve iki ceset çıktığını öğrendim. Onlara bu konuyu sorduğumda orası bizim gittiğimiz yer dediler” şeklinde konuştu.
Gayrettepe’de bulunan Asayiş Şube Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden Rüstem Ş.’nin, geçmişte uyuşturucu bulundurmak suçundan cezaevine girdiği ve ayrıca dört ayrı kadını ısrarla takip etmek suçundan hakkında işlem yapıldığı öğrenildi. Emniyetteki sorgularının ardından adliyeye sevk edilen Rüstem Ş., Cavit G. ve Mohsen F. dahil üç şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltına alınan diğer bir şüpheli ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Böylece 19 yıl önce işlenen ve sır perdesi arkasında kalan bu vahşi cinayetler, adaletin geç de olsa tecelli etmesiyle aydınlığa kavuştu.
5 Gündür Kayıp 15 Yaşındaki Berk İvacık Ölü Bulundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.