Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü sınırları içerisinde yer alan ve Anadolu’da kazı çalışmalarının sürdürüldüğü tek lejyon kenti olma özelliğini taşıyan Satala Antik Kenti, bu yılki kazı sezonunda arkeoloji dünyasını heyecanlandıran önemli bir keşfe sahne oldu. Yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, yaklaşık 20 santimetre boyunda, eşsiz bir Mısır Tanrıçası İsis büstü gün yüzüne çıkarıldı. Bir lejyon mezarlığında bulunan bu eser, hem bilimsel çevrelerde hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur başkanlığındaki kazı ekibi, hem kastrum hem de nekropol alanlarında sürdürdüğü kazılarda, özellikle mezarlık alanında bilimsel açıdan dikkat çekici bir buluntuya ulaştı. Roma lejyon askerlerinin geleneksel olarak Yunan-Roma panteonuna mensup tanrılara tapındıkları bilinirken, bir lejyon mezarlığında Mısır kökenli bir tanrıçaya ait büstün bulunması, antik dönem inanç sistemlerinin karmaşıklığını ve lejyonerlerin kültürel çeşitliliğini gözler önüne serdi. Bu durum, Roma İmparatorluğu’nun genişleme dönemlerinde lejyonların yalnızca Romalı kökenlilerden değil, farklı coğrafyalardan gelen paralı askerlerden de oluştuğu tezini somut kanıtlarla destekledi.
Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, bu keşfin, lejyonerlerin inanç sistemlerinin ne denli çeşitli olduğunu göstermesi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Çakmur, “Satala Antik Kenti’nde 2025 yılı kazı sezonunda hem kastrum alanında hem de nekropol alanında yoğun çalışmalar yürüttük. Bu yılki nekropol, yani mezarlık alanındaki kazılarda ekibimizi gerçekten sürpriz bir buluntu karşıladı. Hem bilimsel hem de kamuoyu açısından oldukça dikkat çekici olan bu eser, Mısır Tanrıçası İsis’e ait bir büst oldu. Normal şartlarda lejyon askerlerinin Yunan-Roma tanrılarına tapındıkları bilinirken, doğulu bir tanrıya tapınmaları Satala’da ilk kez gözlemlendi. Bu durum, Roma İmparatorluğu’nun genişleme döneminde lejyon askerlerinin artık sadece Romalı kökenlilerden değil, farklı bölgelerden paralı askerlerden de oluşmasıyla ilişkilendiriliyor.” ifadelerini kullandı.
Kazı ekibi, 2025 yılı Ağustos ayında büstü ortaya çıkardığında, eserin hangi tanrıya ait olabileceği konusunda detaylı bir inceleme başlattı. Bölgede daha önce Mitra tapınımına dair objelerin bulunması nedeniyle, ilk aşamada Mitra ihtimali üzerinde duruldu. Ancak yapılan detaylı ikonografik incelemeler sonucunda, eserin belirgin bir şekilde Mısır panteonunun ana tanrıçalarından biri olan İsis’e ait olduğu kesinleşti. Dr. Çakmur, bu keşfin sadece yerel düzeyde kalmayıp, “uluslararası arkeoloji çevrelerinde de ses getirdiğini” vurguladı.
Satala Antik Kenti, 1872 yılında gerçekleştirilen kaçak kazılarla gün yüzüne çıkarılan ve bugün British Museum’da sergilenen Afrodit büstüyle tanınıyordu. Bu yeni keşfedilen İsis büstü ise, tam 150 yıl aradan sonra Satala’da yasal kazı çalışmaları sonucunda bulunan ilk büst olma özelliğini taşıyor. Bu durum, antik kentin arkeolojik potansiyelini bir kez daha kanıtladı. Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, bu tarihi anlama dikkat çekerek, “Antik kaynaklarda lejyonerlerin doğulu tanrılara da tapındıklarına dair bilgiler bulunmakla birlikte, Satala’da bunun elle tutulur ilk kanıtı elde edilmiş oldu. İsis büstü, bu yönüyle bilimsel açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca tarihî olarak da ayrı bir anlam barındırıyor zira Satala, 1870’li yıllarda kaçak kazılarla çıkarılan ve bugün British Museum’da sergilenen Afrodit büstüyle biliniyor. Bu yeni buluntu, 1872’den sonra yasal yollarla gün yüzüne çıkarılan ilk büst olma özelliğini taşıyor.” şeklinde konuştu.
Yaklaşık 20 santimetre yüksekliğindeki büstün, kaidesiyle birlikte çiçek kaliksinden yukarıya doğru yükselen zarif bir forma sahip olduğu belirtildi. İsis’in sembolü olan taht biçimli tacının bir kısmı kayıp olsa da, devam eden restorasyon sürecinde bu eksikliklerin tamamlanması hedefleniyor. Ayrıca, İsis’in alametifarikası sayılan “İsis düğümü” detayının büst üzerinde açıkça görülebildiği kaydedildi. Restorasyon çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğü ve tamamlanmasının ardından tüm ayrıntıların bilimsel olarak değerlendirileceği açıklandı.
İsis büstü, Satala’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutarken, lejyonerlerin inanç sistemlerindeki çeşitliliği ve doğulu tanrılara olan ilgilerini göstermesi açısından da son derece önemli bir buluntu olarak değerlendiriliyor. Artık Satala’dan çıkan eserler Gümüşhane Kent Müzesi’nde sergileniyor. Restorasyon süreci devam eden İsis büstü de tamamlandığında aynı müzede sanatseverlerin ve bilim dünyasının beğenisine sunulmaya hazır hale gelecek. Kazı ekibi, bu olağanüstü buluntuya ilişkin kapsamlı bir bilimsel yayın hazırlayarak eseri dünya çapında duyurmayı ve Satala’nın uluslararası alandaki önemini pekiştirmeyi hedefliyor. Bu keşif, gelecekteki kazı çalışmalarına da yeni ufuklar açacak potansiyeli barındırıyor.
CHP 38 Olağan Kurultayı’ndaki Usulsüzlük Davası 13 Ocak’a Ertelendi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.