a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Sefertepe’de Keşfedilen 50’Yi Aşkın Kafatası Neolitik Dönemin Gömüt Ritüellerini Aydınlattı

Sefertepe’de Keşfedilen 50’Yi Aşkın Kafatası Neolitik Dönemin Gömüt Ritüellerini Aydınlattı

Neolitik Çağ’a ışık tutan Sefertepe, kazılarda bulunan 50’yi aşkın kafatasıyla dönemin ‘ritüelleri’ni de ortaya çıkarttı. Niş odalarda sergi amaçlı...

Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde, 12 bin yıllık Neolitik geçmişi gün yüzüne çıkaran Taş Tepeler Projesi’nin beşinci yılına girilmesiyle birlikte, bölgedeki arkeolojik çalışmalar önemli keşiflere sahne oldu. Özellikle Sefertepe kazılarından elde edilen buluntular, arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı. Bu yıl, kazı alanında ortaya çıkarılan çift insan yüzü başlı boncuk ile bir platform üzerinde yer alan iki farklı üsluptaki insan yüzü kabartması, Neolitik dönemin sanat ve sembolizm anlayışına dair yeni kapılar araladı. Ancak Sefertepe’nin son beş yıldır asıl dikkat çeken yönü, bölgede gün ışığına çıkarılan gizemli kafatasları oldu.

Gizemli Kafatası Odaları Ve Neolitik Gömüt Gelenekleri

Karahantepe’de Hürriyet’e özel açıklamalarda bulunan Sefertepe Kazı Başkanı Doç. Dr. Emre Güldoğan, antik yerleşimdeki kafataslarının ardındaki sır perdesini araladı. Doç. Dr. Güldoğan, ilk kafataslarının 2021 yılında bulunduğunu belirterek, “2024’te ise bir oda içerisinde 22 tane sadece kafaların konulduğu bir odacık ile yine kazı alanındaki bir yapının içerisinde niş dediğimiz alanın içerisinde yan yatırılmış sergilenme amaçlı konulduğunu düşündüğümüz bir kafatası çıktı. Bunlar özellikle Neolitik dönemde gömüt geleneğinin anlaşılması açısından önemli uygulamalar,” ifadelerini kullandı. Bu buluntuların, o dönemin ritüelistik pratiklerini ve ölü kültünü anlamada kritik veriler sunduğu vurgulandı.

Doç. Dr. Güldoğan, 2024 yılında açılan kafataslı odanın altında ikinci bir seviyenin daha tespit edildiğini aktardı. Bu durumun, alanın uzun süreli ve tekrar eden ritüel kullanımlara işaret edebileceği belirtildi. Neolitik dönemde benzer bir örneğin Diyarbakır’daki Çayönü yerleşiminde bulunduğunu hatırlatan Güldoğan, Çayönü’ndeki kafataslı yapının dönemsel olarak Sefertepe’ye göre biraz daha genç olduğunu söyledi. Çayönü örneklerinin M.Ö. 8 bin 500’lü yıllara, yani Orta Çanak Çömleksiz Neolitik B (PPNB) dönemine tarihlendiği biliniyor. Sefertepe’deki bu yılki kazılarda ise belli mekanların belli bölümlerinde kafataslarının yerleştirildiği yeni hücrelerin keşfi, bu kafataslarının bir mezar geleneği ya da ritüel uygulamalarının yapıldığı özel alanlar olarak kullanıldığı ihtimalini güçlendirdi.

50’Yi Aşan Sayı Ve Yaş Yelpazesi

Kazı alanında bulunan kafatasları üzerine yapılan ilk antropolojik incelemeler, bu koleksiyonun demografik yapısı hakkında çarpıcı bilgiler ortaya koydu. Antropolog Yılmaz Selim Erdal Hoca’dan edinilen bilgilere göre, kafataslarının bulunduğu odadan gelen sonuçlar, 6 aylık bir bebekten 40 yaşındaki bireylere kadar geniş bir yaş yelpazesini kapsıyor. Bu durum, belirli bir grubun kafalarının bilinçli bir şekilde muhafaza edildiğini gösteriyor. Şu anda Sefertepe’de ele geçen kafatası sayısının 50’yi aştığı belirtilirken, bu benzersiz koleksiyonun Neolitik dönem için emsalsiz bir örnek teşkil ettiği ve bu yönüyle büyük önem taşıdığı kaydedildi.

Boncuk İşçiliği Ve Kabartma İnsan Yüzleri

Sefertepe, sadece kafatasları ile değil, aynı zamanda boncuk işçiliğindeki üstünlüğüyle de arkeologların ilgisini çekti. Doç. Dr. Emre Güldoğan, “Sefertepe’de ciddi anlamda boncuk işçiliği var. Bu sene çift insan yüzü başlı boncuk vardı. Önemli sembolik buluntulardan biri de onlar olmuştur,” diyerek, bölgenin Neolitik dönemde süsleme sanatındaki ustalığını vurguladı. Bu tür sembolik objeler, dönemin inanç sistemleri ve estetik algısı hakkında değerli ipuçları sunuyor.

Kazılarda keşfedilen bir diğer dikkat çekici buluntu ise özel bir yapı içerisinde, yüksek kabartma şeklinde yapılmış iki insan yüzü oldu. Doç. Dr. Güldoğan, bu kabartmaları şöyle detaylandırdı: “Yüzlerden bir tanesi gözler, burun, ağız betimleri Karahantepe’ye benziyor. Sadece gözler buradan biraz daha üslup olarak farklı. Göz ve gözbebekleri yapılmış durumda. Diğeri ise daha yüksek kabartma olarak adlandırdığımız gözler, gözbebeği, burun dışında kulaklar da çok iyi biçimde biçimlendirilmiş. Çizgisel halde gözbebekleri net bir şekilde ortaya konmuş.” İki farklı üslupta yapılmış bu insan yüzlerinin, daha önce bölgede bilinen örneklerden farklılık gösterdiği ve bu platformun özel bir işlev için kullanıldığı düşüncesini güçlendirdiği belirtildi. Kazı ekibi, ilerleyen yıllarda alan genişledikçe, bu alanların ne amaçla kullanıldığına dair daha detaylı bilgilere ulaşmayı umuyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

CHP Kurultayı Sonrası Özgür Özel Yeni Myk Yapılanması Ve Parti Ajandasını Belirledi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.