Emtia piyasasında tarım grubundaki ürünlerde son dönemlerde görülen dalgalı seyir, uluslararası piyasalarda şeker fiyatlarında keskin düşüşlere sahne oldu. Şekerin libre fiyatı, Amerika Birleşik Devletleri’nde faaliyet gösteren Intercontinental Exchange emtia borsasında 0,1421 Dolar’a kadar gerileyerek Aralık 2020’den bu yana kaydedilen en düşük seviyeye ulaştı.
2023 yılının sonundan bu yana yüzde 25’in üzerinde bir azalış kaydeden şeker fiyatları, küresel arz fazlası beklentileri ve değişen piyasa dinamiklerinin etkisiyle önemli bir baskı altında kaldı. Özellikle Brezilya, Tayland ve Hindistan’daki güçlü üretim öngörüleri, fiyatlardaki bu gerilemede kilit rol oynadı.
Brezilya’nın biyoyakıt pazarındaki dönüşümler, şeker fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturdu. Mısır etanolü üretiminin artması, Brezilya’nın enerji politikasını etkilerken, mısır bazlı etanolün şeker kamışı etanolüne göre daha düşük maliyetle üretilmesi, fabrikaları farklı bir stratejiye yöneltti. Bu durum, daha fazla şeker kamışı etanolünün doğrudan şeker üretimine kaydırılmasına neden olarak küresel arzı daha da artırdı.
Brezilya merkezli danışmanlık şirketi Datagro, gelecek sezon için 1,98 milyon tonluk küresel şeker fazlası beklentisini açıklayarak piyasadaki arz baskısını gözler önüne serdi. Bu arz fazlası öngörüsü, fiyatların düşüş eğilimini destekleyen temel faktörlerden biri olarak değerlendirildi.
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, şeker fiyatlarındaki düşüşün ardındaki iki ana nedeni; petrol fiyatları ve Uzak Doğu ülkelerindeki gelişmeleri işaret etti. Ergezen, şeker ve petrolün birbirine bağlı ürünler olduğunu belirterek, “Şeker kamışı aynı zamanda etanol üretimi için kullanılıyor. Etanol fiyatları da petrol fiyatlarına bağlı hareket ediyor. Doğal olarak petrol fiyatları gerilediğinde şeker talebi de azalıyor” yorumunda bulundu.
Brezilya’nın dünyanın en büyük şeker üreticisi ve ihracatçısı konumunda olmasının bu dinamikteki önemine dikkat çeken Ergezen, son dönemde Brezilya ve Uzak Doğu’da artan yağışların şeker arzının artacağı beklentisini oluşturduğunu dile getirdi. Geçmişte yaşanan yağış azlığı arz endişelerini tetiklerken, mevcut durumun tam tersine dönmesi, şeker fiyatları üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu.
Küresel ekonomideki genel zayıflama da şeker talebini olumsuz etkileyen bir diğer önemli faktör olarak öne çıktı. Ergezen, şekerin sadece bir gıda ürünü olmadığını, aynı zamanda sanayide de yaygın olarak kullanıldığını vurguladı. Bu bağlamda, endüstriyel talebin düşmesi, genel tüketimin azalmasına katkıda bulundu.
Tüketici eğilimlerindeki değişimler de şeker fiyatlarındaki düşüşte etkili oldu. Özellikle zayıflama ilaçlarına olan artan talep, şeker isteğini azaltarak dolaylı yoldan piyasadaki arz fazlasına katkıda bulundu. Sağlıklı yaşam trendlerinin yaygınlaşması, birçok ülkede şeker tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye başladı.
Zafer Ergezen, dünya şeker üretiminde Brezilya’nın lider konumunu koruduğunu belirtti. “Brezilya yaklaşık 40 milyon tonla dünyanın en fazla şeker üreten ülkesi konumunda bulunuyor” ifadesini kullanan Ergezen, Brezilya’yı Hindistan’ın takip ettiğini ancak Hindistan’ın ihracatının düşük, iç tüketiminin ise oldukça fazla olduğunu ekledi. Piyasadaki diğer önemli oyuncular arasında Tayland, Çin ve Avrupa Birliği de yer alıyor. Bu ülkelerin üretim politikaları ve ihracat kapasiteleri, küresel şeker piyasasının genel seyrini doğrudan etkiliyor.
Yapı Kredi Yılın İlk Dokuz Ayında 37.8 Milyar TL Net KâR İle Finansal Gücünü Kanıtladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.