a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Şarkıcı Güllü’nün Kızı Tasarlayarak Cinayet Suçlamasıyla Tutuklandı Soruşturma Tüm Yönleriyle Sürüyor

Şarkıcı Güllü’nün Kızı Tasarlayarak Cinayet Suçlamasıyla Tutuklandı Soruşturma Tüm Yönleriyle Sürüyor

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne dair soruşturmada gizlilik de kısıtlama kararı da devam ediyor. Soruşturma birimleri çok ketum. Dosyadaki bazı bilgilere taraf...

Ünlü şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter, annesini “tasarlayarak öldürmek” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın yaşandığı gece evde bulunan iki kişiden biri olan Sultan Nur Ulu, “Pişmanım” diyerek bildiği her şeyi savcılıkla paylaştı. Sultan Nur’un ifadesine göre, “Güllü Anne’yi Tuğyan pencereden itti.” Bu çarpıcı itiraf, soruşturmanın seyrini kökten değiştirdi.

Tuğyan Ülkem Gülter, kendisine yöneltilen suçlamaları ve itirafları reddetse de, soruşturma makamlarının elindeki deliller ve tanık ifadeleri, olayın asli faili olarak kendisini işaret ediyor. Savcılık, dosyayı büyük ölçüde aydınlattığını belirtirken, olayla ilgili gizlilik ve kısıtlama kararının devam etmesi dikkat çekiyor. Bu karar nedeniyle avukatların dahi dosyaya erişimi oldukça sınırlı kalıyor; belgelerin, raporların örneklerini almaları veya bazı detayları görmeleri şimdilik mümkün olmuyor.

Soruşturmadaki Gizemli Perde Ve Yeni İhtimaller

Dosyadaki bu gizlilik, olayın yalnızca Tuğyan ve Sultan Nur ile sınırlı kalmadığına dair şüpheleri de beraberinde getiriyor. En kritik ihtimal, cinayetin öncesinde veya sonrasında sorumluluğu bulunabilecek başka fail ya da faillerin varlığı olarak öne çıkıyor. Soruşturma birimleri, Tuğyan’ın annesini öldürme kararının anlık bir eylem olmadığını, aksine önceden planlanmış ve olay gecesi uygun koşullar oluştuğunda devreye sokulmuş bir eylem olduğunu değerlendiriyor. Ancak bu kapsamlı tasarının Tuğyan dışında kimler tarafından bilindiği ve kimlerin sürece dahil olduğu henüz tam bir muamma niteliği taşıyor.

Tuğyan’ın Geçmişi Mercek Altında

Tanık ifadeleri ve elde edilen bazı somut veriler, Tuğyan ve Sultan Nur’un cinayet sonrası yaşananları yakın çevrelerine ve arkadaşlarına aktardıklarını gösteriyor. Sultan Nur’un olayı babasına anlattığına ve babasının da bu bilgiyi başka kişilerle paylaştığına dair tanık beyanları bulunuyor. Tuğyan ise ifadesinde kimseye anlatmadığını öne sürse de, olayı yakın çevresi veya arkadaşlarıyla paylaşıp paylaşmadığı, ayrıca cinayet sonrası herhangi bir yardım alıp almadığı da titizlikle araştırılıyor. Sultan Nur’un detaylı itiraflarının ardından Tuğyan’ın tüm geçmişi, çevresinde meydana gelen olaylar ve bağlantıları da soruşturma makamları tarafından mercek altına alındı. Bu derinlemesine incelemeden beklenmedik bulguların ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

Sultan Nur’un Hukuki Durumu Ve Tehdit İddiaları

Tuğyan Ülkem Gülter’in tutuklanmasının ardından kamuoyunun en çok merak ettiği konulardan biri de Sultan Nur Ulu’nun hukuki durumu idi. Olay gecesi Güllü’nün pencereden atıldığı odada Tuğyan dışında tek kişi olan Sultan Nur, ilk başta adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı. Ancak Hürriyet’in ulaştığı yeni detaylara göre, dosyada yer alan bilgiler doğrultusunda Sultan Nur da “kasten öldürmek” suçundan hâkimliğe sevk edildi. Ardından kendisine yurt dışı çıkış yasağı konularak, elektronik kelepçe takılmak suretiyle “ev hapsi” tedbiriyle serbest bırakıldığı öğrenildi. Soruşturma birimleri, Tuğyan’ın annesini öldürmeyi önceden planladığı yönündeki değerlendirmeler ışığında, olay gecesi Sultan Nur’un cinayetteki rolünün ne olduğunu ve eyleme “iştirak” edip etmediğini ayrıntılı olarak araştırıyor. Bu araştırmanın sonucuna göre Sultan Nur’un hukuki durumunda önemli değişiklikler yaşanabileceği belirtiliyor.

Sultan Nur Ulu’nun itiraflarından yeni ve ürkütücü detaylar da gün yüzüne çıktı. Sultan Nur, olaydan sonra çok çekindiği Tuğyan’ın kendisine “Ben yanarsam ikimiz de yanarız” diyerek tehditte bulunduğunu ifade etti. Sultan Nur’un ifadesinde yer alan bazı bölümler ise şöyle:

“Tuğyan’ın bu süreçte bana ne yapacağını bilmediğim için üzerime suçlamayı atabileceğinden endişe ederek yanlarından ayrılamadım. Tuğyan ile yalnız kaldığımızda bir ara bana ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi. Annesini ittiğini gördüğüm için bana bunu dedi. Ben gördükten sonra tepki verdim ve o sırada Tuğyan bana bakarak ‘koş’ dedi. Tuğyan ile kalmamın ve beraber İstanbul’a gelip gitmemin tek nedeni ona karşı tavır alırsam suçu üstüme atmasından korkmamdı. Tuğyan ile Güllü’yü öldürmek için plan yapmadık. Onun da plan yaptığına şahit olmadım. Öldürmesinin nedeni küçüklüğünden beri gelen kırgınlıklar ve annesinin rahat yaşam biçimi olduğunu düşünüyorum. Tuğyan bunları bana olaydan sonra anlatmıştı.”

Esrarengiz Detaylar: Dövmeler Ve Çelişkili İfadeler

Dosyada şu ana kadar yaklaşık 20 tanığın ifadesi alındı. Bu tanıkların çeşitli iddia ve ihbarları soruşturma makamları tarafından titizlikle değerlendiriliyor. Ciddiye alınan ihbarlar doğrultusunda ilgili kişilerin “tanık” sıfatıyla ifadeleri dosyaya ekleniyor. Son olarak soruşturma birimlerine ulaşan bir ihbardaki iddia ise oldukça çarpıcı: “Tuğyan olaydan kısa bir süre önce koluna ‘pencereden düşen kadın’ dövmesi yaptırdı. Sonradan da bu dövmeyi sildirdi.” Bu ihbarı yapan kişinin de ifadesi “tanık” sıfatıyla dosyaya dahil edilecek.

Olayla ilgili çelişkili ifadeler de soruşturmanın önemli bir parçasını oluşturuyor. Tuğyan Ülkem’in 17 sayfalık ifadesinin 5. sayfasında, “Malkata isimli müziği kendi telefonumdan açtım. Sultan’dan açmasını isteyip istemediğimi hatırlamadım” şeklinde beyanda bulunduğu belirtildi. Ancak savcılığın daha önceki ifadesini hatırlatması üzerine Tuğyan’ın ifadesini değiştirerek “Sultan’dan Malkata açmasını ben istedim” dediği kaydedildi. Bu tarz çelişkiler, soruşturmanın her bir detayının ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Manisa’nın İlk Kadın Belediye Başkanı Gülşah Durbay Yaşamını Yitirdi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.