19 Aralık 2000 tarihinde Bayrampaşa Cezaevi’nde gerçekleştirilen ve “Hayata Dönüş Operasyonu” olarak bilinen müdahalenin ardından yaşananlara ilişkin dava, yaklaşık 15 yıldır süren yargılama sürecinin sonunda zaman aşımına uğrayarak düşürüldü. Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, operasyonda 12 kişinin hayatını kaybetmesi ve 29 kişinin yaralanmasıyla ilgili iddialar sonuca bağlanmadan dosya kapatıldı.
Operasyonun üzerinden 25 yıl, davanın açılmasının üzerinden ise 15 yıl geçmesine rağmen, yargılama sürecinde önemli bir ilerleme kaydedilememesi kamuoyunda ve mağdur yakınlarında büyük bir infiale yol açtı. Davanın son duruşmasına, hayatını kaybedenlerin aileleri ve çok sayıda avukat katılım sağladı. Duruşmada söz alan operasyonda hayatını kaybeden Murat Ördekçi’nin ablası İclal Şirin, yargı sürecine ilişkin derin hayal kırıklığını ve tepkisini dile getirdi.
Şirin, mahkeme heyetine hitaben yaptığı konuşmada, “Olayın üzerinden 25 yıl, davanın açılmasının üzerinden 15 yıl geçti. Bir arpa boyu yol alınmadı. Kardeşim boş yere öldürüldü. Mahkumlar sakin şekilde tahliye edilebilirdi. Bu operasyonun emrini verenler hiç yargılanmadı. Kartalkaya dosyası 9 ayda bitti, bizimki neden 15 yıl sürdü” sözleriyle sürecin adaletsizliğini vurguladı. Bu ifadeler, mağdur yakınlarının yıllardır süren adalet arayışının karşılıksız kalmasına yönelik tepkilerin bir yansıması oldu.
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dava dosyasını değerlendirerek, “Hayata Dönüş Operasyonu”na ilişkin yargılamada olağanüstü zaman aşımı süresi olan 22 yıl 6 ayın dolduğunu tespit etti. Bu yasal sürelerin tamamlanmış olması nedeniyle mahkeme, dosyayı düşürme kararı aldı. Bu karar, Türkiye hukuk tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilirken, benzer birçok davada olduğu gibi, uzun süren yargılamaların zaman aşımı engeline takılması sorununu bir kez daha gündeme getirdi.
Mahkeme, bu kararı verirken daha önce Ümraniye Cezaevi Operasyonu’na dair davada uygulanan zaman aşımı hükmünü emsal olarak gösterdi. Bu durum, benzer nitelikteki olayların yargılamalarında zaman aşımı kurallarının nasıl yorumlandığına dair bir referans oluşturdu. Ancak, mağdur aileleri ve hukukçular, adaletin tecellisi için yıllarca mücadele etmelerine rağmen, teknik bir hükümle davanın kapanmasının, kamu vicdanında derin yaralar açtığını belirtti.
Hayata Dönüş Operasyonu davasının zaman aşımına uğraması, hem hukuki çevrelerde hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Bu tür uzun süreli ve toplumsal hafızada yer eden davalarda zaman aşımı hükümlerinin uygulanması, adalete erişim hakkı ve hesap verebilirlik ilkeleri açısından çeşitli tartışmaları beraberinde getirdi. Operasyonun sorumlularının yargı önüne çıkarılamaması, birçok kesim tarafından eleştirilirken, hukuk sistemindeki aksaklıkların giderilmesi yönünde çağrılar yapıldı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş Agit İle Güvenlik İşbirliğinin Önemini Vurguladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.