Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan detaylı bir rapor, Türkiye’nin iş gücü piyasasında 2004 ile 2024 yılları arasında yaşanan önemli demografik değişimleri gözler önüne serdi. Analizlere göre tarım, sanayi ve hizmetler sektörlerinde çalışanların yaş kompozisyonu son yirmi yıllık süreçte belirgin bir şekilde ileri yaş gruplarına kaydı. Bu dönüşüm, üretim süreçlerinde deneyimin artan ağırlığı, yaşam boyu öğrenme ihtiyacı, beceri güncellemelerinin zorunluluğu, emeklilik süreçlerine geçiş ve iş yeri sağlığı politikalarının yeniden yapılandırılması gibi kritik sonuçlar doğurdu.
Raporda, gençlerin iş gücündeki payının azalmasının, eğitimde kalış sürelerinin uzaması ve işe giriş yaşının yükselmesiyle doğrudan ilişkili olduğu vurgulandı. Öte yandan orta ve ileri yaş gruplarının istihdamdaki ağırlığının artması, çalışma hayatında kalış süresinin genel olarak uzadığını işaret etti. Bu durum, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimlerin iş gücü piyasasına yansımalarını açıkça ortaya koydu.
Türkiye İstatistik Kurumu verileri temel alınarak yapılan analize göre, ileri yaş payındaki en keskin artış tarım sektöründe gözlemlendi. Bu sektörde 55 yaş üzeri çalışanların ağırlığı hem erkeklerde hem de kadınlarda ciddi ölçüde yükseldi. Erkek çalışanlar arasında 65 yaş ve üzeri grubun payı yüzde 11’den yüzde 16’ya çıktı. Tarımdaki genç iş gücünün azalışı ise kırsal kesimden kentlere göç ve kentleşme eğilimleriyle paralellik gösterdi, bu da kırsal istihdamın hızla yaşlandığını gösterdi.
Tarım sektöründe çalışan erkeklerin yaş ortalaması 2004 yılında 42,1 iken, 2024 yılında 47,8’e yükseldi. Kadın çalışanların yaş ortalaması ise aynı dönemde 39,8’den 46,0’a ulaştı. Detaylı verilere göre 2004 yılında tarımda çalışan erkeklerin yüzde 36’sı 35 yaş altında iken, bu oran 2024’te yüzde 23’e geriledi. Aynı şekilde 2004’te tarımdaki erkeklerin yüzde 25’i 55 yaş ve üzeri kategoride yer alırken, 2024 yılında bu oran neredeyse yüzde 40’a yaklaştı. Kadınlarda da benzer bir eğilim görüldü; 2004 yılında tarım sektöründeki kadınların yüzde 40’ı 35 yaş altında bulunurken, 2024’te bu oran yüzde 22 seviyesine düştü. Buna karşılık 55 yaş ve üzerindeki kadınların oranı yüzde 19’dan yüzde 31’e yükseldi.
Sanayi sektörü de önemli bir dönüşüm sürecinden geçti, özellikle kadın çalışanların yaş profillerinde keskin değişiklikler yaşandı. 2004-2024 yılları arasında sanayi sektöründe erkeklerin yaş ortalaması 33,8’den 37,9’a yükselirken, kadınların yaş ortalaması 29,8’den 37,7’ye çıktı. Kadınların yaş ortalamasında kaydedilen 7,9 yıllık artış dikkat çekici oldu.
2004 yılında sanayi sektöründe 35 yaş altı erkeklerin oranı yüzde 55 iken, 2024’te bu oran yüzde 41’e düştü. Benzer şekilde 2004’te sanayide çalışan 35 yaş altı kadınların oranı yüzde 60 seviyesindeyken, 2024 yılında bu oran yüzde 40’ın altına geriledi. Sanayi sektöründeki kadınların 40-54 yaş dilimlerinde yoğunlaştığı gözlemlenirken, erkeklerde 25-34 yaş bandının payı daraldı ve 45-54 yaş bandının payı güçlendi. Rapor, bu tablonun üretimin giderek daha deneyim yoğun bir yapıya doğru evrildiğine ve kıdemli iş gücünün öneminin arttığına işaret etti.
Hizmetler sektöründe çalışanların yaş dağılımı diğer sektörlere göre daha dengeli bir yapı sergilemekle birlikte, yaşlanma eğilimi bu alanda da devam etti. Erkeklerde 25-34 yaş grubunun payı küçülürken, 50-64 yaş aralığındakilerin payı arttı. Kadınlarda ise 20-29 yaş grubundaki çalışanların payı geriledi ve 45-54 yaş grubunun payı yükseldi. Rapor, hizmetler sektörünün meslek bileşiminin orta ve ileri yaşlara uygun istihdamı desteklediğini ve bu yaş kaymasının sektörel ihtiyaçlarla uyumlu olduğunu belirtti.
Raporun sonuç bölümünde, 2004-2024 döneminde Türkiye’de istihdamın yaş kompozisyonunun belirgin biçimde yaşlanma yönünde değiştiği teyit edildi. Bu eğilimin, gençlerin işe geç katılması ve orta-ileri yaş gruplarının iş gücünde kalış süresinin uzamasıyla birlikte, iş gücü piyasasında deneyimin giderek artan önemine işaret eden bir yapı oluşturduğunu kaydetti. Politika düzeyinde gençlerin iş gücüne girişini kolaylaştıran geçiş mekanizmalarının oluşturulması, işletme düzeyinde ise yaşa duyarlı insan kaynakları uygulamaları, esnek çalışma düzenleri, iş yeri sağlığı ve ergonomisi iyileştirmeleri ve sürekli beceri geliştirme yaklaşımlarının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığı ifade edildi. Bu stratejilerin, verimlilik artışını desteklerken istihdamın uzun vadeli sürdürülebilirliğini de pekiştireceği belirtildi.
Türkiye’de Yeni Nesil 5G Mobil İletişim İçin Kritik İhale Gerçekleşti
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.