Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, yeni yasama yılının açılış resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, ülkenin iç ve dış gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kurtulmuş, Meclis’teki siyasi partiler arası diyaloğun önemine vurgu yaparken, ana muhalefet partisinin açılış oturumuna katılmamasını değerlendirdi. Ayrıca yeni anayasa süreci ve İsrail’in Gazze’ye yönelik politikaları hakkında da kapsamlı açıklamalarda bulundu.
Başkan Kurtulmuş, Genel Kurul’daki özel oturumun ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi parti liderleriyle bir araya geldiği görüşmeyi Türkiye demokrasisi açısından son derece önemli bir tablo olarak nitelendirdi. Kurtulmuş, siyasi görüşlerin ve fikir mücadelesinin ana alanının TBMM olduğunu on yıllardır savunduklarını belirterek, özellikle “Terörsüz Türkiye” komisyonu çalışmalarından bu yana partiler arasında ciddi bir diyalog zemini oluştuğunu gözlemlediğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Meclis’e gelişi sonrası Başkanlık Divanı’ndaki odada, Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları, Grup Başkanvekilleri, İYİ Parti ve diğer partilerin liderleriyle gerçekleştirdiği görüşmeye değinen Kurtulmuş, “Nihayetinde sıcak bir sohbet orada gerçekleşti. Ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın Meclisin resepsiyonuna gelmesiyle birlikte arkadaki Mermerli Salonda çay-kahve içme imkanı oldu. Ben katılan bütün siyasi partilerin başkanlarına ve temsilcilerine yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Bu tablonun, farklı siyasi aktörlerin bir araya gelerek ortak zeminde buluşmasının değerli bir örneği olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yeni yasama yılı açılışına katılmamasıyla ilgili soru üzerine Başkan Kurtulmuş, partilerin kararlarının kendilerine ait olduğunu ifade etmekle birlikte, bu durumdan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Kurtulmuş, 01 Ekim tarihinin anayasal ve Meclis’in açılış günü olması hasebiyle büyük önem taşıdığını hatırlatarak, tüm siyasi partilerin bu özel günde Meclis’te bulunmasının siyasi nezaket açısından daha uygun olacağını belirtti. Kurtulmuş, “Partilerin elbette kendi kararlarıdır, ortaya koydukları siyasi görüştür ama gönlümüz arzu ederdi ki bugün CHP toplantılara katılsın. 01 Ekim bizim için önemli, anayasal bir gün, Meclis’in açıldığı gün ve orada bütün siyasi partilerimizin var olması gelen Cumhurbaşkanının fikirlerini kabul ettikleri anlamına gelmez. Türkiye Cumhuriyetinin bir tane Cumhurbaşkanı var. Sistem gereği Cumhurbaşkanının aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olduğunu ben de biliyorum ama bütün bu siyasi farklılıklara rağmen siyasi nezaket, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının konuştuğu özel oturumda bütün siyasi partilerin olmasının daha şık olacağını bize söylüyor. Keşke CHP Genel Kurul salonunda olsaydı” ifadeleriyle dile getirdiği temennisini yineledi.
Yeni anayasa çalışmaları konusundaki beklentileri hakkında da konuşan Kurtulmuş, “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun önemine dikkat çekti. Bu komisyonda farklı siyasi partilerden 51 milletvekilinin bir araya gelmesi ve alınan 3 kararı ittifakla kabul etmesinin, Türkiye’deki olgun demokratik ortamın önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Kurtulmuş, bu komisyonda ortaya çıkan siyasal kültürün TBMM geneline yayılmasını ümit ettiğini dile getirdi.
TBMM Başkanı, bu tür çalışmaların hem yasa yapma süreçleri hem de Türkiye’nin büyük bir beklentisi olan yeni, özgürlükçü, katılımcı, demokratik ve kapsayıcı bir anayasanın hazırlanabilmesi için olgun bir siyasi müzakere ortamı yaratacağını düşündüğünü ifade etti. Kurtulmuş, “Ben bu çalışmaların sürmesi ve en kısa süre içerisinde tamamlanmasıyla birlikte aslında Türkiye’nin demokratik standartları bakımından bir eşiğin daha aşılacağına yürekten inanıyorum. Türkiye Cumhuriyetinin en zor konusunu, 50 yıllık terör meselesini halledebilen Meclis önündeki daha kolay meseleleri rahatlıkla halledebilir diye düşünüyorum. Bunların başında anayasa çalışmaları, ‘Siyasi Partiler Yasası’, ‘Meclis İç Tüzüğü’ ve ‘Seçim Yasası’ geliyor” değerlendirmesinde bulundu. Bu açıklamalar, yeni yasama döneminde anayasal reform ve temel yasaların gözden geçirilmesinin öncelikli konular arasında yer alacağını gösterdi.
Uluslararası gündeme ilişkin olarak, abluka altındaki Gazze’ye insani yardım götürmeyi amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na İsrail’in olası müdahalesi hakkında da açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, İsrail’in tarihi bakımdan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda büyük bir yalnızlaşma yaşadığını vurguladı. İsrail Başbakanı’nın kürsüye çıktığında BM salonunun boş kalmasının dünya milletlerinin İsrail’i yalnızlaştırdığının açık bir işareti olduğunu belirtti. Bu yalnızlaşma sürecinin devam edeceğini ifade etti.
Kurtulmuş, Küresel Kararlılık Filosu’nun uluslararası sularda hareket ettiğini ve uluslararası hukuka göre gemilerin seyrüsefer güvenliğinin korunması gerektiğini hatırlattı. İsrail’in böyle bir delilik yapmayacağı kanaatini dile getiren Başkan Kurtulmuş, “Eğer yaparsa bunun sonuçlarının İsrail bakımından fevkalade hazin olacağı ortadadır. Bütün dünyanın nefretini toplamış olan bir hükümetten, Netanyahu hükümetinden bahsediyoruz. Dünyada halkların nezdinde meşruiyetini kaybetmiş bir İsrail hükümetinden bahsediyoruz. Dolayısıyla eğer böyle bir saldırganlığı, bu kadar büyük bir vahşeti yeni bir adım olarak ortaya koyarsa dünyanın birçok yerinde çok güçlü bir İsrail, Siyonizm ve Netanyahu karşıtı bir dalga ortaya çıkar. Dolayısıyla ben böylesi ileri bir adımı atmayacaklarını düşünüyorum” sözleriyle, İsrail’in olası bir müdahalesinin küresel çapta çok daha büyük tepkilere yol açacağı konusunda uyarılarda bulundu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Ülkeye Yeni Anayasa Kazandırma Çağrısı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.