a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • TBMM Genel Kurulunda 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi Maddeleri Görüşmeleri Tamamlandı

TBMM Genel Kurulunda 2026 Yılı Bütçe Kanunu Teklifi Maddeleri Görüşmeleri Tamamlandı

TBMM Genel Kurulunda, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlandı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih...

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin kritik öneme sahip 15. maddesi üzerindeki görüşmeleri başarıyla tamamladı. Milletvekilleri, söz alarak çeşitli konularda görüşlerini ve eleştirilerini dile getirdiler. Bu madde, genel kurulun bütçe maratonunda önemli bir aşamanın sonuna gelindiğini işaret etti.

Muhalefet Partilerinden Bütçe Ve Toplumsal Meseleler Üzerine Keskin Eleştiriler

Görüşmelerde muhalefet partileri, hükümetin ekonomi ve sosyal politikalardaki uygulamalarını sert bir dille eleştirdiler.

Yeni Yol Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca, bazı şehirlerdeki olası deprem riskine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Atmaca, depreme karşı dayanıksız yapıların bir an önce tespit edilerek yıkılması gerektiğini vurgulayarak, hükümetin görev süresinin gerekli önlemleri almak için yeterli olduğunu ancak bu fırsatın değerlendirilemediğini savundu. Atmaca, “Hükümetinizin süresi depremlerde gerekli önlemleri alabilmeye kafi bir süreydi, siz alamadınız. Bundan sonra oluşacak depremlerde ölecek insanların vebali sizindir. O yüzden, bir an evvel bu alanda yapılması gerekenleri yapmanızı öneriyorum,” ifadelerini kullanarak acil tedbir çağrısı yaptı.

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ise sunulan bütçeyi, AK Parti iktidarının kaçınılmaz çöküşünü geciktirme ve kendi yarattığı mali enkazı milletin sırtına yükleme girişimi olarak değerlendirdi. Öztürk, bütçenin mali yapısını detaylandırarak, “2026 yılı bütçe giderleri 18 trilyon 928 milyar Lira, gelirleri ise 16 trilyon 216 milyar Lira olarak belirlenmiş. Aradaki devasa açık 2 trilyon 712 milyar. Bu sadece bir açık değildir, bu bir yangın tablosudur. Bu tablo bize hazinenin dibinin kazındığını, devleti ancak borcu borçla döndürdüğünüzü göstermektedir. Bu kadar büyük bir açık iktidarın iflasının rakamsal karşılığıdır,” sözleriyle bütçe açığının vahametini gözler önüne serdi.

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, 06 Şubat depremlerinin ardından “afet lojistiği” kavramının ne denli hayati olduğunu tekrar gördüklerini belirtti. Kaşıkçı, disiplinler arası bir yaklaşımla bu kavramın yeniden ele alınması gerektiğini, afet anında afet bölgesine müdahalenin nasıl olması gerektiğiyle ilgili her il ve bölgeye uygun yeni ulaşım senaryolarının gündeme alınmasının önemini vurguladı. Ayrıca, 06 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından vatandaşların tahliye edildiğini anımsatarak, afet bölgelerindeki yerel yöneticilerin de afetzede konumunda olduğunu ve karar alma süreçlerinde zorlanabileceğini kaydetti. Kaşıkçı, bu tür büyük afetlerde, afetzede durumundaki yerel idarecilerin yerine daha önce o bölgede görev yapmış, deneyimli valilerin, emniyet müdürlerinin ve jandarma komutanlarının hızlı bir şekilde bölgeye sevk edilmesinin doğru bir yaklaşım olacağını önerdi.

DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan ise Türkiye’deki demokrasi krizinden derinleşen yoksulluğa kadar birçok sorunun temelinde “barış” meselesinin yattığını dile getirdi. Tanhan, Kürt, Türk, Arap, Süryani, Ermeni, Alevi ve Sünni gibi farklı kimliklere sahip vatandaşların hep birlikte huzur içinde yaşayacağı bir Türkiye idealini savunduklarını ve bu vizyonu gelecekte de sürdüreceklerini ifade etti.

CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz, iktidarı birçok konuda “mış gibi yapmakla” suçladı. Hükümetin çiftçiyi, emekliyi, emekçiyi, asgari ücretliyi düşünüyormuş gibi bir görüntü sergilediğini iddia eden Karakoz, “Dünyanın en demokratik ülkesiymişiz gibi konuşup, haksız yere tutuklanan belediye başkanlarını, siyasetçilerini, gazetecileri görmezden geliyorsunuz. ‘Adalet’ ve ‘hukuk’ diyorsunuz, ne AİHM kararlarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyuyorsunuz. FETÖ dönemini aratmayacak şekilde sahte delillerle, sahte tanıklarla insanların lekelenmeme hakkının çiğnenmesini, insanların savunma hakkının elinden alınmasını da görmezden geliyorsunuz,” sözleriyle hükümetin adalet ve insan hakları konularındaki tutumunu eleştirdi.

Ak Parti’den Küresel Krizlere Karşı Güçlü Diplomasi Ve Hizmet Vurgusu

AK Parti temsilcileri ise muhalefet eleştirilerine yanıt vererek, Türkiye’nin küresel çaptaki zorluklara rağmen sağlam adımlar attığını ve vatandaşın yanında olduğunu belirttiler.

AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, dünyanın enerjiden ekonomiye, iklimden gıdaya, dijital güvenliğe kadar uzanan çok boyutlu bir kriz ortamı içinde olduğunu ifade etti. Çokal, Türkiye’nin küresel gelişmeleri yakından takip ettiğini ve ülkenin güvenliğini önceleyen adımları kararlılıkla attığını vurgulayarak, “Bugün etrafımız krizlerle çevrili. Bu coğrafyada güçlü devlet olmak sloganla, serzenişle ve temenniyle değil, dış politikada vizyonla, kapasite ve güçlü diplomasiyle olur,” şeklinde konuştu. Yangın, sel ve salgın gibi doğal afetlerde her zaman vatandaşın yanında olduklarını dile getiren Çokal, CHP’nin sadece bahane ürettiğini, kendi partilerinin ise somut eserler ortaya koyduğunu belirtti.

Çokal’ın Manavgat Belediyesi’nin yıllardır rüşvet ve yolsuzluk batağı içinde olduğunu iddia etmesi üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, bu iddialara sert bir yanıt verdi. Emir, “Bizim tavrımız çok net. Kim bir kuruş yemişse, bir kuruş boğazından geçmişse, haram olsun ve yargı peşinden koşsun,” diyerek partisinin yolsuzlukla mücadeledeki kararlı duruşunu sergiledi.

Şahsı adına konuşan AK Parti Bartın Milletvekili Yusuf Ziya Aldatmaz, ülke genelinde olduğu gibi Karadeniz’in incisi Bartın’da da hizmet seferberliğinin kararlılıkla sürdüğünü belirtti. Aldatmaz, “Yollar, tüneller, akıllı kavşaklarla Bartın’ımızın ilçelerini ve beldelerini birbirine bağlarken, il, ilçe ve belde merkezlerimizde hayata geçirdiğimiz doğal gaz yatırımları ile vatandaşımızın hayat konforunu artırıyoruz,” ifadeleriyle yapılan yatırımları ve hizmetleri öne çıkardı.

Ekonomik Haklar Ve Vatandaşın Yaşam Kalitesi Üzerine Eleştiriler

Ekonomik haklar ve yaşam standartları da meclis gündemindeki önemli başlıklar arasında yer aldı.

Şahsı adına konuşan Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, asgari ücret ve emekli maaşlarının bu denli sıkça tartışılmasının bir insanlık ayıbı olduğunu dile getirdi. Altıntaş, “İnsanın en temel hakkı, doğuştan Cenab-ı Allah tarafından kendisine verilen hakkı yaşama hakkıdır. Vereceğiniz 3 kuruş maaş ile insanların yaşama hakkını almak hiçbirinizin haddi değildir,” sözleriyle düşük maaş politikalarını ve vatandaşın yaşam hakkına yönelik etkilerini eleştirdi.

Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’dan Detaylı Açıklamalar

Görüşmelerin ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, özellikle vergi hizmetleri, organize sanayi bölgeleri ve esnafa yönelik destekler hakkında kapsamlı bilgiler verdi.

Bakan Kacır, vergi dairelerinin yeterli olmadığı yönündeki eleştirilere değinerek, teknolojik dönüşümle sağlanan Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Bilişim Sistemi sayesinde muhasebe hizmetlerinin merkezileştirildiğini ve bu çerçevede kapatılan mal müdürlüklerinin yerine ilçelerde vergi hizmeti sunmak üzere yeni vergi daireleri veya şubeler açıldığını belirtti. Mükelleflere yerinde hizmet sunma amacıyla vergi dairesi sayısının 840’a çıkarıldığını ifade eden Kacır, vergi hizmetlerinin tüm ilçelerde eksiksiz bir şekilde sunulduğunu kaydetti. Ayrıca, Dijital Vergi Dairesi üzerinden sunulan hizmet sayısının 208’e ulaştığını ve bu yılın 11 aylık döneminde yaklaşık 18,5 milyon başvuru ve dilekçenin dijital ortamdan alındığını aktardı. Kacır, e-Beyanname ve e-Tahsilat gibi hizmetlerin uzun süredir başarılı bir şekilde yürütüldüğünü vurgulayarak, “Mükelleflerimizin vergi hizmetlerinin aksatılması kesinlikle söz konusu değildir. Bu hizmetler konusunda asla bir aksaklık söz konusu değildir,” dedi.

Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) Yönetmeliği’nde geçen yıl kapsamlı bir reform yaptıklarını belirten Bakan Kacır, OSB’lerde atıl durumda bulunan yatırım yerlerinin hızla üretime kazandırılması için önemli adımlar attıklarını ifade etti. OSB’lerden alınan harçlarla ilgili de açıklamalarda bulunan Kacır, “Bu kaynaklarla Türkiye’nin dört bir yanında Sanayi ve Teknoloji Kolejleri kuracağız. Halihazırda OSB’lerde nitelikli iş gücü ihtiyacını karşılamak amacıyla 81 meslek lisesi ve 26 meslek yüksek okulu faaliyetlerini sürdürüyor. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Sanayi ve Teknoloji Kolejleri ile mesleki eğitim konusunda yeni bir adımı sanayicilerimizle, OSB’lerimizle birlikte atmış olacağız,” diyerek mesleki eğitime verilen önemi vurguladı.

AK Parti iktidarları döneminde esnaf sayısının 2 milyon 300 bine yükseldiğini bildiren Kacır, 766 bin esnaf ve sanatkara sağlanan Hazine destekli kredi bakiyesinin 289 Milyar Lira’ya ulaştığını aktardı. Bu kredilerin faizlerinin yarısının devlet tarafından karşılandığını anımsatarak, “Önümüzdeki dönemde de Türkiye’nin müteşebbislerini, esnafımızı, KOBİ’lerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Hem müteşebbislerimizin hem emekçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz,” ifadeleriyle esnaf ve KOBİ’lere desteğin süreceği mesajını verdi.

Tüm bu görüşmelerin ve bakanlık açıklamalarının ardından, 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin 15. maddesi de kabul edildi. Böylece teklifin maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlanmış oldu. Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, birleşimi 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin maddelerini görüşmek üzere ertesi gün 11.00’de toplanmak üzere kapattı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Muğla Datça’da 36 Büyüklüğünde Deprem Meydana Geldi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.