Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan kapsamlı bir analiz, yabancı para (YP) mevduatlarındaki son dönemdeki artışın temel dinamiklerini mercek altına aldı. Bankanın Bankacılık ve Finansal Kuruluşlar Genel Müdürlüğünden kıdemli uzman Didem Güneş, uzman Ayşe Karasoy ve uzman yardımcısı Oğuzhan Evli tarafından hazırlanan “Yabancı Para Mevduatta Son Dönem Gelişmeler” başlıklı bu çalışma, TCMB’nin blog sayfası Merkezin Güncesi’nde kamuoyuna sunuldu. Analizde, YP mevduatın para politikasının etkinliği ve finansal istikrar açısından kritik göstergeler arasında yer aldığı vurgulandı.
Analiz, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının sonlandırılması süreci, altın fiyatlarındaki belirgin hareketlilikler ve Avro/Dolar paritesindeki yükselişin YP mevduat artışını doğrudan etkileyen ana unsurlar olduğunu ortaya koydu. Özellikle bu faktörlerin birleşimiyle YP mevduatın seyrinde önemli değişimler gözlemlendiği belirtildi.
Ağustos 2023 itibarıyla KKM hesaplarının zirveye ulaştığı ve KKM ile YP mevduat toplamının 340 milyar Dolar seviyesini aştığı dönem, analizde dönüm noktası olarak değerlendirildi. Bu tarihin ardından sıkı para politikası duruşu ve destekleyici makro ihtiyati tedbirler sayesinde mudilerin Türk Lirası (TL) mevduatını tercih etme eğilimlerinin güçlü seyrettiği ifade edildi. Bu politikaların etkisiyle KKM ve YP mevduat toplamı, 2024 yılının sonunda 221 milyar Dolara kadar geriledi. Ancak son dönemde yeniden bir yükseliş trendi izlenerek toplam 242 milyar Dolar seviyesine ulaşıldığı kaydedildi.
TCMB analizine göre, YP mevduatlar 2024 yıl sonunda 188 milyar Dolar seviyesindeyken, son dönemde 238 milyar Dolara yükselerek 50 milyar Dolar tutarında bir artış kaydetti. Bu artışın kaynakları detaylandırıldığında, 31 milyar Dolarının altın mevduatından, 15 milyar Dolarının Avro cinsi mevduattan ve geri kalan kısmın ise ABD Doları ile diğer döviz cinsi mevduatlardan geldiği belirlendi. Özellikle 2025 yılındaki YP mevduatındaki nominal artışta parite ve altın fiyatlarındaki yükselişin belirleyici rol oynadığına dikkat çekildi.
Analizdeki verilere göre, altın ons fiyatı 2024 yılının sonunda yaklaşık 2.600 Dolar civarında iken, yaklaşık %73’lük bir artışla 17 Ekim’de 4.500 Dolar seviyelerinde zirve yaptıktan sonra 30 Ekim’de 4.000 Dolara yakınsadı. Aynı zaman diliminde Avro/Dolar paritesi ise 1,04’ten 1,16’ya yükseldi. Bu durum, 2025 yılında YP mevduatında kaydedilen 50 milyar Dolar tutarındaki nominal artışın parite ve fiyat etkilerinden arındırıldığında, 6,5 milyar Doları gerçek kişilerden olmak üzere toplamda sadece 19 milyar Dolar ile sınırlı kaldığını gözler önüne serdi.
YP mevduatını artıran bir diğer önemli faktörün, küresel altın fiyatlarındaki yükselişin mudilerin yatırım tercihlerini etkilemesi olduğu belirtildi. Analizde, “YP mevduatı altın fiyatının doğrudan etkisinin dışında artıran bir diğer unsur da küresel altın fiyatındaki yükselişin mudilerin yatırım tercihlerinde etkili olmasıydı” ifadesine yer verildi. Özellikle eylül ve ekim aylarında altın getirilerinin diğer finansal ürünlerin getirilerinin belirgin şekilde üzerinde seyretmesi, mudilerin altına olan talebini artırdı.
Bu eğilim, altın mevduatında sadece fiyat etkisinin değil, ton bazında da bir artış gözlemlenmesiyle pekişti. Altın mevduatının 2024 yıl sonundan bu yana yaklaşık 76 ton ve sabit fiyatlarla bakıldığında 6,5 milyar Dolar karşılığı arttığı, bu değişimin yarıdan fazlasının ise son 2 ay içinde gerçekleştiği tespit edildi.
YP mevduat artışını etkileyen unsurlar arasında KKM hesaplarından dövize dönüşümler de önemli bir yer tuttu. Analiz döneminde KKM bakiyesinin 29 milyar Dolar azalarak 4 milyar Doların altına gerilediği bilgisi verildi. Mart ayından ağustos ayına kadar KKM hesaplarından dövize dönüş oranının yaklaşık %25 civarında olduğu, ancak ağustos ayında gerçek kişiler için yenileme ve yeni hesap açma işlemlerinin sonlandırılmasıyla bu oranın eylül ve ekim aylarında %80’in üzerine çıktığı vurgulandı. Analizde bu durum, “Dövize dönüş oranının artmasında, bu hesaplarda kalan mudilerin döviz eğilimlerinin daha yüksek olması etkili oldu” şeklinde açıklandı.
TCMB, KKM hesapları sonlandırılırken dövize dönüş oranının önceki dönemlere benzer şekilde sınırlı kalması için TL’ye geçiş hedefleri gibi adımların mümkün olduğunu ancak finansal istikrar ve piyasa işleyişinin gözetilmesiyle makro ihtiyati çerçevede sadeleşmeye gidildiğini belirtti. Bu kapsamda, vadesi gelen KKM hesaplarıyla ilgili tüm hedeflerin kaldırıldığına dikkat çekildi.
Bu bağlamda, KKM hesaplarından dövize dönüşün ağustos-ekim döneminde 7,9 milyar ABD Doları olduğu hesaplandı. Kasım ayından sonra ise KKM hesaplarının büyük oranda kapanmış olacağı öngörüsünde bulunuldu.
Analizin genel değerlendirmesinde, son dönemde YP mevduatta ağırlıklı olarak parite ve fiyat etkisi kaynaklı nominal artışlar gerçekleştiği ifade edildi. Parite ve fiyat etkilerinden arındırılmış YP mevduatın ise KKM hesaplarının sonlandırılması ve yatırım amaçlı altın alımları kaynaklı olarak sınırlı bir artış sergilediği belirtildi. Altın fiyatlarındaki hızlı artışa rağmen, TL mevduat payının tarihsel ortalamaları seviyesinde kalmaya devam ettiği kaydedildi. Tüm bu gelişmelerin, hanehalkı ve şirketler kesiminde TL varlık tercihinin büyük ölçüde korunduğuna güçlü bir işaret olduğu sonucuna varıldı.
ABD Hükümet Kapanması Havacılık Sektörünü Vurdu 40 Havalimanında Kapasite Azaldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.