a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • TBMM Milli Dayanışma Komisyonu Terörsüz Türkiye Vizyonuyla Önemli Adımlar Attı

TBMM Milli Dayanışma Komisyonu Terörsüz Türkiye Vizyonuyla Önemli Adımlar Attı

TBMM'de 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında...

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ülkenin iç güvenlik ve dış ilişkilerinde kritik role sahip isimleri ağırlamak üzere bir araya geldi. Komisyon, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın‘dan bilgi aldı. Toplantıya başkanlık eden TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun ilk toplantısından itibaren büyük bir inanç ve kararlılıkla çalıştığını vurguladı.

Kurtulmuş, açıklamasında, komisyon üyelerinin ülkenin dört bir yanından yükselen desteği ve dayanışma iradesini derinden hissettiğini belirtti. Bu komisyonun, bir müzakere ve istişare masası etrafında farklı görüşleri buluşturduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Bu masada sesini yükseltenler değil, sözünü kurmayı ve herkese anlatmayı bilenler kendine yer buldu, yer bulmaya da devam edeceklerdir. Burada her kesimden insanımızı dinliyor ve anlamaya çalışıyoruz. Halkın sesine kulak veriyor, sorunların kaynağına iniyor, çözümü ilkelerde ve kurumlarda bulmak için gayret sarf ediyoruz çünkü dinlemeden adalet olmaz, anlamadan kardeşlik güçlenmez ve demokrasimizin standartları yükselmez” sözleriyle komisyonun temel felsefesini özetledi.

Müzakere Ve Uzlaşı Kültürüne Vurgu

TBMM Başkanı Kurtulmuş, komisyona davet edilen akademisyenler, sivil toplum temsilcileri ve kanaat önderlerinin sunduğu görüşlerden önemli dersler çıkardıklarını kaydetti. Her kesimden temsilcinin ve her düşünceden vatandaşın komisyona gösterdiği yoğun ilginin, yürütülen çalışmaların milli bir gayretin ürünü olduğunun açık bir göstergesi olduğunu belirtti. Kurtulmuş, komisyonun ortak noktaları büyütme, ayrılıkları ise minimize etme hedefiyle hareket ettiğini vurgulayarak, çatışma yerine uzlaşmayı, kutuplaşma yerine karşılıklı rızayı esas aldığını ifade etti. Milletin iyi niyetine, toplumun vicdanına ve hukukun ölçüsüne kulak verildiğini dile getiren Kurtulmuş, “Dinleyen bir Meclis aslında güçlü bir Meclis demektir. Müzakere ve istişare eden Meclis, çok şükür milletin gönlündeki yerini de tahkim ediyor” şeklinde konuştu. Gerçekleşen oturumların, Meclis’in güçlü bir müzakere platformu olduğunu ortaya koyduğunu ve burada üretilen her fikrin, demokrasinin bakım ve onarım işçiliği niteliğinde olduğunu ekledi. Bu süreçle arızalı dil ve üslubun tamir edilerek toplumsal güvenin artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Terörsüz Türkiye Vizyonu Ve Eşit Yurttaşlık Bilinci

Yürütülen çalışmaların, Türkiye’de uzun yıllar acı ve kayıplara yol açan terör eylemlerinin sona erdiği yeni bir döneme işaret ettiğini belirten Kurtulmuş, bu hayırlı gelişmenin geniş bir mutabakatla, söz ve oy birliğiyle alındığını ifade etti. Komisyonun temel hedefleri arasında eşit yurttaşlık bilincini güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü günlük hayatın standardı haline getirmek ve kardeşlik dilini yerelden merkeze taşımak olduğunu söyledi. “Hedefimiz ifade özgürlüğünü büyüten, güvenlik ile özgürlük arasındaki dengeyi akılla ve ölçüyle işleten güçlü bir Türkiye’dir” diyen Kurtulmuş, devletin vakarını, siyasetçinin nezaketini ve milletin itibarını korumanın ortak görevleri olduğunu hatırlattı.

Eleştirilere Karşı Birlik Ve Fikir Tartışması Vurgusu

Sürece karşı çıkanların haksız ve çirkin ithamlarını yakından takip ettiklerini kaydeden Kurtulmuş, Meclis’in ve milletin mücadelesine gölge düşürmeye çalışan dilden medet umanlara seslendi. “Komisyonumuza dönük ağır yaftalar sadece seviyenizi gösterir ve siyasetin kalitesini düşürür. Kimden gelirse gelsin, iftira ve hakaret aslında fikrin yoksullaşması demektir. Ülkesini seven, siyasi rakibini ‘düşman’ diye tarif etmez” diyerek siyasi üsluba ilişkin önemli mesajlar verdi. Şahıslarla değil, fikirlerle tartıştıklarını vurgulayan Kurtulmuş, birliktelikten rahatsız olanların ve dayanışmayı küçültmeye çalışanların farkında olduklarını belirtti. “Birliğimize yönelen her saldırı bizi daha da kenetliyor. Buradaki birlik sadece komisyon üyeleri arasında değil Türkiye’nin, 86 milyonun kader birliğidir” ifadeleriyle ulusal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Eleştiri hakkının hakaretten arî olması gerektiğini ve istişarenin cesaret istediğini, kavga etmenin ise kolay olduğunu sözlerine ekledi.

Kardeşlik Büyürse Krizler Küçülür

Komisyonun, Türkiye’nin geleceğini şekillendiren bir çerçeve sunduğunu, akademi, sivil toplum ve kamuoyunu aynı hedefler etrafında bir araya getirdiğini vurgulayan Kurtulmuş, çalışmalar tamamlandığında toplumda yargı süreçlerinin öngörülebilirliğinin artacağına inandığını dile getirdi. Temel hak ve özgürlüklerin gündelik hayattaki karşılığının güçleneceğini, yerelde huzurun büyüyeceğini, ulusal düzeyde güvenin tesis edileceğini ve siyasi rekabetin medeni ölçüler içinde kalmaya devam edeceğini belirtti. “Birbirimizin yükünü hafifletirsek Türkiye’nin yükü hafifler. Kardeşlik büyürse krizler küçülür. Hukuk işlerse adalet yerini bulur. Meclis’imiz güçlendikçe vatandaşlarımız daha rahat eder” sözleriyle hedeflenen toplumsal dönüşümü ifade etti. Bu görüşleri birer temenni değil, somut hedefler olarak gördüklerini ve komisyonun kazanımlarının demokrasi kültürünü derinleştireceğini kaydetti. Sürecin toplumsal huzurun, barışın ve kardeşliğin kurumsallaşması anlamına geldiğini ve halkın sesinin Meclis’te yankı buldukça kardeşlik dilinin hayatın her alanına sirayet ettiğini belirtti. Demokrasinin bir arada yaşama ahlakı olduğunu, adaletin, hoşgörünün ve dayanışmanın ortak zemini olduğunu dile getiren Kurtulmuş, komisyonu milletçe kurulan büyük bir sofranın siyasal mutfağı olarak nitelendirdi.

Kalıcı Barış Ve Uzlaşı Kültürü Vurgusu

Süreci durdurmak isteyenlerin olduğunu belirten Kurtulmuş, bu nedenle hızlı ama düşünerek ilerlemeleri gerektiğini aktardı. Ulusal ve bölgesel dinamiklerin hızla değiştiği bir dünyada Türkiye’nin sözünün gecikmesinin düşünülemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, komisyonun her aşamada hem ilkesel hem de pratik bir denge gözeterek ilerlediğini belirtti. Her adımda Türkiye’nin bölgesinde barış ve istikrarın merkezi olma misyonunu güçlendiren bir vizyonla hareket ettiklerini vurguladı. Siyasi rekabeti tamamen medeni çizgilere taşıyacaklarını ve kurumların itibarını günlük tartışmaların insafına bırakamayacaklarını söyledi. “Devlet vatandaşının safında durdukça, vatandaş hakkını devletin güvencesinde bilecektir. Kalıcı barışı büyüteceğiz, ortak iyiliği kurumsallaştıracağız” ifadeleriyle devlet-vatandaş ilişkisinin temelini çizdi. Temel konularda geniş mutabakat, farklı görüşlerde ise medeni rekabet içinde istikrarlı uzlaşma yöntemini sürdüreceklerini, siyasette yeni normalin uzlaşı kültürü olması gerektiğini belirtti. Tartışmanın saygıyla, yarışın kurallarla, eleştirinin hakkaniyetle yapılması gerektiğini vurgulayan Kurtulmuş, dillerin birbirini incitmeyeceğini ve hukuku zedelemeyeceğini, birine yapılan haksızlığın herkese yapılmış sayılacağını ifade ederek, dil birliğinin ülkenin barışını kuracağını ekledi.

Bu Süreç Başarıya Ulaşacaktır

Nefret diline asla teslim olmayacaklarını dile getiren Kurtulmuş, Türkiye’yi hem bölgede hem de dünyada daha güçlü, saygın ve itibarlı bir konuma taşıyacaklarını ifade etti. Bu komisyona güç veren iradenin, geçici bir heves değil, tarihi bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” hedefinin, “Terörsüz Bölge” uzlaşma hedeflerinden biri olduğunu belirtti. Dünyanın değiştiği dinamik dönemde, bölgede barışın, adaletin ve istikrarın örneği olmak için çalışmaların yoğunlaştığını kaydetti. Komisyonun bu iradenin siyasi ifadelerinden biri olduğunu dile getiren Kurtulmuş, milli dayanışma, kardeşlik ve demokrasinin, birlikteliğin farklı tezahürleri olduğunu ifade etti. Bugün Türkiye’nin hem kendi içinde hem de çevresinde barışın dilini konuşabiliyorsa, bunda “Terörsüz Türkiye” çalışmalarının ve komisyonun büyük katkısının olduğunu belirtti. “Artık bu ülkede ötekileştirme siyaseti, kimlik kavgası ve ayrılık söylemi asla kök bulmayacaktır” diyerek kararlılıklarını gösterdi. Milletin çabaların kıymetini bildiğini ve vatandaşların ortak değerlerin ve toplumsal iyiliğin arkasında olduğunu dile getiren Kurtulmuş, “Bugün burada milletimize net bir şekilde ifade etmek istiyorum; bu süreç başarıya ulaşacaktır. Bugün bu sürecin arkasında milletimiz vardır, siz varsınız, Meclis’imiz var, akıl var, hukuk var, vicdan vardır” dedi. Komisyonun ve milletvekillerinin milletin iradesini taşıma sorumluluğuyla çalışmaya devam ettiğini belirten Kurtulmuş, bu gayretlerin geleceğe güvenle bakan ülkenin umudu olduğunu ve çalışmaların sıradan bir raporla değil, tarihe düşen değerli bir notla tamamlanacağını ifade etti. “Bu sefer hep birlikte kazanacağız. Bu sefer hep birlikte konuşacağız ve başaracağız. Kaybedenler sadece bozguncular, basiretsizler ve kifayetsizler olacaktır” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

Numan Kurtulmuş’un açıklamalarının ardından komisyon, basına kapalı oturuma geçmek için oylama yaptı. Oylama sonucunda komisyon üyeleri, toplantının kapalı devam etmesi önerisini kabul etti. Basına kapalı olarak devam eden komisyon toplantısında, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın ayrı ayrı sunumlarını gerçekleştireceği belirtildi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Mersin Merkezli 9 İlde Yasa Dışı Bahis Operasyonunda 4 Hakem Dahil 36 Şüpheli Gözaltına Alındı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.