Zonguldak’ın tiyatro dünyasına uzun yıllar hizmet eden sanatçı Şenol Dönmez, sanatsal üretimlerinde kullandığı sürdürülebilir yöntemlerle dikkatleri üzerine çekiyor. Yaklaşık 37 yıldır sahne kostümlerini ve aksesuarlarını atık malzemelerden dönüştürerek oluşturan Dönmez, bu özgün yaklaşımıyla çevre temalı bir ödüle layık görüldü. Sanatçının el emeği göz nuru tasarımları, tiyatro gruplarına ve okullara ücretsiz olarak sunularak kültürel yaşama önemli bir katkı sağlıyor.
Şenol Dönmez’in bu sıra dışı sanatsal serüveni, yaklaşık 37 yıl önce bir tiyatro gösterisi hazırlıkları sırasında ortaya çıkan basit bir ihtiyaçla başladı. Sahne için gerekli olan bir aksesuarı temin edemeyen Dönmez, çözüm arayışına girdi. Bu durum karşısında eve yönelen sanatçı, o dönemde annesinden atık kumaş parçaları ile iğne ve iplik talep etti. Kendi elleriyle diktiği ilk aksesuarla çalışmalarına başlayan Dönmez, kısa sürede el işçiliğini geliştirerek birbirinden farklı ve yaratıcı eserlere imza atmaya başladı.
Şenol Dönmez, çalışmalarına Zonguldak Belediyesi Kültür Merkezi’ndeki atölyesinde büyük bir adanmışlıkla devam ediyor. Çevresinden özenle topladığı atık kumaşlar, pet şişe kapakları, düğmeler ve benzeri pek çok farklı malzemeyi, hayal gücüyle birleştirerek sahne kostümlerine dönüştürüyor. Sanatçının üretim sürecinde dikiş makinesi kullanmaması, onun zanaatına duyduğu saygıyı ve işine yüklediği kişisel anlamı ortaya koyuyor. Tüm tasarımlarını yalnızca iğne ve iplikle şekillendiren Dönmez’in ürettiği bu eşsiz kostümler, çeşitli tiyatro gruplarının yanı sıra bazı okullara da ücretsiz olarak ulaştırılıyor. Bu özel yaklaşım, çevre temalı bir konuda pet şişe kapaklarından yapılan kostümlerle ödül almasını da sağladı.
Şenol Dönmez, eline aldığı her malzemenin kendi ellerinde yeni bir öyküye dönüştüğünü ifade etti. Sanatına büyük bir sevgi ve hassasiyetle yaklaştığını belirten Dönmez, bu özel yolculuğa başlamadan önce kendisinin de pek çok malzemeyi farkında olmadan attığını dile getirdi. Eksik bir malzemeyi bulma arzusuyla başlayan bu süreçte, zamanla birbirinden farklı ve etkileyici kostümler ortaya koyduğunu vurgulayan Dönmez, duygusal bağını şu sözlerle ifade etti: “Biraz abartı gibi olacak ama yaptığım iş benim için evlatlarım gibi. Hepsi benim el emeğim, göz nurum. Bir makine dikişim yok. Bildiğimiz iğne iplikle dikiyorum.”
Dönmez, ilk günden itibaren tüm malzemelerin kendisi için değerli olduğunu belirtti. Yakın dostlarının buldukları atık ürünleri kendisine getirdiğini, hatta yolda giderken bile çevresindeki ve çöp konteynerlerindeki potansiyel malzemeleri gözlemlediğini anlattı. Sanatçının ilham kaynağı ise renkler oldu. Gelen bir kumaşın renginin dahi tasarımlarını anında zihninde şekillendirdiğini belirten Dönmez, bu süreçte hiçbir zaman çizim yapmadığını, tasarımları kafasında tamamladığını kaydetti.
Şenol Dönmez, tasarım sürecinde derin bir duygusal yoğunluk yaşadığını da ekledi. Bazen dakikalarca yaptığı eserlere bakıp şaşırdığını, o anlık ilhamın tekrarlanıp tekrarlanmayacağını bilmediğini söyledi. Ancak yeni doğmuş bir bebeğin verdiği mutluluğa benzer bir hisle, ortaya çıkan her tasarımın kendisini bahtiyar ettiğini vurguladı. Tiyatro alanında her tür giysi ve aksesuara ihtiyaç duyulduğunu belirten Dönmez, toplumu giysilerin kıymetini bilmeye ve atmadan önce iki kez düşünmeye davet etti. Geçmiş yıllara ait giysilerin günümüz modasında yeniden yer bulduğunu ve büyük bir değere sahip olduğunu şu sözlerle vurguladı: “1970’lerin, 80’lerin, 90’ların giysileri, anneannelerimizin, babaannelerimizin, dedelerimizin sandıklara koydukları, sakladıkları giysiler yıl 2025’te çok moda. O ikinci eller çok para ediyor kıymetini bilsinler.”
W20 Güney Afrika Zirvesi Küresel Kadın Politikalarını Belirledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.