Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı İğdir Mahallesi’nde mermer fabrikası işleten 63 yaşındaki Halil Çetin, yaşamını Türk tarihine duyduğu derin ilgi ve saygıyla yoğurdu. Bu özel ilgisi, Çetin ailesinin adını geniş kitlelere duyuran benzersiz bir geleneği beraberinde getirdi: Dünyaya gelen 12 evladının her birine Türk destanlarından, mitolojisinden ve tarihinden ilham alan isimler verdi.
Aslen Afyonkarahisarlı olan Halil Çetin ve ailesi, 64 yıl önce Çivril’e göç etmişti. Eşi Eşe Nazlı Çetin ile 1984 yılında dünyaevine giren Halil Çetin, bu tarihten itibaren çocuklarına isim verme sürecinde belirgin bir prensip edindi. Çiftin 8 oğlu ve 4 kızından oluşan kalabalık ailesinde, en küçük çocuk 17, en büyük çocuk ise 40 yaşındadır. Bu geniş aile, sadece sayıca değil, aynı zamanda taşıdıkları isimlerin özgünlüğüyle de Çivril ve çevresinde dikkat çekti.
Çetin ailesinin çocukları, isimleriyle adeta Türk tarihinin canlı birer anıtı gibi. Halil Çetin’in titizlikle seçtiği isimler arasında Oğuzhan, İlbilge, Aybike Halime, Hazercan Neşe, Alper Tunga, Aybars Pusat, Selenge Senem, Ramazan Kürşat, Alperen Koray, Kurtcebe Noyan, Subutay Noyan ve Börübars Sancar yer alıyor. Bu isimler, eski Türk kahramanlarını, efsanevi figürleri ve önemli şahsiyetleri günümüze taşıyor, her biri arkasında köklü bir hikaye barındırıyor.
Halil Çetin, bu isim tercihinin ardındaki motivasyonu şu sözlerle açıkladı: “Milliyetçi ve ülkücü kökenden gelen biriyim. Yani o terbiyeyle yetişmiş bir insanım. Türk tarihine çok büyük sevgim, saygım ve merakım var. Lise bitene kadar birçok tarihçinin kitaplarını 2 ila 3 kez okudum. Çocuklarıma eski Türk tarihinde yer edinmiş, gönüllerde kalan, saygı duyulan isimlerden koydum. Türkçe isim tercih ettim. Dünyanın en eski milletlerinden birisiyiz. Geçmişimizle gurur duyuyorum.” Çetin’in bu ifadesi, yalnızca bir isim tercihini değil, aynı zamanda köklü bir kültürel mirasa olan bağlılığını ve bu mirası yeni nesillere aktarma arzusunu da gözler önüne serdi.
Çivril sakinleri, Çetin ailesini hem kalabalık yapıları hem de çocuklarına verilen özgün isimler nedeniyle yakından tanıyor. Özellikle ailenin iş ilişkisi içinde olduğu çevreler ve sosyal medya platformlarındaki kullanıcılar, bu isimlere büyük ilgi gösteriyor. Eşe Nazlı Çetin ise 12 çocuk annesi olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Çocukların isimleri konusunda eşinin tercihine tam destek verdiğini belirterek, “Bu isimleri koyma demedim. Çocuklarımla gurur duyuyorum. Hepsi kendi işinde gücünde,” ifadelerini kullandı. Bu durum, aile içindeki uyumu ve ortak değerlere verilen önemi vurguladı.
Halil Çetin’in çocuklarından 19 yaşındaki Subutay Noyan Çetin de taşıdığı ismin kendisi için ne denli özel olduğunu anlattı. Eski Türk destanlarından bir kahramanın adını taşımanın ona farklı bir his verdiğini belirten genç Çetin, yaşadığı deneyimi şöyle özetledi: “İsmimi ilk duyanlar şaşırıyor. Farklı geliyor. İsmimle gerçekten gurur duyuyorum. Babam iyi ki bu ismi koymuş. Diğer isimlere göre adım bende ağırlık hissettiriyor.” Bu sözler, sadece bir ismin değil, aynı zamanda o isimle birlikte gelen tarihi ve kültürel mirasın kişiye yüklediği anlamı ve sorumluluğu da işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Hitabı G20 Zirvesi Dergisinde Geniş Yer Buldu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.