a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Türk Doktor Böbrek Üstü Bezini Koruyan Dünya Literatürüne Giren Bir İlke İmza Attı

Türk Doktor Böbrek Üstü Bezini Koruyan Dünya Literatürüne Giren Bir İlke İmza Attı

Prof. Dr. Altuğ Tuncel, ‘cushing sendromu (vücutta aşırı kortizol üretimi)’ gelişen bir kadın hastanın sağ böbrek üstü bezinin sadece hastalıklı kısmını...

Ülkemizden tıp dünyasına önemli bir katkı geldi. Ürolog Prof. Dr. Altuğ Tuncel, nadir görülen bir vakada gerçekleştirdiği yenilikçi laparoskopik cerrahi operasyonla dünya tıp literatürüne adını yazdırdı. Sadece tek böbrek üstü bezi bulunan 35 yaşındaki kadın hastada uyguladığı floresan infra-red teknolojisi destekli minimal invaziv (kapalı) yöntem, tıp otoriteleri tarafından büyük yankı uyandırdı.

Nadir Bir Durumda Kritik Başarı

Hastanın tıbbi geçmişi, operasyonu daha da kritik hale getirdi. Sağ böbrek üstü bezinde 3 santimetre çapında hormon salgılayan bir kitlenin neden olduğu Cushing sendromu teşhisi konulan hasta, beş yıl önce diğer böbrek üstü bezini de aynı rahatsızlık sebebiyle kaybetmişti. Cushing sendromu, vücudun aşırı kortizol üretmesi sonucu yüksek tansiyon, kilo artışı, kan şekeri dengesizliği ve aşırı tüylenme gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açan bir endokrin bozukluğudur. Bu durumda, kalan tek böbrek üstü bezinin tamamen alınması hastanın hayat boyu steroid tedavisine bağımlı kalması anlamına geliyordu.

Prof. Dr. Altuğ Tuncel, bu riskli senaryoyu engellemek amacıyla benzersiz bir yaklaşım sergiledi. Geleneksel yöntemlerin aksine, operasyon sırasında floresan infra-red teknolojisini kullanarak böbrek üstü bezindeki hastalıklı kitlenin sınırlarını ve organın hayati damar yapılarını milimetrik hassasiyetle görüntüledi. Bu sayede, sadece hastalıklı olan bölge çıkarılırken, böbrek üstü bezinin geride kalan sağlıklı kısmı ve organı besleyen ana damarlar titizlikle korundu. Bu stratejik hamle, hastanın doğal hormon üretiminin devam etmesini sağlarken, gelecekte yaşayabileceği böbrek üstü bezi yetmezliği riskini de tamamen ortadan kaldırdı.

Uluslararası Literatürde Bir İlk

Gerçekleştirilen bu cerrahi müdahale, uluslararası tıp camiasında bir ilk olarak kabul edildi. Operasyonun video sunumu, alanında saygın bir yayın olan Journal of Laparoendoscopic And Advanced Surgical Techniques dergisinin Videoscopy bölümünde yayımlandı. Bu yayın, Prof. Dr. Tuncel’in yönteminin global düzeyde tanınmasını ve diğer cerrahlar için bir referans noktası olmasını sağladı.

Operasyonun detaylarını Hürriyet’e anlatan Prof. Dr. Altuğ Tuncel, durumun hassasiyetini şu sözlerle ifade etti:

“Bu hastamızda sadece sağ tarafta böbrek üstü bezi mevcuttu. Diğer böbrek üstü bezinin beş yıl önce yine aynı hastalık nedeni ile tamamen alındığını öğrendik.”

Kullanılan teknolojinin önemine değinen Tuncel, uyguladığı tekniğin sunduğu avantajları şöyle açıkladı:

“Operasyonda, böbrek üstü bezinde yerleşen kitlenin sınırları ve organın damar yapıları infra-red floresan teknolojisi sayesinde net görüntülendiği için mevcut kitle geride hastalıklı doku kalmayacak şekilde böbrek üstü bezini besleyen ana damarlar korunarak tamamen çıkarılabildi. Eğer mevcut olan böbrek üstü bezini tamamen çıkarmak zorunda kalsaydık, hastamız tüm hayatı boyunca steroid tedavisi kullanmak zorunda kalacaktı.”

Hasta Sağlığında Gözle Görülür İyileşme

Ameliyatın üzerinden geçen üçüncü ayda hastanın sağlık durumu önemli ölçüde düzeldi. Cushing sendromunun yol açtığı yüksek tansiyon, aşırı kilo artışı, yüksek kan şekeri ve vücutta aşırı tüylenme gibi tüm klinik belirtiler kayboldu. Hastanın bu süreçteki iyileşme durumu, operasyonun başarısını gözler önüne serdi.

Prof. Dr. Tuncel, hastanın mevcut durumu hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Sonuçta hastamız şu anda hiçbir ek ilaç tedavisine gerek kalmadan normal yaşantısına devam ediyor. Hastamız artık ne tansiyon ilacı ne de şeker ilacı kullanıyor. Ayrıca vücudundaki ödem ve şişlikler kayboldu, enerji seviyesi normale döndü.”

Bu başarılı operasyon, sadece bir hastanın yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, böbrek üstü bezi cerrahisinde yeni bir standardın belirlenmesine de öncülük etti. Türk doktorların uluslararası arenadaki yetkinliğini bir kez daha kanıtlayan bu gelişme, tıp camiasında umut verici bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Gülistan Doku Davasında Yeni Görüntülerle Kapsamlı Araştırma Derinleşiyor

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.