TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, şirketin 2025 yılı faaliyetleri ve 2026 hedeflerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Atalay, 2025 yılını TÜRKSAT için “kurumsal dönüşüm” yılı olarak ilan ettiklerini ve bu dönemde, 2026 ve sonrasında daha güçlü bir yapı oluşturmak adına stratejik adımlar attıklarını belirtti.
TÜRKSAT’ın mevcut hizmet alanlarının ötesine geçerek yeni pazarlara açılma vizyonunu vurgulayan Atalay, özellikle havacılık sektörüne yönelik altyapı çalışmalarının tamamlandığını ifade etti. Şirket, bu adımlarla hem bölgesel hem de küresel bir oyuncu olmayı hedeflemektedir.
Ahmet Hamdi Atalay, uçak içi internet bağlantısı (IFC) projesinin bu yıl tamamlandığını duyurdu. Bu proje, TÜRKSAT’ı havacılık sektörüne taşıyacak önemli bir adım olarak öne çıkmaktadır. Atalay, projeye ilişkin olarak, “IFC projesinin AJet ile sözleşmesini imzaladık. Bu projede teknik altyapımızı da önemli ölçüde tamamladık. Kendi özgün yazılımlarımızı büyük ölçüde gerçekleştirdik ve önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde AJet uçaklarında bu hizmeti devreye almaya başlayacağız” ifadelerini kullandı.
Bu yeni internet bağlantısı hizmetinin TÜRKSAT uyduları üzerinden, Türk Hava Yolları iştiraki olan TCI Aircraft Interiors şirketiyle iş birliği içinde yürütüldüğünü aktaran Atalay, AJet gibi “low-cost regional” olarak tanımlanan havayolu segmentinde internet hizmetinin ilk kez sunulacağını belirtti. Bu hizmetin, diğer havayollarının sunduğu bağlantılardan daha yüksek hızlarda internet erişimi sağlayabilme kabiliyetine sahip bir altyapıyla başlayacağını vurgulayan Atalay, bunun üzerinden pek çok katma değerli hizmetin de verilebileceğini ifade etti.
TÜRKSAT’ın ana faaliyet alanlarından biri olan uydu hizmetleri konusunda Türkiye’nin uzaydaki bayrak taşıyıcısı ve temsilcisi olduğunu hatırlatan Atalay, halihazırda 6 uydu ile “gök vatanda” ülkeyi temsil ettiklerini belirtti. Uyduların belirli bir ömrü olduğuna dikkat çeken Atalay, “Türksat 3A uydumuz, 2023’te 15 yılını doldurdu. Şu anda uzatmaları oynuyor. Onun yerine mutlaka bir uydu koymamız lazım. Bir de hızla internet ve yayıncılık alanında kapasiteye ihtiyacımız artıyor” dedi.
Bu ihtiyaçları karşılamak amacıyla TÜRKSAT 7A projesinin hayata geçirildiğini açıklayan Atalay, yeni uydunun Türksat 3A’nın yerini alacağını ve ondan daha yüksek kapasiteli ve özellikli olacağını ifade etti. Atalay, yörünge haklarını kaybetmemek için 3 yıl içinde ilgili yörüngeye bir uydu yerleştirme zorunluluğu bulunduğunu, Türksat 3A’nın yerine en geç 2030 yılına kadar yeni bir uydu göndermeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
Verinin, tüm kurum ve ülkeler için en değerli hazine olduğunu belirten Atalay, küresel veri büyüklüğünün her 2,5 yılda bir ikiye katlandığını vurguladı. Türkiye’de de çok sayıda veri merkezine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Atalay, TÜRKSAT olarak pek çok kuruma hizmet verdiklerini ve farklı hizmet türlerini barındırdıklarını aktardı. Bu durumun hızlı bir veri merkezi talebi oluşturduğunu belirten Atalay, bu alandaki çalışmaların sonuna gelindiğini ve ihale sürecinde olduklarını duyurdu.
Atalay, “Muhtemelen ocak ayı içinde ihalemizi sonuçlandırmış olacağız. Oluşturacağımız Gölbaşı’ndaki bu veri merkezi, çok yüksek bir veri saklama kapasitesine sahip olacak. TÜRKSAT’ın sahip olduğu veri saklama kapasitesinin 8 katı büyüklüğe sahip olacak” şeklinde konuştu. Yeni veri merkezinin aynı zamanda yüksek veri işleme yeteneğine sahip sunucular barındıracağını, yapay zeka ve benzeri yüksek düzeyde işleme gerektiren hizmetler için hayati bir rol oynayacağını ve inşaatına önümüzdeki yıl başlanacağını ekledi.
e-Devlet Kapısı’nın Türkiye’nin başarı hikayelerinden biri olduğunu ve dijital devlet uygulamaları arasında dünyadaki ilk 3 örnekten biri olduğunu belirten Atalay, platformda yaklaşık 8.800 civarında hizmet sunulduğunu, 68 milyon vatandaşın kullanıcı olarak kaydedildiğini ve 2025 yılı içinde yaklaşık 4 milyar erişim gerçekleştirildiğini ifade etti. Eskiye kıyasla pek çok kamu hizmetinin zamandan ve mekandan bağımsız olarak e-Devlet Kapısı üzerinden erişilebilir hale geldiğini hatırlattı.
Atalay, bu başarılı deneyimin yurt dışına taşınması konusunda da önemli gelişmeler yaşandığını aktardı: “Bunun daha yeni teknolojiyle çok daha kompakt versiyonunu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için geliştirdik, orada dijital devlet altyapısı oluşturuldu. Bu deneyimi dost ve kardeş ülkelere de satmak istiyoruz. Bu yönde gayret var. Bununla ilgilenen çok sayıda ülke var. 2026 bu açıdan bizim için de önemli bir yıl olacak. e-Devlet’in yurt dışına açılması, ihracı söz konusu olacak. Komşu ülkelerimizden Romanya ile yoğun görüşmeler sürüyor.”
TÜRKSAT Genel Müdürü, yakın coğrafya ve “gönül coğrafyası”ndaki ülkelerle iş birliğinin devam ettiğini vurgulayarak, 2026 yılının TÜRKSAT için dünyaya açılma yılı olacağını belirtti. Şirketin bugüne kadar ağırlıklı olarak yurt içine yönelik faaliyet gösterdiğini, ancak bu alanın belirli bir doygunluğa ulaştığını ve yetkinliklerinin küresel seviyeye eriştiğini ifade etti. Atalay, 2026 ve sonrası için hedeflerinin, uydu hizmetlerinde ve diğer tüm hizmet alanlarında öncelikle bölgesel, ardından da küresel bir oyuncu haline gelmek, ürünlerini ve hizmetlerini dünyanın her yerinde satılabilir ve kullanılabilir kılmak olduğunu sözlerine ekledi.
Ali Sabancı’dan Şaşırtıcı İtiraf: ‘Ben Geçinemiyorum’ Açıklaması Gündem Yarattı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.