a

Ünlü Mimar Turgut Toydemir’in Katil Polis Memuruna 25 Yıl Hapis Cezası Verildi

SON DAKİKA HABERİ: İstanbul Beykoz'da, 86 yaşındaki mimar Turgut Toydemir'i, trafikte yaşanan tartışmanın ardından tabancayla ateş ederek otomobilinin içinde öldüren 30 yaşındaki polis memuru Sinan Çelik, karar duruşmasına çıktı. Çelik, 'kasten öldürme' suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı

İstanbul’da yaşanan trajik bir olayın ardından, ünlü mimar Turgut Toydemir’i hedef gözeterek öldüren polis memuru Sinan Çelik hakkında mahkeme kararını açıkladı. Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Çelik’i ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırırken, uygulanan iyi hal indirimiyle cezayı 25 yıla indirdi. Mahkeme, savcılık mütalaasında belirtilen haksız tahrik indiriminin koşullarının oluşmadığına hükmetti.

Olayın Meydana Gelişi Ve İlk Anlar

Olay, 19 Aralık 2024 tarihinde saat 19.00 sıralarında İstanbul’un Beykoz ilçesi, Kavacık Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde vuku buldu. Görev saati dışında, kendisine ait özel aracıyla trafikte seyir halinde olan 30 yaşındaki polis memuru Sinan Çelik ile aynı güzergahta ilerleyen 86 yaşındaki ünlü mimar Turgut Toydemir arasında trafikte başlayan bir tartışma yaşandı. Tartışmanın şiddetlenmesi üzerine Çelik, Toydemir’in aracını durdurma girişiminde bulundu.

Kanlı Takip Ve Ölümcül Atışlar

Mimar Toydemir’in durmaması ve aracını sürmeye devam etmesi üzerine polis memuru Çelik, belindeki tabancasını çıkararak Toydemir’in aracına doğru rastgele ateş etmeye başladı. Toplam 7 el ateş edildiği belirtilen olayda, kurşunlardan biri aracı kullanan Turgut Toydemir’e isabet etti. Yaralanan Toydemir’in kontrolünü kaybettiği araç, refüje çarparak durabildi. Ağır yaralı olarak derhal hastaneye kaldırılan Turgut Toydemir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayın ardından kullandığı silahla birlikte polise teslim olan Sinan Çelik, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Hukuki Sürecin Başlangıcı Ve İddianame

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, olaydaki vahim tabloyu ve Çelik’in eyleminin ciddiyetini vurguluyordu. İddianamede, sanığın bir kolluk görevlisi olması nedeniyle silahın ölümcül etkilerini bilme ve öngörebilme kapasitesine sahip olduğu belirtildi. Ayrıca, atışların doğrudan insan hayatını hedef alabilecek nitelikte olduğu ve ölüm neticesinin sanığın fiili sonucunda doğrudan meydana geldiği ifade edildi. Savcılık, Sinan Çelik’in eyleminin ‘Kasten öldürme’ suçunun sınırları içerisinde olduğunu belirterek, hakkında müebbet hapis cezası talep etti.

Mahkeme Safhası Ve Savcılık Mütalaası

Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmalarına tutuklu sanık Sinan Çelik, müşteki avukatları ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada Cumhuriyet Savcısı tarafından sunulan mütalaada, dosyadaki tüm deliller ve ifadeler titizlikle değerlendirildi. Mütalaada, özel eğitimli ve tecrübeli bir kolluk görevlisi olan sanığın, olası sonuçları öngörebilecek durumda olduğu halde silahını dolu vaziyette maktulün aracına yaklaştığı ve aracın kaçışı sırasında arkadan birden fazla kez ateş ettiği vurgulandı. Sanık her ne kadar maktulü şüpheli bir şahıs olarak görüp durdurmak amacıyla ateş ettiğini beyan etse de, mütalaada olay anında görevli olmadığı ve ikametine doğru hareket ettiği, ayrıca maktulün aracında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığına dikkat çekildi.

Savcılık mütalaasında, sanığın mesleği gereği atış tecrübesine sahip olduğu ve maktulün bulunduğu araca yakın mesafeden birden fazla kez nişan alarak ateş etmesinde, atışların hayati bölgelere isabet edebileceği ve bunun ölümle sonuçlanabileceğinin öngörülebilir olduğu ifade edildi. Ancak mütalaada, sanığın eylemini ‘olursa olsun’ düşüncesiyle gerçekleştirmediği belirtilerek, olayda kaçmaya çalışan maktulü hedef gözeterek 7 el ateş eden sanığın eylemini iradi olarak ve sonucunu bilerek gerçekleştirdiği kanaatine varıldı. Yapılan atışların sayısı ve hedeflenen bölgeler dikkate alındığında, bu atışların araçtaki maktule isabet etmesinin kaçınılmaz olduğu kaydedildi. Bu nedenle sanığın eylemi ‘kasten öldürme’ suçu olarak değerlendirildi.

Öte yandan, mütalaada maktulün, sanığın kendisini durdurmasının ardından manevra yaparak kaçmaya çalışması ve dur ihtarına uymaması dikkate alınarak, sanık lehine haksız tahrik koşullarının oluştuğu belirtildi. Bu değerlendirme sonucunda savcılık, sanığın ‘haksız tahrik altında kasten öldürme’ suçundan 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

Mahkemenin Kararı Ve Gerekçeleri

Mahkeme heyeti, yargılama sonunda polis memuru Sinan Çelik hakkında nihai kararını açıkladı. Heyet, sanığı önce ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, sanık hakkında iyi hal indirimi uygulayarak verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerini göz önünde bulundurdu ve müebbet hapis cezasını 25 yıla indirdi.

Mahkeme heyeti, Cumhuriyet Savcısının mütalaasında talep edilen haksız tahrik indirimine ilişkin ise farklı bir değerlendirme yaptı. Heyet, olaydaki şartlar ve deliller ışığında, sanık Sinan Çelik hakkında haksız tahrik indiriminin uygulanmasına yer olmadığına karar verdi. Bu karar, mahkemenin, mimar Turgut Toydemir’in dur ihtarına uymamasının veya kaçma girişiminin, polis memuru Sinan Çelik’in ölümcül güç kullanma eylemini haklı çıkaracak bir tahrik unsuru olarak görmediğini ortaya koydu. Kararla birlikte Sinan Çelik, ünlü mimar Turgut Toydemir’in ölümüyle sonuçlanan olaydan dolayı 25 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş oldu.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Fatih’teki Otel Ölümleri Soruşturmasında Otel Ve İlaçlama Firması Sahipleri Adliyeye Sevk Edildi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.