Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, önemli bir yasama gündemiyle toplandı. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın başkanlığında gerçekleştirilen oturumda, ‘Vakıflar Kanunu’ ile ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşülmesine geçilmeden önce, siyasi atmosferi şekillendiren kritik bir önerge ele alındı. DEM Parti’nin sunduğu, “04 Kasım 2016’da HDP’ye yönelik yapılan siyasi operasyonların demokratik siyasette yarattığı tahribatların araştırılması” başlıklı önerge, Genel Kurul’da hararetli tartışmalara sahne oldu.
Bu önergenin gerekçesini açıklamak üzere kürsüye çıkan DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, konuşmasını eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın görsellerinin yer aldığı bir döviz eşliğinde yaptı. Düşünmez, Türkiye’nin umut vadeden bir dönemden geçtiğini belirterek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yakın zamanda yaptığı “Hukuk yolları artık kararını vermiştir, Demirtaş’ın tahliyesi, Türkiye için hayırlara vesile olacaktır” açıklamasını bu bağlamda değerlendirdi. Milletvekili Düşünmez, bu beyanın, ilgili yargılamaların tüm toplum kesimleri tarafından siyasi olarak algılandığını ve bu yargılamalar sonucunda ceza alan siyasetçilerin bir an önce tahliye edilmesi gerektiğini ifade etti. Düşünmez, ayrıca “Hepimizin vicdanında artık Kobani kumpas davası mahkum edilmiştir” diyerek, 04 Kasım tarihinin Türkiye’de hukuksuzlukların simgesi haline geldiğini vurguladı. Söz konusu tarihte Batman, Mardin ve Halfeti belediyelerine atanan kayyumları ve bu davaların Kobani davası gibi çöktüğünü dile getirdi.
Önerge üzerine söz alan Yeni Yol Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise, adalet konusunun son dönemde en büyük mağduriyet kaynağı olduğunu belirtti. Çalışkan, halen on binlerce Covid-19 mağdurunun ve yüz binlerce Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağdurunun adalet beklediğini vurguladı. Geçmişte 10 adet yargı paketi çıkarılmasına ve 11’incisinin gündemde olmasına rağmen, bu paketlerin hiçbirinin milletin derdine çare olmadığını ifade etti. Çalışkan, “Umut hakkı denildiğinde, eğer bunu bir kişiye verirseniz kişiye özel adalet olur. Oysa bir ülkeye barışın gelmesinin yolu umut hakkının herkese verilmesidir; KHK’lılar de Covid mağdurları da başka mahkumlar da bir şekilde yararlanmalıdır” diyerek, adaletin evrensel ve kapsayıcı olması gerektiğinin altını çizdi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, önerge tartışmalarında iktidarın geçmiş ve bugünkü politikaları arasındaki çelişkilere dikkat çekti. Kavuncu, “İşine gelmeyince, ‘Teröristsin, git’, işine gelince, ‘Canım cicim, gel.’ İşine gelmeyince, ‘Hapse gir’, işine gelince, ‘Hapisten çık.’ Böyle bir siyaset anlayışı olabilir mi, böyle bir hukuk düzeni olabilir mi?” sözleriyle iktidarın tutumunu eleştirdi. Bir bireye “terörist” demenin ağır sonuçları varken, herkesi terörist ilan edip sonrasında farklı bir tavır sergilemenin kabul edilemez olduğunu dile getiren Kavuncu, iktidarı “gerçeklerle yüzleşmeye” davet etti.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 9 yıl önce gerçekleşen operasyonların halen tartışma konusu olmasını ele aldı. 2016 yılında milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu hatırlatan Tanrıkulu, 9 yıldır siyasetçilerin cezaevinde tutulmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının bulunduğunu ancak siyasi liderlerin bu kararları uygulamayacağını dile getirdiğini aktardı. Tanrıkulu, bu ağır durum karşısında Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcilerinden bir öz eleştiri yaparak kendi partileri adına kamuoyu önünde “özür dilemesini” beklediğini ifade etti.
AK Parti adına söz alan Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması sürecine değinerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ve Cumhur İttifakı’nın desteğiyle “Terörsüz Türkiye” sürecinin başlatıldığını vurguladı. Bu sürecin temel amacının terörü sona erdirmek, annelerin gözyaşlarını dindirmek ve ülkede tam anlamıyla bir barışı sağlamak olduğunu ifade etti. Yurdunuseven, DEM Parti konuşmacısının “Biz barışı sağlamak için gövdemizi koyacağız” sözlerine atıfta bulunarak, bu hedefe “Terörsüz Türkiye” anlayışı ile ulaşılmasını teklif etti. Terörle mücadelenin hızla devam ettiği bu aşamada böyle bir önergenin verilmesini anlamlandırmanın zor olduğunu dile getirdi. Yurdunuseven, sözlerini “Şehit ve gazilerimizin gönlünü hoş tutmayacak, hoş gelmeyecek hiçbir faaliyeti yapmayacağız; terörü sona erdireceğiz, bunlara da buradaki bütün milletvekillerimizin katkısını bekliyoruz” şeklinde tamamladı.
Siyasi parti temsilcilerinin önerge üzerine yaptığı değerlendirmelerin ardından, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ önergeyi oylamaya sundu. Yapılan oylama sonucunda, DEM Parti’nin “04 Kasım 2016’da HDP’ye yönelik yapılan siyasi operasyonların araştırılması” başlıklı önergesi, AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.
Önerge görüşmelerinin tamamlanmasının ardından, TBMM Genel Kurulu ana gündem maddesine geçerek “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni görüşmeye başladı. Uzun süren müzakereler sonucunda, teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, bir sonraki birleşimi 05 Kasım Çarşamba günü gerçekleştirmek üzere Genel Kurul’u kapattı.
İstanbulda Trafik Kornası Nedeniyle Sopalı Saldırı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.