Türkiye ilaç sektörünün önde gelen temsilcilerinden İEİS Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut, ülkedeki ilaç kuru belirleme yönteminin ekonomik gerçeklerden uzaklaştığını belirterek, bu durumun sektör üzerinde ciddi baskılar oluşturduğunu vurguladı. Barut, mevcut mali koşullara dayanamayan bazı ilaç üreticisi firmaların el değiştirdiğini veya kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Bu gelişmelerin yalnızca ilaç sanayisini değil, aynı zamanda vatandaşların ilaca erişimini de tehlikeye attığının altını çizdi. Sektörün kalıcı ve öngörülebilir bir fiyatlandırma yapısına olan ihtiyacının her zamankinden daha acil hale geldiği kaydedildi.
Ekim ayı itibarıyla piyasalarda 50 Türk Lirası seviyelerine ulaşan Euro kuruna karşılık, ilaç kuru olarak belirlenen değerin 21.67 Türk Lirası’nda kalmasının sektörde büyük bir dengesizlik yarattığı belirtildi. Nezih Barut, bu oranın son 12 aydır güncellenmediğini ifade ederek, piyasa ile sabit kur arasındaki bu denli büyük farkın üreticiler için sürdürülebilirliği imkansız hale getirdiğini kaydetti. Barut, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Zaman kaybetmeden ilaç kuru güncellenmeli, fiyatlandırma sistemi reforme edilmelidir. Türkiye’de son bir yıldır fiyatı değişmeyen tek ürün ilaçtır” ifadelerini kullandı. Bu durumun özellikle hammadde temininde yaşanan yüksek maliyetler nedeniyle üretim planlamasını, tedarik zincirini ve geleceğe yönelik yatırımları olumsuz etkilediği aktarıldı.
İlaç kurunun güncel ekonomik koşullara uyum sağlayamaması, yerli ilaç üreticilerini ciddi bir mali çıkmaza sürükledi. İlaç üretiminde kullanılan etken madde ve yardımcı maddelerin büyük bir kısmının ithalata bağlı olması, sabit kur politikası nedeniyle firmaların maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açtı. Bu durum, bazı firmaların üretimden çekilme, üretim kapasitelerini düşürme veya faaliyetlerini tamamen durdurma gibi radikal kararlar almak zorunda kalmasına neden oldu. Sektördeki bu tür gelişmelerin uzun vadede Türkiye’nin ilaç bağımsızlığını ve tedarik güvenliğini tehdit edebileceği endişeleri dile getirildi. Yatırım ikliminin bozulması, yeni ilaç geliştirme ve mevcut ilaçların üretimini sürdürme kapasitesini de zayıflattı.
Nezih Barut, Türk ilaç endüstrisinin, vatandaşların kullandığı her 100 kutu ilacın 92’sini yerli üretimle karşıladığını hatırlatarak, sektörün halk sağlığına olan bağlılığını vurguladı. Barut, bu oranın ülkenin ilaç tedarik güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti. Sözlerini sürdürürken, “Vatandaşlarımızın ilaca erişiminde aksama yaşanmaması için üretimi her daim olduğu gibi tüm gücümüzle sürdürüyoruz. Zira halk sağlığı bizim önceliğimiz. Bu hassasiyetimizi Covid-19 ve deprem felaketleri döneminde vatandaşlarımızı ilaçsız bırakmayarak gösterdik” şeklinde konuştu. Sektörün bu zorlu dönemlerde gösterdiği direncin ve fedakarlığın takdire şayan olduğu, ancak mevcut fiyatlandırma mekanizmasının sürdürülemez hale geldiği ifade edildi.
İEİS Yönetim Kurulu Başkanı, Türk ilaç sektörünün yaşadığı en hayati sorunun, ilaç fiyatlandırma mekanizmasının güncel ekonomik koşullara yanıt verememesi olduğunu bir kez daha altını çizdi. Bu durumun, ilaç sektörünün geleceği ve halk sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratacağı uyarısı yapıldı. Barut, bu konunun en kısa sürede çözüme kavuşturulmasının hayati önem taşıdığını ifade ederek, ilgili otoritelerden acil aksiyon beklediklerini belirtti. Aksi takdirde, Türkiye’nin güçlü yerli ilaç üretim kapasitesinin zarar görebileceği ve vatandaşların temel ilaçlara erişiminde daha büyük sorunlar yaşanabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
Altın Fiyatları Küresel Gerilimler Ve Faiz İndirimi Beklentileriyle Rekor Seviyeye Yükseldi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.