a
  • Tek Sayfa Haber
  • Gündem
  • Karadeniz’de Deniz Seviyesi 12 Santimetre Yükseldi 160 Milyon İnsan Risk Altında

Karadeniz’de Deniz Seviyesi 12 Santimetre Yükseldi 160 Milyon İnsan Risk Altında

Zonguldak'ta uydu altimetrisi tekniğinden faydalanılarak yapılan analizlerde, son 27 yılda Karadeniz'in seviyesinin ortalama 10-12 santimetre yükseldiği...

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, Karadeniz’in son yirmi yedi yılda önemli ölçüde yükseldiğini ortaya koydu. Yapılan uydu analizleri, 1993 ile 2020 yılları arasında deniz seviyesinin ortalama 10 ila 12 santimetre arttığını gösterdi. Bu dikkat çekici bulgular, deniz seviyesindeki küresel artış eğiliminin Karadeniz havzasında da belirgin bir şekilde yaşandığına işaret etti.

Prof. Dr. Kutoğlu, elde ettiği kritik verileri Japonya’nın başkenti Tokyo’da 22-24 Kasım tarihlerinde düzenlenen 16. Uluslararası Çevre Bilimi ve Teknolojisi Konferansı’nda bilim dünyasıyla paylaştı. Çalışmasında, günlük deniz seviyesi ölçümlerinin yapılabildiği uydu altimetresi tekniğinden faydalanarak Karadeniz’in geçmiş verilerini titizlikle inceledi. Araştırmacının açıklamalarına göre, dünya genelinde okyanuslar her yıl ortalama 3 milimetre yükselirken, Karadeniz’in de benzer bir seyir izleyerek yılda yaklaşık 2,5 ila 3 milimetre yükseldiği tespit edildi.

Küresel İklim Değişikliğinin Karadeniz’e Etkileri

Prof. Dr. Kutoğlu, iklim değişikliğinin neden olduğu bu yükselişin, kıyı bölgelerinde ciddi su baskınlarına ve erozyona yol açtığının altını çizdi. Uzmanlar, karbon emisyonlarının mevcut seviyede devam etmesi halinde buzul erimelerinin hızlanacağını ve 2100 yılına kadar deniz seviyesinin 2 metreye kadar yükselebileceğini öngörüyor. Kutoğlu, deniz seviyesindeki 2 metrelik bir artışın sonuçlarının çok yıkıcı olabileceğine dikkat çekerek, kıyı erozyonu açısından bir birim deniz seviyesi yükselmesinin, denizin 50 ila 100 kat daha iç bölgelere ilerlemesi anlamına geldiğini vurguladı. Bu durum, özellikle düşük kotlu kıyı şeritleri için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Karadeniz Kıyılarındaki Riskli Alanlar Ve Altyapı Yatırımları

Karadeniz’de bu konuda yeterli sayıda çalışma bulunmadığına değinen Kutoğlu, bölgedeki kıyı şehirlerinin okyanus kıyılarıyla eş değer tehditler altında olduğunu belirtti. Özellikle Kuzey Karadeniz bölgesindeki kıyı yükseltilerinin daha düşük olması nedeniyle bu alanlarda kıyı erozyonunun daha şiddetli görülebileceği ifade edildi. Rusya, Azak Denizi çevresi, Romanya ve Balkanlar’ın bazı kesimleri ile Gürcistan kıyılarında yüksek su altında kalma riskleri olduğuna işaret eden Prof. Dr. Kutoğlu, bu bölgelerin haritalarda sarı ve kırmızı renklerle belirtildiğini aktardı. Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında da düşük kotlu alanların mevcut olduğunu ve gelecekte deniz seviyesinin daha iç bölgelere ilerlemesiyle fırtınalı zamanlarda tahribatın artabileceğini dile getirdi.

Kutoğlu, Karadeniz kıyısında yatırımları bulunan ülkelerin bu durumu gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi. Gelecekte yapılacak altyapı ve diğer yatırımlarda, deniz seviyesi yükselmesinin dikkate alınarak daha yüksek kesimlere veya kıyıdan daha içerilere doğru planlamaların yapılmasının elzem olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın, sürekli bakım ve onarım maliyetlerinden kurtulmak ve olası afetlerin önüne geçmek adına kritik önem taşıdığına dikkat çekildi. Mevcut kıyı erozyonu görülen yerlerde tahkimat çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini, ancak yeni yatırımların bu riskleri minimize edecek şekilde konumlandırılması gerektiğini vurguladı.

160 Milyon İnsanı Etkileyecek Potansiyel Tehdit

Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Karadeniz havzası kıyılarında yaklaşık 160 milyon insanın yaşadığına dikkat çekerek, bu nüfusun büyük çoğunluğunun yerleşim alanlarının kıyı bölgelerinde olduğunu ifade etti. Bu nedenle, deniz seviyesindeki yükselişin bu büyük nüfusu doğrudan etkilemesinin söz konusu olduğunu belirtti. Kutoğlu’nun araştırması, küresel iklim değişikliğinin bölgesel etkilerinin ciddiyetini gözler önüne sererken, Karadeniz’e kıyısı olan tüm ülkeler için acil tedbirler alınması gerektiği mesajını taşıyor. Bu durum, sadece ekolojik bir sorun olmaktan çıkıp, milyonlarca insanın yaşam alanlarını ve sosyo-ekonomik yapılarını doğrudan tehdit eden bir mesele haline geldi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Medya Fenomeni Öğretmenleri Mercek Altına Aldı

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.