Konya’da, Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu’nda gönüllü semazenlik yapan ağabeyi Emir Kağan’dan öğrendiği semazenlik geleneğini sürdüren 13 yaşındaki Bektaş, her bir semada merhum ağabeyini yâd ediyor. Bu yıl “Huzur Vakti” temasıyla düzenlenen Hazreti Mevlana’nın 752. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri’nde sahnedeki yerini alan genç semazen Bektaş, ağabeyinin de geçmişte bulunduğu sema salonunda aynı manevi atmosferi derinden hissetti.
Ortaokul 8. sınıf öğrencisi Bektaş, semazenliğe ağabeyi Emir Kağan’a duyduğu derin hayranlıkla başladığını dile getirdi. Bektaş, nereye giderse gitsin, ağabeyinin yanındaymış gibi güçlü bir his taşıdığını ve tüm gücünü, kuvvetini bu manevi bağdan aldığını vurguladı. Semazenliğe olan bağlılığını ifade eden Bektaş, duygularını şu sözlerle aktardı: “Ağabeyimin hatırası olduğu için semazenliğe daha çok emek veriyorum. Ağabeyimin semada kullandığı kişisel eşyaları şu anda bana biraz büyük geliyor. Ancak sikkesi, tennuresi ve diğer eşyalarını büyüdüğümde semazenlik yaparken kullanmayı arzu ediyorum.” Genç Bektaş’ın bu sözleri, ağabeyinin mirasına sahip çıkma ve onu yaşatma konusundaki kararlılığını gözler önüne serdi.
Evladını kaybetmenin derin hüznüyle yaşayan 48 yaşındaki anne Ayşegül Bektaş ise, oğlundan geriye dinmeyen bir acının kaldığını gözleri dolarak anlattı. Kaza günü, sabah yatağında yatarken oğlunu öperek evden ayrıldığını belirten anne Bektaş, o anları şu sözlerle paylaştı: “Eve geldiğimizde yoktu. Daha sonra kaza yaptığı haberini öğrendik ve hastanede kaybettik. Şeb-i Arus’u her yıl farklı bir temayla kutluyoruz. ‘Dostluk Vakti’, ‘İrfan Vakti’, ‘Huzur Vakti’ gibi. Emir Kağan’ın vefat ettiği yıl da ‘Vuslat Vakti’ olarak kutlanıyordu. Rabb’im sanki o yıla tesadüf ettirdi. Emir’im de vuslata erdi. Cumartesi akşam semasını yaptı, pazar günü Rabb’im onu aldı.”
Anne Bektaş, evladının hayatındaki her şeyin yarım kaldığını ve onun hatıralarıyla yaşamaya devam ettiklerini dile getirdi. Her Şeb-i Arus geldiğinde üzerlerine tarifsiz bir hüznün çöktüğüne dikkat çeken anne, merhum oğlunun eşyaları hakkında şunları söyledi: “Eşyalarından sema kıyafetleri, kazadaki kıyafetleri kaldı. Hâlâ açamadığım dolabı var. Oğlumu, Hazreti Mevlana’nın vefat ettiği Şeb-i Arus günü kaybettim. Benim oğlumun da ölüm yıl dönümü oldu. Ona bayram, bana acı oldu. Umut (Bektaş) da çok güzel bir semazen ve ağabeyinin yolunda ilerliyor. Bizi de o mutlu edecek, bundan sonra onunla yaşayacağız.”
Baba Necdet Bektaş da Şeb-i Arus’un kendileri için daima hüzünlü bir ay olduğunu ifade etti. Oğulları Bektaş’ın, hiçbir zaman akıllarından çıkmayan ağabeyi Emir Kağan’ın yolundan ilerlemesinin kendilerine büyük bir mutluluk ve teselli verdiğini vurguladı. Aile, genç semazen Bektaş aracılığıyla Emir Kağan’ın manevi mirasını yaşatmaya devam ediyor.
Ankara’da Eşine Yastıkla Boğma Girişimi Sonrası Kadına Uzaklaştırma Kararı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.