AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Çelik açıklamalarında özellikle Gazze Şeridi’nde yaşanan insani krize uluslararası tepkiler ile Filistin Devleti’nin tanınması konularına odaklandı.
Sözcü Çelik açıklamalarının başında AK Parti’nin “Türkiye Buluşmaları Kapanış” programının ileri bir tarihe ertelendiğini duyurdu. Bu ertelemenin Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yoğun programı ile çakışması nedeniyle gerçekleştiği belirtildi. Çelik küresel gündeme değinirken dünyanın mevcut durumundaki en acil ve en kritik meselesinin Gazze’de vuku bulan insanlık trajedisi olduğunu dile getirdi. Bu denli büyük bir dramın insani değerler ve uluslararası hukuk nezdinde kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çelik bölgedeki zulmün ve alçaklığın ancak sorumluların cezalandırılmasıyla sona erebileceğini ifade etti.
Ömer Çelik Gazze Şeridi’nde devam eden olayları “soykırım” olarak tanımlayan Türkiye’nin ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki öncü duruşuna işaret etti. Çelik “Soykırım ifadesini uluslararası arenada ilk kullanan lider Sayın Cumhurbaşkanımızdır” sözleriyle Türkiye’nin bu meseledeki kararlı pozisyonunu bir kez daha teyit etti. Bölgede katliamların aralıksız devam ettiğini belirten Sözcü Çelik bu durumun İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve etrafındaki şebekenin durdurulması için uluslararası toplumun acil ve etkin bir inisiyatif oluşturması gerektiğini ortaya koyduğunu vurguladı. Çelik Netanyahu’nun bu insanlık dışı eylemleri nedeniyle mutlaka uluslararası yargı önünde hesap vermesi ve cezalandırılması gerektiğini güçlü bir şekilde ifade etti. Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) Gazze için aldığı tedbir kararlarına rağmen İsrail’in saldırılarını ısrarla sürdürmesinin uluslararası hukuk ve dünya düzeni açısından kabul edilemez bir ihlal teşkil ettiğini belirtti.
Sözcü Çelik “büyük devlet” kavramını alışılmışın dışında bir bakış açısıyla ele aldı. Bu nitelemenin sadece askeri ya da ekonomik güçle ilgili olmadığını insanlık vicdanına sahip kendi halkının ve uluslararası toplumun evrensel değerlerini savunan devletleri kapsadığını açıkladı. Bu çerçevede Filistin Devleti’nin uluslararası alanda tam egemen bir şekilde tanınmasının Gazze’deki soykırım eylemlerini gerçekleştiren şebekeye karşı verilebilecek en etkili ve anlamlı diplomatik yanıtlardan biri olduğunu ifade etti. Çelik bazı ülkelerin Filistin’i tanımayı erteleme yönündeki yaklaşımlarının temelden yoksun olduğunu ve Gazze’deki mevcut süreçte bu yaklaşımların ne kadar dayanaksız olduğunun çok açık bir şekilde ortaya çıktığını belirtti. Çelik Filistin’in bir an önce uluslararası hukukta tam teşekküllü bir devlet olarak tanınmasının yalnızca bölgesel değil küresel barış ve istikrar için de kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
Makyaj Efektli Dans Ve Ojeli Tırnaklar 6 Yaşındaki Oğulun Velayet Davasını Derinleştirdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.