Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından İstanbul’da düzenlenen “Sosyal Panorama 2025 Türkiye’de Değişen Nüfus ve Ailenin Geleceği Kitap Lansmanı ve Sempozyumu”, Türkiye’nin demografik yapısındaki değişimleri ele alan önemli bir platforma ev sahipliği yaptı. Bu etkinliğe Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül ve SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş gibi isimlerin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Sempozyumun ana gündem maddelerinden biri, Türkiye’nin düşen doğurganlık hızı ve yaşlanan nüfus yapısına karşı alınacak önlemlerdi. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, gençlerin evliliğini teşvik etmek amacıyla sağlanan finansal desteklerde önemli artışlar yapılacağını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sempozyumda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin demografik geleceğine dair kaygı verici tabloyu gözler önüne serdi. “Sosyal Panorama 2025 Nüfus ve Aile” kitabının lansmanını takiben yaptığı değerlendirmelerde, ülkenin toplumsal yapısına ilişkin verilerin politika yapım süreçlerine ışık tutmasını umduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun yıllardır dile getirdiği “en az üç çocuk” çağrısının önemine vurgu yapan Yılmaz, bu uyarının günümüzde ne denli kritik olduğunun daha iyi anlaşıldığını ifade etti.
Sayısal verilere değinen Yılmaz, doğurganlık hızındaki dramatik düşüşe dikkat çekti. Buna göre, 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızının 2017’de 2,08’e, 2024 yılı itibarıyla ise 1,48’e kadar gerilediğini belirtti. Yılmaz, bu oranın bir kadının tüm yaşamı boyunca dünyaya getirmesi beklenen ortalama çocuk sayısını ifade ettiğini ve Türkiye’nin bu değerle bazı Avrupa ülkelerinin dahi gerisine düştüğünü vurguladı. Nüfusun uzun vadede durağan kalabilmesi için gerekli olan kritik eşiğin 2,1 olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, mevcut trendin devam etmesi halinde Türkiye nüfusunun belli bir süre sonra azalmaya başlayacağı uyarısında bulundu.
Cevdet Yılmaz, TÜİK tarafından hazırlanan 2050 ve 2100 yılları için yapılan nüfus projeksiyonlarına işaret ederek, eğer mevcut doğurganlık hızındaki düşüş durdurulamazsa, Türkiye’nin nüfusunun bırakın artmayı, bugünkü seviyelerin de altına düşeceğini belirtti. “Bu, tarihimizin en düşük değeri, 1,48. Tüm çabamız bunu yukarıya çekmek” sözleriyle durumun ciddiyetini özetledi. Nüfus artış hızının da 2008-2024 döneminde binde 13,1’den binde 3,4’e gerilediğini aktardı.
Demografik değişimlerin bir diğer yüzü olarak çocuk ve genç nüfus oranının azalırken, yaşlı nüfusun arttığını ifade etti. Toplumun ortanca yaşının 2000 yılında 24,8 iken, 2024 yılında 34,4’e yükseldiğini belirten Yılmaz, bunun “her yıl 3-4 ay yaşlanan toplam nüfus” anlamına geldiğini dile getirdi. 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranının %10’u aşmasının bir ülkenin “yaşlanmış” kategorisine girmesi için eşik kabul edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türkiye’nin 2023 yılında, Cumhuriyet’in 100’üncü yılında bu eşiği aşarak yaşlı ülkeler arasına katıldığını üzülerek açıkladı. Genç nüfusun toplam nüfus içindeki payının 2000’de %20,5 iken, 2024’te %14,9’a gerilediği ve bu eğilimin sürmesi halinde önümüzdeki 20 yıl içinde %10 seviyelerine ineceği öngörüsünde bulundu.
Bu demografik eğilimleri tersine çevirmek amacıyla kamu olarak tüm imkanların evlenecek çiftlere sunulması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, evlenme oranlarının ve doğurganlık hızının azalırken, boşanmaların, ilk evlenme ve anne olma yaşının, tek ebeveynli aile sayısının ve yalnız yaşayan birey sayısının arttığını belirtti. Bu sosyal değişimlerin ışığında, hükümetin gençlerin evliliğini desteklemek için kapsamlı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın özel sponsorları da programa dahil ederek ev eşyası indirimleri ve benzeri desteklerle gençlere yardımcı olduğunu kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Destekleyici programlarla birlikte bir finansal destek veriyoruz. Aile Bakanlığımız buna özel sponsorları da dahil etti şimdi. İşte ev eşyasında ciddi indirimler, başka birtakım desteklerle birlikte imkanı olmadığı için evliliğini erteleyen gençlerimizin ertelememeleri için böyle bir mekanizma oluşturmuş durumdayız” dedi. Yılmaz, Ocak ayından itibaren bu finansal desteklerin artırılacağı müjdesini vererek, gençlere yönelik evlilik kredisi limitlerinin yükseltileceğini açıkladı.
Yapılan yeni düzenlemeye göre, evlilik kredisinde yaş gruplarına göre farklılaştırmaya gidildi. Buna göre, 18-25 yaş aralığındaki gençlere sağlanan destek 250.000 Liraya çıkarılacak. Bu karar, genç yaşta evliliklerin teşvik edilmesi hedefiyle alındı. Öte yandan, 26-29 yaş aralığında olan gençlere sunulacak kredi miktarı ise 200.000 Lira olarak belirlendi.
Yılmaz, yaş grupları arasındaki bu farklılaştırmanın nedenini de açıkladı. “Niye 18-25’e biraz daha fazla yaptık? Az önce bahsettiğim analizlerden dolayı. Bu 20-25 yaş arası evliliği biz arttırmadan nüfus meselesini çözmemiz zor görünüyor doğrusu. Bu aralıktaki evliliği daha fazla arttırmak için buradaki miktarı diğerine göre farklılaştırmış olduk” ifadeleriyle, demografik dengeleri olumlu yönde etkileyecek adımların atıldığını vurguladı. Hükümetin, gençlerin erken yaşlarda aile kurmasını teşvik ederek, düşen doğurganlık hızını yükseltmeyi ve Türkiye’nin genç nüfus oranını korumayı hedeflediği belirtildi.
İş Kanununda İş Güvencesi Kapsamında İşe İade Tazminatının Hesaplama Esasları Belirlendi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.