Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” temalı mitinglerinin 75’incisini gerçekleştirmek üzere 16 Aralık Pazar günü Kayseri’yi ziyaret etti. Ziyaretine anlamlı bir taziye ile başlayan Özel, Azerbaycan’dan Türkiye’ye dönerken Gürcistan üzerinde düşen C-130 askeri kargo uçağında şehit olan 20 askerin 9’unun görev yaptığı Kayseri 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı’na giderek şehit ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne başsağlığı dileklerini iletti. Bu ziyaretin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa hitap eden Özel, siyaset ve ülke gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
CHP Lideri Özgür Özel, Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran vatandaşlara seslenirken, kentin siyasi aidiyetine dair yaygın algıya meydan okudu. Konuşmasında, bu denli geniş bir katılımla karşılaşmayı beklemediklerini ve Kayseri’nin “AK Parti’nin kalesi” olarak nitelendirildiğini ifade eden Özel, bu söylemlere karşılık şu ifadeleri kullandı: “Aralık ayının ortasındayız, Kayseri’de kolay kolay dolmayacak bir meydandayız. Dediler ki ‘Cumhuriyet Halk Partisi, o meydanı dolduramaz. Bu kara kışta bu iş olmaz’ dediler. ‘Kayseri, AK Parti’nin kalesidir’ dediler. Bunu diyenler, bu meydanı görsünler. Artık kale siyaseti bitmiştir. Kayseri kimsenin kalesi değildir. Kayseri milletin kalesidir.” Özel, Kayseri’ye gelme amaçlarının sadece siyasi bir miting düzenlemek olmadığını, aksine kentin vicdanına sığınarak hak, hukuk ve adalet çağrısı yapmak olduğunu vurguladı. Yüz binlerce helal oyla seçilmelerine rağmen bugün cezaevlerinde tutulan seçilmişlerin, 27 milyon insanın iradesinin hapsedildiği bu durumu kabullenmediklerini dile getirdi. Emeklilik hakları gasp edilmiş, yıllarca çalışıp emek vermiş ancak perişan duruma düşürülmüş emeklilerin, emeği sömürülenlerin, milletin efendisi konumundayken kredi faizleri altında ezilen çiftçilerin ve ekonomik sıkıntılarla boğuşan esnafın sesini duyurmak için bu meydanda olduklarını belirtti. Özel, Kayseri’deki buluşmalarının bir mitingden ziyade, halkın sorunlarına dikkat çekmek ve adalet arayışını dile getirmek amacıyla yapılan bir eylem niteliği taşıdığını ifade etti.
Konuşmasının bir bölümünü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) devam eden bütçe görüşmelerine ayıran Özgür Özel, sunulan bütçe tasarısını sert bir dille eleştirdi. Bütçenin ilk günkü görüşmelerine kendisinin de katıldığını anımsatan Özel, mevcut bütçe taslağının 2,7 trilyon Lira gibi devasa bir açık öngördüğüne dikkat çekti. Emekliler için 16.800 Lira gibi “sefalet maaşı” olarak nitelendirdiği bir ücreti reva gören, açlık sınırının altında, 22.000 Lira asgari ücretle çalışan emekçileri görmezden gelen bu bütçenin, çiftçiyi, esnafı ve gençleri de göz ardı ettiğini vurguladı. Özel, bütçenin hazırlanış sürecine ilişkin olarak ise şu değerlendirmelerde bulundu: “Milletin bütçe hakkını elinden alıp bir avuç zengine bütçe yapmaya, onların vergilerini affetmeye, onlara teşvik vermeye ama milleti görmemeye ant içmiş bir bütçe var.” Bu duruma tepki göstererek, eğer milletin beklentilerini karşılamayan, sokağın sesini duymayan bir bütçe anlayışı söz konusu ise, milletin iradesinin Meclis’te temsil edilmediğini, bu durumda Meclis’in sokaklarda aranması gerektiğini ifade etti. Özel, Kayseri Meydanı’nı işaret ederek, “İşte bugün bu meydan Meclis’tir. Milletin Meclis’i bu meydandır. Milletin sesi buradan yükselecek. Millet hakkını bu meydanlarda söke söke alacaktır,” sözleriyle halkın demokratik hak arayışının önemini vurguladı.
CHP Genel Başkanı Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ortaya atılan çeşitli iddialara da değindi. Bu iddiaların hiçbirinin somut kanıtlara dayanmadığını belirten Özel, kamuoyunda dile getirilen spekülasyonları tek tek çürüttü. Parkenin altından 2 milyon Euro çıktığı yönündeki iddiaların iddianamede yer almadığını, bazı kişilerin isimleri verilerek “gizli toplantılar var, video kayıtları var, çanta çanta para var” şeklinde yapılan suçlamaların video kayıtlarının sahte çıktığını ve haberlerin de gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. “Çantalarda para taşıdı” denilen iddiaların iddianamede “jammer” olarak geçtiğini ve İmamoğlu’na ait olduğu söylenen lüks araçların aslında Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) başka bir milletvekiline ait olduğunun ortaya çıktığını belirtti. Özgür Özel, yaz boyunca ortaya atılan bu denli yalanın ispatlanamamış olmasının büyük bir kul hakkı ihlali olduğunu vurguladı. Bu iftiraların tek amacının Ekrem İmamoğlu’nun potansiyel cumhurbaşkanlığı adaylığını engellemek olduğunu öne süren Özel, bunun da bir kul hakkı yemek olduğunu ifade etti. Özel, sözlerini İmamoğlu’na olan güvenini vurgulayarak tamamladı: “Cumhurbaşkanı adayımıza, Ekrem Başkanımıza güveniyoruz. Siz de savcılarına güveniyorsanız duruşmayı canlı verelim hodri meydan.” Bu sözlerle, adli sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi çağrısında bulunarak, kamuoyunun adalete olan inancının pekiştirilmesi gerektiğini ima etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Aşkabat Dönüşü Karadeniz’in Çatışma Alanı Olmaması Gerektiğini Belirtti
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.