Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yaşanan 6.1 büyüklüğündeki deprem bölgedeki sismik hareketliliğin devam etmesiyle birlikte bilim dünyasının dikkatini çekiyor. Doç. Dr. Şenkaya liderliğindeki Çanakkale Onsekiz Mart Yıldız Teknik Van Yüzüncü Yıl ve Gümüşhane üniversitelerinin ortak yürüttüğü çalışmalar fay hattının olağan dışı bir davranış sergilediğini ortaya koydu. Bu durum Batı Anadolu’da daha önce az rastlanan bir yer altı yapısının kritik rol oynadığını gösteriyor.
Doç. Dr. Şenkaya Batı Anadolu’da şimdiye dek nadiren karşılaşılan fay hattının kırılmasını engelleyen bir yer altı bariyer sisteminin varlığını vurguladı. Sındırgı’daki 6.1 büyüklüğündeki depremin bu bariyer sistemine denk geldiğini belirten Şenkaya sarsıntının bariyeri aşamamasının fay hattının enerjisini artçılar aracılığıyla sönümlendirmeye çalışmasına yol açtığını ifade etti. Bu durum normalde azalarak devam etmesi beklenen artçı depremlerin zaman zaman 5 büyüklüğüne ulaşmasına neden oluyor. Bu enerji boşaltma süreci fayın tam olarak kırılamamasından kaynaklanmaktadır.
Fayın aslında 6.1’den daha büyük bir deprem üretmeye hazırlandığını ancak yer altındaki yapısal özellikler yani kayaçların oluşturduğu bariyer sayesinde enerjisini tam olarak atamadığını dile getiren Doç. Dr. Şenkaya şunları ekledi: “Söz konusu fayın enerjiyi tam olarak boşaltamaması 4 büyüklüğünün üzerinde ve sık aralıklarla artçı depremler üretmesine sebep oluyor. Normal şartlarda Sındırgı depreminden sonra artçıların bir ay içinde sönümlenerek 2 civarına inmesi beklenirdi. Ancak fayın çalışma mekanizması Batı Anadolu’daki bir bariyere takıldığı için 6.1’lik ana şokla birlikte 4’ün üzerindeki artçılarla 6.5 ve üzeri potansiyelindeki enerjiyi boşaltmaya çalışıyor.” 10 Ağustos’ta yaşanan ana şoktan bugüne kadar 9 binden fazla sarsıntı kaydedilmesi bu durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bu sarsıntıların arasında 4 büyüklüğünün üzerinde ana şok niteliğinde beklenmedik depremler de bulunuyor.
Sındırgı’daki fayın çalışma mekanizmasının Bursa yönüne doğru güçlü dalgalar gönderme eğiliminde olduğunu belirten Doç. Dr. Şenkaya çevre illerde depremlerin şiddetli hissedilmesinin önemli bir nedenini açıkladı. Bursa ve çevresindeki alüvyonlu zemin yapısı kendisine ulaşan deprem dalgalarını büyüterek yansıtmaktadır. Bu durum Sındırgı ve civarındaki depremlerin daha geniş bir alanda ve daha belirgin bir şekilde hissedilmesine yol açmaktadır. Özellikle Sındırgı’daki depremlerin yüzeye yakın veya yüzeyde meydana gelmesi yüzey dalgalarının büyüyerek çevreye yayılmasını sağlamakta böylece 4 büyüklüğünün üzerindeki sarsıntıların dahi geniş kitlelerce algılanmasına neden olmaktadır.
Doç. Dr. Şenkaya sarsıntıların bir süre daha devam edebileceğini ancak genel olarak endişe edilecek bir durum olmadığını sözlerine ekleyerek kamuoyunu rahatlattı. Bilimsel gözlemler ve çalışmalar bölgedeki sismik aktivitenin yakından takip edildiğini ve risk faktörlerinin sürekli değerlendirildiğini gösteriyor.
Ak Parti Sözcüsü Çelik Netanyahu’nun Cezalandırılması Ve Filistin Devletinin Tanınması Çağrısında Bulundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.