a
  • Tek Sayfa Haber
  • Ekonomi
  • Dolar 22 Yılın En Kötü Yıllık Performansını Kaydetti Küresel Para Piyasaları Dalgalandı

Dolar 22 Yılın En Kötü Yıllık Performansını Kaydetti Küresel Para Piyasaları Dalgalandı

Fed'in faiz indirimleri, Trump'ın müdahaleleri ve yarattığı belirsizlikler dolar endeksinin yıl genelinde yüzde 10.3 düşmesine yol açtı. Dolar ana para birimleri karşısında 2003'ten bu yana en kötü performansını sergiledi

Küresel piyasalarda önemli gelişmelerin yaşandığı son dönemde, ABD Doları, diğer majör para birimleri karşısında beklentilerin altında bir performans sergileyerek yatırımcıları şaşırttı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) son faiz indirimleri ve buna bağlı olarak ortaya çıkan ekonomik öngörüler, Doların değer kaybında kilit rol oynadı. Bu durum, Doların 22 yılın en düşük yıllık performansına işaret etti.

Doların Küresel Düşüşü Ve Merkez Bankası Politikaları

Federal Rezerv, 10 Aralık’ta aldığı kararla politika faizini 25 baz puan düşürerek 2025 yılına üç toplantı üst üste faiz indirimiyle veda etti. Toplamda 75 baz puanlık faiz indirimi, Doların uluslararası piyasalardaki diğer önemli para birimleri karşısındaki gücünü doğrudan etkiledi. Doların altı ana para birimi karşısındaki performansını ölçen Dolar endeksi, bu gelişmelerin ardından 97.57 seviyesine gerileyerek yaklaşık 2,5 ayın en düşük değerini gördü. Yıl sonu kapanışının bu seviyelerde gerçekleşmesi halinde Dolar, yılı yüzde 10.3’lük bir kayıpla tamamlayacak ve bu durum, 2003 yılından bu yana kaydedilen en kötü yıllık performans olarak kayıtlara geçecek.

Geleceğe Yönelik Beklentiler Ve Enflasyon Dinamikleri

Dolar endeksindeki bu değişimler, yalnızca mevcut faiz indirimlerini değil, aynı zamanda 2026 yılı için beklenen faiz indirimlerini de yansıttı. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyeleri arasında son toplantılarda farklı görüşler ortaya çıkmasına rağmen, piyasalar Fed’in 2026 yılında iki faiz indirimi gerçekleştireceğini fiyatladı. Goldman Sachs Başekonomisti David Mericle, bu konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “FOMC’nin iki adet 25 baz puanlık indirimle faizleri yüzde 3–3,25 aralığına çekmek üzere uzlaşmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Mericle, bu öngörüsünün ana nedeni olarak yavaşlayan enflasyon oranlarını işaret etti.

FED Bağımsızlığına Yönelik Endişeler Ve Trump Etkisi

Doların küresel çapta zayıflamasında, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın uyguladığı tarife politikalarının da etkili olduğu belirtildi. Bununla birlikte, Trump’ın Fed üzerindeki artan etkisi, bankanın bağımsızlığına dair ciddi kaygıları beraberinde getirdi. HSBC analistleri, duruma ilişkin yaptıkları değerlendirmede, “Aralık’ta ABD risk primi yükseldi; bu da Dolar zayıflığının sadece para politikası görünümünden değil, Fed’in bağımsızlığına dair artan endişelerden de kaynaklanabileceğini gösteriyor” dedi. Analistler, G10 ülkelerinin çoğunda faizlerin sabit kaldığı bir dönemde, Fed’in likidite operasyonları ve görece güvercin duruşunun Doların görünümünü olumsuz etkilediğini vurguladı.

Euro/Dolar Paritesinde Dikkat Çekici Yükseliş

Doların küresel bazda değer kaybetmesiyle paralel olarak Euro/Dolar paritesi, dün 1.1806 seviyesine ulaşarak son üç ayın zirvesini gördü. Yıl başından bu yana kaydettiği yüzde 14’lük yükselişle, yılın son günlerinde olağandışı bir hareket yaşanmaması durumunda Euro, Dolar karşısında 2003 yılından bu yana en iyi yıllık performansına imza atmış olacak. Avrupa Merkez Bankası (ECB), geçtiğimiz hafta faiz oranlarını sabit tutma kararı alırken, bazı büyüme ve enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Bu adımın, yakın vadede ek bir parasal gevşeme ihtimalini zayıflattığı yorumları yapıldı. Piyasa katılımcıları, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerdeki benzer beklentilere paralel olarak, ECB’den gelecek yıl için sınırlı da olsa bir sıkılaşma olasılığını fiyatlamaya başladı.

Yurt İçi Piyasaların Görünümü

Dolar küresel piyasalarda zayıflama eğilimindeyken, yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimleri de yerel para birimleri üzerinde etkili oldu. Dolar/Türk Lirası kuru, 2025 yılı genelinde yüzde 21’lik bir yükselişle 42.85 seviyesine çıktı. Aynı dönemde Euro/Türk Lirası kuru ise yüzde 36’lık bir artış göstererek 50.7 seviyesine tırmandı. Bu gelişmeler, küresel ekonomik dinamiklerin yanı sıra, yurt içi para politikalarının da yerel piyasalar üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha ortaya koydu.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Türkiye Avrupa Elektrikli Araç Satışlarında İlk 4 Ülke Arasına Yükseldi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.