a

FED Yetkililerinin Ayrışan Faiz Mesajları Emtia Piyasalarını Sarsıyor

Emtia piyasalarında, tamamlanan haftada ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen açıklamaların Fed'in para politikasının seyrine ilişkin beklentilerde belirsizliği artırmasıyla dalgalı bir seyir izlendi

Küresel finans piyasalarında belirsizlikler devam ederken, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) son dönemde yaşanan hükümet kapanmasının sona ermesi ve Başkan Donald Trump’ın enflasyon endişeleriyle tarifelere yönelik adımlarının etkileri yakından izlenmeye devam etti. Bu süreçte açıklanmaya başlanan ABD makroekonomik verileri de yatırımcılar için kritik öneme sahipti. Piyasalarda, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) yetkililerinden gelen çelişkili açıklamalar, emtia piyasalarında ciddi dalgalanmalara neden oldu, gelecek para politikası adımlarına ilişkin beklentileri sürekli değiştirdi.

ABD Ekonomisinden Gelen Veriler Ve Enflasyon Belirsizliği

Geride bıraktığımız haftada açıklanan makroekonomik veriler, ABD ekonomisinin mevcut durumu hakkında önemli ipuçları sundu. Eylül ayında tarım dışı istihdam, 119 bin kişilik bir artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti ve iş gücü piyasasındaki canlılığın sürdüğüne işaret etti. Ancak, aynı dönemde işsizlik oranı yüzde 4,3’ten yüzde 4,4’e hafif bir yükseliş gösterdi. 15 Kasım tarihinde sona eren haftada ise ilk kez işsizlik maaşı başvurusu yapanların sayısı, bir önceki haftaya kıyasla 8 bin kişi azalarak 220 bine geriledi. Bu istihdam artışı, Fed’in 09-10 Aralık tarihlerindeki toplantısı öncesinde yayımlanan son önemli veri olarak öne çıktı.

Öte yandan, ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (BLS), federal hükümetin kapalı kaldığı süreçte veri toplanamaması nedeniyle Ekim ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin yayımlanmayacağını duyurdu. Bu durum, enflasyonun gidişatına dair önemli bir göstergenin eksik kalmasıyla piyasalarda enflasyon beklentilerine ilişkin belirsizliği artırdı.

FED Yetkililerinden Ayrışan Mesajlar Piyasayı Karıştırdı

Para piyasalarında Fed’in Aralık ayı toplantısına yönelik faiz indirimi beklentileri, banka yetkililerinden gelen ve birbirleriyle çelişen mesajların etkisiyle hafta boyunca sert dalgalanmalar yaşadı. Bu durum, Fed’in toplantıda alacağı karara ilişkin belirsizlikleri üst düzeyde tuttu.

Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, enflasyonda kaydedilen ilerlemenin durmuş gibi göründüğünü ve hatta ters yöne gidebileceğine dair uyarılar aldığını belirtti. Goolsbee, bu durumun kendisini “huzursuz ettiğini” ifade etti.

Fed Yönetim Kurulu Üyesi Lisa Cook ise geçen hafta “yüksek değerleme” endişelerine değinerek finansal sistemdeki bazı risklere dikkat çekti. Cook, ABD ekonomisini destekleyen ve tarihi seviyelerde bulunan varlık fiyatlarındaki olası bir çöküşe şaşırmayacağını dile getirdi. Cook, “Şu anda, varlık fiyatlarında büyük düşüşler yaşanma olasılığının arttığını izliyorum.” şeklinde konuştu. Böyle bir düşüşün tek başına finans piyasalarında istikrarsızlığa işaret etmeyeceğini belirten Cook, hızla büyüyen özel kredi piyasaları, hazine menkul kıymetleri piyasasındaki hedge fon ticareti ve makine tabanlı ticarette üretken yapay zekanın benimsenmesi gibi bir dizi riskin finansal sistem için mevcut olduğunu vurguladı. Cook’un bu açıklamalarının ardından, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in Aralık toplantısında faiz indirimine gitme olasılığı hafta ortasında yüzde 30 seviyelerine kadar geriledi.

Ancak, New York Fed Başkanı John Williams, iş gücü piyasasının zayıflamasıyla kısa vadede faiz oranlarının yeniden düşürülmesi için alan gördüğünü ifade etti. Williams, istihdama yönelik aşağı yönlü risklerin arttığını, enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ise azaldığını belirterek, para politikasının ılımlı şekilde kısıtlayıcı olduğunu düşündüğünü aktardı. Williams’ın bu “güvercin” tondaki açıklamaları sonrasında, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in Aralık toplantısında faiz indirimine gitme olasılığı, hafta ortasında gerilediği yaklaşık yüzde 30 seviyesinden yüzde 70’in üzerine çıkarak keskin bir yükseliş kaydetti.

Tahvil Ve Dolar Piyasasının Tepkisi

Söz konusu gelişmelerin ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı yüzde 4,07 seviyesinden tamamlarken, Dolar Endeksi yüzde 0,7 artışla 100,2’ye yükseldi. Bu durum, Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerdeki karmaşıklığın ve ekonomik verilerin yarattığı belirsizliğin piyasalar üzerindeki derin etkisini gözler önüne serdi.

Değerli Metallerde Negatif Seyir

Değerli metaller piyasası, geride bıraktığımız haftada ABD’den gelen para politikası sinyallerine karşı oldukça duyarlı bir seyir izledi. Dolar Endeksindeki yükseliş ve faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasıyla artan satış baskısı sonucu, hafta negatif bir kapanışla tamamlandı.

Fed üyelerinin “şahin” tutumunu sürdürmesi ve ABD’de Ekim ayında tarım dışı istihdamın beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, Fed’in Aralık ayında faiz indirimine gideceğine yönelik beklentileri zayıflattı. Bu durum, güvenli liman olarak görülen varlıklarda satış baskısı oluşturdu. Haftanın son işlem gününde ise New York Fed Başkanı Williams’ın “güvercin” tondaki açıklamaları piyasalarda risk iştahını kısmen destekledi. Analistler, bu gelişmelerle faiz indirimi beklentilerinin zayıflaması sonucu hafta boyunca değer kaybeden değerli metallerin, haftanın son işlem gününde kayıplarının bir kısmını telafi ettiğini belirtti. Bu süreçte ons bazında fiyatlar, platinde yüzde 1,8, gümüşte yüzde 1,3, paladyumda yüzde 0,8 ve altında yüzde 0,5 değer kaybetti.

Baz Metallerde Çin Kaynaklı Baskı

Baz metaller piyasasında, Fed’in para politikasına ilişkin belirsizliklerin yanı sıra Çin’den gelen zayıf veriler de fiyatlar üzerinde önemli bir baskı unsuru oldu. Çin’e ait sanayi üretimi ve perakende satış verilerinin açıklandığı önceki haftanın ardından, tamamlanan haftada yayımlanan veriler, ülkenin çelik üretiminin Ekim ayında aylık bazda yüzde 2, yıllık bazda ise yüzde 12,1 gerilediğine işaret etti.

Bakır fiyatları, ABD’de faiz indirimine yönelik beklentilerin zayıflaması ve Çin’den gelen zayıf makroekonomik veriler nedeniyle satış baskısı altında kaldı. Analistler, bakır fiyatlarının yıl içinde görülen zayıf Dolar ve maden arzındaki aksaklıkların etkisiyle Ekim ayında kısa süreliğine rekor seviyelere yaklaştığını, ancak dünyanın en büyük metal tüketicisi Çin’den gelen talep endişelerinin bu ralliyi sınırladığını kaydetti. Bu gelişmelerle baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre başına fiyatlar çinkoda yatay seyrederken, kurşunda yüzde 2,5, bakırda yüzde 1, alüminyumda yüzde 0,4 ve nikelde yüzde 0,2 azaldı.

Petrolde Jeopolitik Rahatlama, Doğal Gazda Yükseliş

Petrol piyasaları, tamamlanan haftada aşağı yönlü bir seyir izledi. Fiyatlamalarda, ABD’nin Rusya ile Ukrayna arasındaki barış girişimlerini hızlandırmasına bağlı olarak küresel arzın artabileceği beklentisi ve ABD Dolarının güçlenmesi etkili oldu. ABD’nin Rusya ile Ukrayna arasında olası bir barış planı için bastırdığına ilişkin haberler, savaş kaynaklı arz risklerinin azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Buna karşın, ABD’nin Rusya merkezli Rosneft ve Lukoil gibi Rus enerji şirketlerine yönelik yeni yaptırımlarının yürürlüğe girmesi piyasalarda kısa süreli belirsizlik yaratsa da, barış ihtimalinin öne çıkması petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Güçlü seyreden ABD Doları da petrol üzerinde ilave baskı yarattı. Dolar Endeksinin 6 ayın zirvesine yükselmesi, Dolar bazlı petrolü küresel ölçekte daha pahalı hale getirerek talebi olumsuz etkiledi.

Doğal gaz cephesindeki fiyatlamalarda ise pozitif bir seyir izlendi. Kuzey yarımkürede beklenen soğuk kış koşulları ve ABD’den rekor düzeyde LNG ihracatı, gaz talebini artırırken, ABD’de doğal gaz fiyatları Kasım başından bu yana yüzde 50’nin üzerinde yükseldi. Ülkede iç gaz üretimi ve stoklar tarihi yüksek seviyelerde bulunmayı sürdürse de, Aralık başında beklenen soğuk hava dalgası, fiyatlardaki yükselişi destekledi. Bu gelişmelerle, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,1 azalırken, New York Ticaret Borsası’nda işlem gören doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı da yüzde 0,3 değer kazandı.

Tarım Emtialarında Karışık Görünüm

Tarım emtiaları piyasası, güçlü üretim rakamları ve yüksek stoklarla fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, haftayı karışık bir seyirle tamamladı. Çin’in ABD’den gerçekleştirdiği yüksek hacimli soya fasulyesi alımları kısa vadede fiyatları yukarı çekerken, yatırımcıların odağına Brezilya’nın rekor üretim ve ihracat hedefleri ile Çin’deki stok fazlasına dair haber akışı yerleşti.

Buğday ve mısırda ise Rusya, Hindistan, Brezilya ve Avustralya’dan gelen rekor üretim haberleri, Uluslararası Hububat Konseyi’nin yukarı yönlü revizyonları ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün hububat üretiminde genel artışa işaret eden tahminleri, fiyatlardaki yükselişlerin kar satışlarıyla sınırlanmasına neden oldu. Pirinçte ise Asya kaynaklı rekor üretim beklentileri ile Hindistan’ın rekor hububat rekoltesi, fiyatları aşağı yönlü baskılayan temel unsur olmayı sürdürdü. Bu gelişmelerle, bu hafta Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar mısırda yüzde 1,4, pirinçte yüzde 0,5 değer kaybederken, buğdayda yüzde 0,1 ve soya fasulyesinde yüzde 0,2 arttı.

Yumuşak Emtialarda Düşüş Eğilimi

Yumuşak emtialar olarak nitelendirilen kahve ve kakao gibi ürünler, tamamlanan haftada yükselen Dolar Endeksinin etkisiyle değer kaybetti. Dolar Endeksindeki yükselişin yanı sıra küresel gıda enflasyonuyla mücadele kapsamında ABD yönetiminin bir önceki hafta bazı tarım ürünlerindeki ithalat vergilerini geri çekmesine ilişkin kararının etkileri de piyasalar üzerinde hissedilmeye devam etti. ABD’de faaliyet gösteren emtia borsası Intercontinental Exchange’te libre başına fiyatlar, kahvede yüzde 0,5, pamukta yüzde 0,3, şekerde yüzde 1,3 azaldı. Kakaonun ton başına fiyatı ise haftayı yüzde 5,5 düşüşle tamamladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yılmaz Kobi’lerde Likidite Sorunlarının 2026 Haziran’a Dek Süreceğini Belirtti

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.