Hacettepe Gazi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi ODTÜ’den 11 öğretim üyesinin ortaklaşa yürüttüğü DrugGEN isimli proje yapay zeka teknolojilerini kullanarak yeni ilaç keşif süreçlerini önemli ölçüde hızlandırmayı hedefliyor. Bu çığır açıcı çalışma tedavisi henüz bulunamayan hastalıklara yönelik yeni ilaç adaylarının geliştirilme potansiyelini artırarak tıp dünyasına yeni bir umut ışığı sunuyor.
2021 yılında başlatılan kapsamlı araştırmada ilk etapta karaciğer kanserine yönelik tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi amaçlandı. Projenin yürütücülerinden Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunca Doğan dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden biri olan Nature’da yayımlanan bu önemli çalışmanın detaylarını aktardı.
Prof. Dr. Doğan yapay zeka modellerinin potansiyeline ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. “İlgili ön çalışmalar titizlikle yapıldığı takdirde yapay zeka modelimiz bütün hastalıklara karşı etkili çözümler üretebilecek bir kapasiteye sahiptir” ifadelerini kullanan Doğan ODTÜ Kanser Sistem Biyolojisi Laboratuvarı’nın uzmanlığı doğrultusunda karaciğer kanseri üzerine odaklandıklarını belirtti.
Çalışmanın ilk aşamasında geliştirilen model bilgisayar ortamında test edildi ve kayda değer başarılar elde edildi. Bu başarılı sanal testlerin ardından deneysel aşamaya geçildi. Yapay zekanın ürettiği 5 molekülden ikisinin hedef proteinlere bağlanmayı başardığı gözlemlendi. Sonraki aşamada ise aynı moleküller doğrudan kanser hücreleri üzerinde denendi ve burada da benzer olumlu etkilerin görüldüğü rapor edildi. Prof. Dr. Doğan bu sonuçlardan duydukları memnuniyeti dile getirirken mevcut durumda bu ilaç adayının insanlar üzerinde başarıya ulaşacağını kesin olarak söylemenin mümkün olmadığını vurguladı. İlacın insanlar üzerindeki etkinliğinin netleşmesi için çalışmanın sonraki evrelerinin büyük bir titizlikle yürütülmesi gerektiği belirtildi.
Geleneksel ilaç keşif süreçleri genellikle devasa molekül kütüphanelerinin taranmasını içeriyor. İlaç firmaları bu süreçlerde milyonlarca molekülü tek tek test etmek zorunda kalıyor. Prof. Dr. Doğan bu durumun dezavantajlarını şu sözlerle açıkladı: “1 milyon molekülün test aşamaları çok uzun sürüyor ve maliyetler milyarlarca Doları buluyor. Bir ilacın laboratuvar ortamından eczane rafına ulaşması ortalama 15 yıl sürüyor ve bu sürecin maliyeti 2 Milyar Doları aşabiliyor.”
DrugGEN projesi ise bu paradigma dışına çıkarak süreçleri kökten değiştirmeyi hedefliyor. Prof. Dr. Doğan yapay zeka sayesinde bu süreyi ve maliyeti önemli ölçüde düşürebileceklerini belirtti. “Biz yapay zeka sayesinde maliyeti örneğin 1 Milyon Dolara insan deneyi aşaması öncesine kadar ki süreyi ise 1 veya 2 yıla düşürebilmeyi hedefliyoruz” dedi. Bu durum ilaç keşif süreçlerini sadece hızlandırmakla kalmayıp aynı zamanda çok daha erişilebilir hale getirme potansiyeli taşıyor.
Projenin arkasındaki vizyon sadece küresel ilaç endüstrisine katkı sağlamakla sınırlı değil. Prof. Dr. Doğan bu tür çalışmaların dünyadaki sadece birkaç büyük ilaç firmasının tekelinde kalmamasını arzuladıklarını ve Türkiye’nin de kendi ilaçlarını geliştirebilmesini istediklerini vurguladı. Bu hedef Türkiye’nin sağlık sektöründe dışa bağımlılığını azaltma ve stratejik bir özerklik kazanma yolunda önemli bir adım teşkil ediyor. DrugGEN projesi bilimsel yenilikleri ulusal stratejik hedeflerle birleştirerek geleceğin tıp ve eczacılık alanlarına yön veren önemli bir inisiyatif olarak öne çıkıyor.
Yerli SMA İlacı 2026’Da Seri Üretime Başlayacak On Binlerce Hastaya Umut Olacak
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.