Milli Muharip Uçak KAAN projesinin geliştirme faaliyetleri kapsamında üretilen prototip uçaklarında, Birleşik Devletler’den tedarik edilen F110 motorları kullanılmaktadır. Bu motorlar, projenin ilk aşamalarında test ve deneme süreçlerini yürütmek üzere TUSAŞ tesislerinde entegre edilmiş durumdadır. Projenin takvimine göre, test aşamalarının başarıyla tamamlanması halinde KAAN’ın 2028 yılında Türk Hava Kuvvetleri envanterine dahil edilerek seri üretime geçmesi hedeflenmektedir.
Ancak, seri üretim aşamasında da F110 motorlarının kullanılması öngörüldüğünde, kritik bir tedarik sorunu ortaya çıkabileceği belirtilmektedir. Eğer Birleşik Devletler Kongresi’nden beklenen onay 2028 yılına kadar gelmezse, Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilecek seri üretim KAAN uçakları için motor tedarikinde alternatif arayışlara hız verilmesi gerekeceği vurgulanmaktadır. Bu durum, projenin geleceği açısından önemli bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir.
KAAN projesinin motor tedariki konusundaki spekülasyonlar devam ederken, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Görgün, projenin geleceğinin sadece tek bir ülkenin motoruna bağlı olmadığını ifade ederek, teslimat takviminde herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığını özellikle belirtti.
Görgün, savunma sanayii projelerindeki stratejik yaklaşımı şu sözlerle açıkladı:
“Savunma sanayiinde süreç daima bu şekilde işler. Önce mevcut motorlarla başlanır, ardından milli motor projeleri devreye alınır. Biz de KAAN’ı blok yaklaşımıyla üretiyoruz. Yani farklı aşamalarda, farklı kabiliyetlerle güçlenen versiyonlarını envantere kazandırarak, kademeli olarak geliştiriyoruz. Seri üretimimizi riske atmamak için de yalnızca tek bir kaynağa bağlı kalmıyor, farklı tedarik kanallarıyla çalışıyor, alternatifleri eş zamanlı olarak değerlendiriyoruz.”
Bu açıklama, KAAN projesinin geliştirme sürecinde “blok yaklaşımı” benimsenerek, uçağın farklı aşamalarda, sürekli yeni yeteneklerle donatılarak envantere dahil edileceğini ortaya koydu. Ayrıca, seri üretim aşamasında tedarik risklerini minimize etmek amacıyla birden fazla motor kaynağıyla iş birliği yapıldığı ve çeşitli alternatiflerin eş zamanlı olarak değerlendirildiği bilgisi paylaşıldı.
Haziran ayında Türkiye ile Endonezya arasında imzalanan 48 adet KAAN uçağının ihracatına yönelik anlaşma da motor tedariki tartışmaları kapsamında yeniden dikkatleri üzerine çekti. Ancak bu anlaşmanın, söz konusu motor tedarik endişelerinden farklı bir planlama ile ilerlediği belirtildi.
İmzalanan anlaşma hükümleri uyarınca, Endonezya’ya ihraç edilecek bu uçakların yerli ve milli motorlarla teslim edilmesi öngörülmektedir. Dolayısıyla, Birleşik Devletler Kongresi’nden gelmesi beklenen F110 motor onayı, Endonezya ile yapılan ve milli motor odaklı bu 48 adet KAAN ihracatını doğrudan etkilemeyecektir. Bu durum, KAAN projesinin farklı pazar ve üretim senaryolarına yönelik esnek bir stratejiye sahip olduğunu göstermektedir.
Merkez Bankaları Küresel Belirsizliklerin Gölgesinde Faiz Kararlarını Şekillendiriyor