Giresun’dan Trabzon yönüne seyir halinde olan iki otomobilin karıştığı basit bir trafik kazası, ardında büyük bir trajedi bıraktı. Akciğer kanserini yeni yenmiş olan 68 yaşındaki emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun, kaza sonrası çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu aldığı darbelerle yaşamını yitirdi. Bu elim olay, ailesi ve yakın çevresi başta olmak üzere tüm ilçeyi derin bir yasa boğdu.
Olay, 16 Kasım tarihinde Giresun’dan Trabzon istikametine seyreden 38 yaşındaki İlhan İhtiyaroğlu yönetimindeki 61 ADL 995 plakalı otomobil ile 68 yaşındaki emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun idaresindeki 28 ADE 196 plakalı otomobilin çarpışmasıyla başladı. Meydana gelen kazada araçlarda maddi hasar oluştu. Ancak bu hasar, ne yazık ki sürücüler arasında kısa sürede hararetli bir tartışmaya dönüştü. İddialara göre, sözlü atışma giderek büyüdü ve yumruklu bir kavgaya evrildi. Kavga sırasında aldığı darbelerle ağır yaralanan Coşkun, yere yığıldı. Çevredekilerin haber vermesiyle olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Abdullah Coşkun, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. Olayla ilgili olarak İlhan İhtiyaroğlu, “neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış kasten yaralama” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Abdullah Coşkun’un vefatı, olayın trajik boyutlarını daha da gözler önüne serdi. Emekli öğretmen Coşkun’un, yakın zamanda zorlu bir sağlık mücadelesini başarıyla tamamladığı anlaşıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşe Coşkun Beyan’ın, yani kendi kızının üç yıl süren özverili tedavi ve çabaları sayesinde, Abdullah Coşkun akciğer kanserini henüz bir hafta önce yenmişti. Bu acı verici gerçek, olayın vahametini ve kaybın büyüklüğünü katbekat artırdı.
Kaza anında Abdullah Coşkun ile aynı araçta bulunan eşi Hanife Coşkun, yaşadıkları dehşeti ve çaresizliği ayrıntılarıyla anlattı. Hanife Coşkun, olayın başlangıcını şu sözlerle dile getirdi: “Bir araç bize vurdu. ‘Güm’ sesi geldi ama ne olduğunu fark etmedik. Teker patladı sandım.” Sözlerine devam eden Coşkun, kendilerine çarpan aracın sağ taraftan önlerini kestiğini ve arabadan inen kişinin hemen küfretmeye ve araçlarına tekme atmaya başladığını belirtti. “Araçtan cani katil indi. Ağza alınmayacak küfürler etmeye ve arabayı tekmelemeye başladı. Şoför tarafına da yumruk attı.” diye ekledi. Eşinin camı açıp “Ne oluyor?” demek istediği sırada kaşının üzerine bir yumruk aldığını ve darp edildiğini ifade eden Hanife Coşkun, yaşadıklarını şöyle sürdürdü: “Eşim camı açtı. ’Ne oluyor?’ diyecekken kaşının üzerine yumruk atarak eşimi darp etti. Arabanın kapısını açıp, eşimi dışarı çıkardı.” Eşinin koluna sarılarak engel olmaya çalıştığını ve kanseri yeni yendiğini anlatmaya çabaladığını ancak saldırganın durmadığını belirten Hanife Coşkun, “Eşimin koluna asıldım. Eşimin bir hastalık öyküsü var. Kanseri yeni yendiğini katile izah etmeye çalıştım. Eşimi araçtan çıkardı, tekme tokat dövmeye başladı.” dedi. Kavgayı araçtan kilitli kaldığı için sadece izlemek zorunda kaldığını belirten Coşkun, “Boğuşmalarını arabanın camından izledim. Eşim arabayı kilitlemiş, çıkamadım. O esnada sadece ikisi vardı. TIR’lar geçiyordu. Nefes aldırmadan dövmeye devam etti.” ifadelerini kullandı. Olay yerine gelen vatandaşların kendisini arabadan çıkardığını ve saldırganın kendisine de saldırdığını belirten Hanife Coşkun, diz protezleri olduğunu belirtmesine rağmen saldırganın onu yere düşürdüğünü söyledi: “Gelen vatandaşlar beni arabadan çıkardı. Kızınca dönüp bana da yumruk salladı, geri çekildim. Beni yakamdan tutup silkeleyip düşürdü. ‘Dizlerim protez’ dedim. Yine biz adama yalvardık. Eşim o sırada çoktan gitmişti.”
Abdullah Coşkun’un kızı, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayşe Coşkun Beyan da babası için adalet arayışında olduklarını vurguladı. Ayşe Coşkun Beyan, babasının karakterini ve bu olayın kabul edilemezliğini şu sözlerle ifade etti: “Benim babam bir karıncayı incitmemiş emekli öğretmendi. Çocuklarının kucağına oturup ders anlatacak kadar sevecendi. Annem, ‘Bu adam hasta’ diye yalvarmasına rağmen cani vahşice vurup durmuş. Babam yere düştükten sonra bile tekme atmaya gelmiş. Annemi sürüklemiş. Adalet istiyoruz. Bu caninin sokağa, insan içine çıkmaması lazım. Hepimiz bunlar yüzünden tehlikedeyiz. Bu işin peşini asla bırakmayacağım. Bu işin takipçisi olacağız.” Emekli öğretmenin oğlu, diş hekimi Emrah Coşkun ise yaşadıkları büyük acıyı özetleyen bir ifade kullandı: “Babam hastalıkların üstesinden geldi, kanseri yendi ama maalesef bu caniyi yenemedi.” Bu trajik olay, toplumda benzer şiddet vakalarının önlenmesi adına adalet beklentisini yükseltti.
Tam Tahıllar Vücudun Temel Enerji Kaynağı Ve Sağlığın Vazgeçilmez Destekçisi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.