Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği (TOKKDER), bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ iş birliğiyle hazırladığı, kısa dönem araç kiralama sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyrek performansını detaylandıran “TOKKDER Kısa Dönem Araç Kiralama Sektör Raporu”nu kamuoyuyla paylaştı. Bu rapor, sektörün mevcut durumunu, filo büyüklüklerini, marka tercihlerini ve genel ekonomik etkisini gözler önüne serdi.
Yayımlanan rapora göre, kısa dönem araç kiralama sektörünün 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla filosundaki araç sayısı 155.900 adede ulaştı. Bu rakam, 2024 yılı sonunda 151.000 adet olarak kaydedilen sektör araç parkında kayda değer bir artışı temsil etti. Araç markaları bazında yapılan değerlendirmede ise Renault, %21,2’lik payı ile Türkiye kısa dönem araç kiralama pazarının en çok tercih edilen markası olma özelliğini korudu. Renault’yu sırasıyla %20,9 ile Fiat, %10,6 ile Hyundai, %8,2 ile Peugeot ve %7,6 ile Opel takip etti. Bu dağılım, sektördeki rekabet dinamiklerini ve tüketici tercihlerini açıkça ortaya koydu.
Sektörün araç parkının %41,1’i A ve B segmenti araçlardan oluşurken, kompakt sınıf araçlar %40,6 ile ikinci sırada yer aldı. Yılın ilk 9 ayında filodaki araçların %9,4’ü D segment, %2,9’u E ve F segmentleri ve %6’sı ise hafif ticari araç kategorisinde kaydedildi. Yakıt türlerine göre incelendiğinde, benzinli modeller %65,3’lük pay ile sektörde baskın rol oynarken, dizel araçlar %26,3, hibrid araçlar %5 ve elektrikli modeller ise %2,4’lük bir pay elde etti. Elektrikli ve hibrit araçların toplamdaki %8,4’lük oranı, sektörün çevreci dönüşüm yolundaki adımlarının başlangıcına işaret etti.
Gövde tiplerine göre yapılan değerlendirmede ise sedan araçlar %35,3’lük oran ile en çok tercih edilen gövde tipi olmayı sürdürdü. Hatchback gövde tipine sahip araçlar %30,4 ile ikinci sırada yer alırken, SUV araçlar %26,3 ile üçüncü sırada konumlandı. Station wagon’lar ise %0,6 gibi sınırlı bir paya sahip oldu. Vites tipi tercihlerinde ise otomatik vitesli araçlar, sektörün toplam araç parkının %81,3’ünü oluşturarak kullanıcıların konfor arayışını yansıttı. Manuel vitesli araçların payı ise %18,7 olarak gerçekleşti.
Sektörün finansal performansına bakıldığında, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde toplam 42,8 Milyar TL tutarında araç alımı gerçekleştirildi. Yılın ilk üç çeyreği toplamında ise bu rakam 98,6 Milyar TL’ye ulaşarak sektörün önemli bir yatırım hacmine sahip olduğunu gösterdi. Bu tutar, 2025 yılının ikinci çeyreğinde 35,6 Milyar TL seviyesindeydi. Operasyonel metriklerde ise dikkat çekici gelişmeler kaydedildi. Yılın ikinci çeyreğinde sektörün kiradaki ortalama araç sayısı 100.821 adet iken, üçüncü çeyrekte bu rakam %26,3 artarak 127.389 adede yükseldi. Kontrat sayısı da benzer bir ivme göstererek ikinci çeyrekteki 1.094.663 adetten üçüncü çeyrekte 1.321.998 adede çıktı. Ortalama kontrat süresi üçüncü çeyrekte 8,7 gün olarak belirlenirken, toplam kira günü ise 11.465.047 olarak hesaplandı. Filo doluluk oranlarında da önemli bir iyileşme gözlendi. İkinci çeyrekte %61 olan ortalama doluluk oranı, üçüncü çeyrekte %82 seviyesine yükseldi. Rapora katılan firmaların filolarındaki araçların ortalama yaşı ise 19 ay olarak tespit edildi.
Yılın üçüncü çeyrek sonuçlarını değerlendiren TOKKDER Yönetim Kurulu Başkanı Özarslan A. Tangün, sektörün önemine dikkat çekti. Tangün, “Bu rakamlar, kısa dönem kiralamanın Türkiye ekonomisi içinde artık sadece bir hizmet alanı değil, sürdürülebilir bir yatırım ekosistemi haline geldiğini kanıtlıyor.” ifadelerini kullandı. Elektrikli ve hibrit araçların toplam payının %8,4’e ulaşmasının, sektörün çevreci dönüşümüne dair umut verici bir gelişme olarak öne çıktığını belirtti. 2025’in son çeyreğine yaklaşılırken, sektörün istikrarlı büyümesini sürdürmesi için ekonomik istikrar, finansmana erişim kolaylığı ve sürdürülebilir filo yatırımlarını destekleyen politikaların öneminin altını çizdi. Tangün, 2025 yılının sektör için bir geçiş dönemi niteliğinde olduğunu belirterek, “3’üncü çeyrek sonuçlarına göre sezon genel olarak beklentilerin altında gerçekleşti ancak hareketli bir sezon olduğunu söyleyebiliriz. Hem iç turizm hem yurt dışı talepleri nedeniyle sektörün uzun vadede büyük bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Ancak kısa vadede sektör oyuncularının verimliliği artırmaya yönelik aksiyonlarına devam etmesi gerekecek” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Genelinde 500 Bin Sosyal Konut Projesine Başvurular Resmen Başladı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.