Yaz tatilinin sona ermesiyle birlikte yeni eğitim öğretim dönemine adım atan öğrencilerin karşılaştığı uyku düzensizlikleri onların akademik gelişimini olumsuz etkileyebilir potansiyel taşıyor. Konunun uzmanları bu geçiş sürecinde öğrencilerin sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof Dr Levent Öztürk öğrencilerin yeni döneme uyum sağlamakta yaşadığı uyku problemlerine vurgu yaparak uyku hijyeni kurallarına mutlak surette uyulması gerektiğini tavsiye etti. Prof Dr Öztürk bilhassa yatış ve kalkış saatlerinin belirli bir düzen içinde korunmasının sirkadiyen ritmin yani vücudun biyolojik saatinin sağlıklı işleyişi açısından hayati bir fonksiyonu olduğunu belirtti. Yaz aylarında gevşeyen uyku saatlerinin okulun başlamasıyla birlikte yeniden disiplin altına alınmasının başlangıçta bazı adaptasyon zorluklarına yol açabileceğini ifade eden Öztürk bu geçiş evresinin doğru ve etkili yöntemlerle yönetilebileceğini dile getirdi.
Prof Dr Öztürk insan beyninin belli yatış ve kalkış saatlerine alıştırılabileceği görüşünü aktardı. Beyne saat öğretme mekanizmasını ayrıntılarıyla açıklayan Öztürk şu bilgileri paylaştı: “Belli saatlerde uyanmak arzusundaysak öncelikle kendimiz için en uygun kalkış saatini belirlemeliyiz. Örneğin sabah 07.00 olarak kabul edelim. Bu saatte uyanır uyanmaz yataktan derhal çıkarak gözümüzün parlak ışığa maruz kalmasını sağlamak kritik bir adımdır.” Öztürk yaklaşık 8 ila 10 dakika süren bir ışık maruziyetinin beynin hormonal sistemini doğrudan etkilediğini vurguladı. Bu uygulamanın melatonin hormonunun baskılanmasına yardımcı olduğunu ve beynimize “kalkış saatin budur” mesajını ileterek biyolojik saati sıfırladığını ekledi. Bu yöntem sayesinde vücudun kısa bir zaman diliminde yeni uyku-uyanıklık döngüsüne adapte olabildiğini belirtti.
Sağlıklı bir uykuya geçiş için gece yatmadan önce belirli rutinlerin düzenli olarak tekrarlanmasının önemine dikkat çeken Prof Dr Öztürk vücudun uykuya hazırlanma sürecinin en az 1 saat öncesinden başlatılması gerektiğini önerdi. Bu hazırlıkların psikolojik ve fizyolojik olarak uykuya geçişi kolaylaştırdığını belirten Öztürk şunları örnek gösterdi: “Pijamaları giymek hafif bir kitap okumak bitki çayı veya ılık bir süt tüketmek bu hazırlıklardan bazıları olabilir. Bu tür rutin alışkanlıkların edinilmesi beynimize ‘yatma saati yaklaşıyor birazdan uykuya dalacaksın’ sinyalini gönderir.” Öztürk bu düzenli alışkanlıkların uykuyla eşleştiğinde yatağa yatıldığında daha kolay ve hızlı bir şekilde uykuya dalınabileceğini sözlerine ekledi. Ayrıca kişiye özel olarak oluşturulan bir müzik listesinin yatış öncesinde dinlenmesinin de beyni uykuya hazırlayan güçlü bir tetikleyici olabileceğini ifade etti.
Prof Dr Levent Öztürk sağlıklı ve düzenli uyku uyuyan öğrencilerin akademik başarılarının gözle görülür bir şekilde arttığını kesin bir dille ortaya koydu. Öğrenciler için kesintisiz en az 7 saatlik uyku süresinin elzem olduğunu vurgulayan Öztürk uyku kalitesinin öğrenme hafıza konsantrasyon ve problem çözme gibi kritik bilişsel fonksiyonlar üzerindeki doğrudan etkisine değindi. “İyi bir uyku öğrencilerin okul başarısını doğrudan ve olumlu yönde etkiler” diyen Öztürk uyku kalitesinin bozulmasının akademik performansı da o denli kötüleştirebileceği uyarısında bulundu. Bu nedenlerle öğrencilerin uyku sağlığına azami özen göstermesi ve en az 7 saatlik tek parça halinde düzenli bir uyku sağlaması gerektiğini ekledi.
Beslenme Alışkanlıkları Obeziteyi Hareketsiz Yaşamdan Daha Yüksek Oranda Tetikliyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.