Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde 26 Eylül 2023 tarihinde saat 01.30 sıralarında meydana gelen ve kamuoyunda “Güllü” olarak tanınan ses sanatçısı Gül Tut’un trajik ölümüyle ilgili soruşturma derinlemesine devam ederken, olay sonrası gelişen medya yayınları yeni bir hukuki süreci beraberinde getirdi.
Sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun avukatı Merve Uçanok, sosyal medya platformlarında ve bazı televizyon programlarında yapılan yayınlara ilişkin Yalova Adliyesi’ne suç duyurusunda bulundu. Avukat Uçanok tarafından yapılan açıklamada, olayın asıl mağdurları olan müvekkillerinin, konuyla hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerce görsel ve sosyal medyada, hatta televizyon programlarında yanlış bilgilerle hedef alındığı, bunun bir linç girişimi ve itibar suikastına dönüştürüldüğü vurgulandı.
Avukat Merve Uçanok, suç duyurusunun ardından yaptığı yazılı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunun malumu olduğu üzere, ünlü ses sanatçısı Güllü (Gül Tut) 26 Eylül 2025 tarihinde elim bir kaza sonucunda Yalova, Çınarcık’taki ikametinden düşerek hayatını kaybetmiştir. Müteveffanın yaşanan elim hadise sonucu hayatını kaybetmesi, başta müvekkillerimiz olmak üzere, tüm ülkemizde derin bir üzüntü yaratmıştır. Her ne kadar müteveffanın kamuoyuna mal olmuş bir sanatçı olması sebebiyle çeşitli görsel, yazılı ve sosyal medya organlarının konuyla alakalı yayınlar yapması doğal olsa da yaklaşık bir aydır çeşitli basın organları ve sosyal medyada müteveffanın kızı olan müvekkilimiz Tuğyan Ülkem Gülter ve manevi kızı Sultan Nur Ulu hakkında gerçeğe ve dosyadaki delil durumuna tamamen aykırı, haksız ve vicdanları yaralayıcı bir dezenformasyon süreci yürümektedir. Bu durum, müvekkillerimiz hakkında adeta bir linç kampanyasına ve itibar suikastına dönüşmüştür.”
Uçanok, konuya tamamen yabancı kişilerin bu trajik olay üzerinden prim yapma gayretiyle kanalları dolaşarak hukuki süreci ve gerçeği çarpıtan beyanlarda bulunduğunu belirtti. Ayrıca, yalnızca izlenme ve tıklanma kaygısıyla, maddi gerçeklikten uzak bu tür yayınların, hem yürütülen adli soruşturmayı olumsuz etkilediğini hem de müvekkillerinin özel hayatlarına saygı duyulması hakkını ihlal ettiğini ifade etti. Bu durumun, zaten büyük bir acı ve yas içinde olan genç kadınların manevi dünyalarında onarılamaz zararlara yol açtığı, yaslarını sağlıklı bir şekilde yaşamalarını ve günlük hayatlarını sürdürmelerini imkansız kıldığı kaydedildi.
Avukat Uçanok, açıklamasında kamuoyuna önemli çağrılarda bulundu. Güllü’nün ölümüyle ilgili olarak Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun adının geçeceği her türlü yayının derhal durdurulmasını talep ettiklerini belirtti. Uçanok, kamuoyundan hukuki sürece ve annelerini henüz genç yaşta kaybeden müvekkillerinin acılarına saygı duyulmasını, sürece vicdani ve hukuki açıdan yaklaşılmasını rica ettiğini vurguladı.
Açıklamada son olarak, “Müvekkillerimizin masumiyet karinesi ve kişilik haklarına saldırı mahiyetindeki her türlü yayınların durdurularak olay üzerinden ün kazanmaya çalışan üçüncü kişilere prim verilmemesi gerekmektedir. Bu amaçla tarafımızca gerekli hukuki başvurularda bulunulmuş olup benzer yayınlara devam edilerek müvekkillerimizin kişilik haklarının ihlal edilmesi durumunda müvekkillerimizin tüm hukuki haklarının kullanılacağını bildiririz” ifadelerine yer verildi. Bu hukuki adım, yaşanan trajedinin ardından mağduriyet yaşayan ailenin haklarını koruma ve dezenformasyonla mücadele etme kararlılığını açıkça ortaya koydu.
PKK’nın Çekilme Süreci Türkiye’nin Kararlı Duruşuyla İlerliyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.