Kamuoyunun yakından takip ettiği yüksek profilli dolandırıcılık davasında kritik bir dönüm noktasına ulaşıldı. Sanık Seçil Erzan hakkında beklenen karar mahkeme tarafından açıklandı. Banka şube müdürü olarak görev yaparken, yüksek getirili yatırım vaatleriyle çok sayıda tanınmış ismin de aralarında bulunduğu mağdurları dolandırdığı iddia edilen Erzan, çeşitli suçlardan hapis cezasına çarptırıldı.
Davanın son duruşmasında yargıç karşısına çıkan Seçil Erzan, karardan önce son savunmasını gerçekleştirdi. Erzan, hakkındaki iddialara ilişkin olarak, “Arada çelişkilerim oldu ama her zaman en doğrusunu söylemeye çalıştım.” ifadelerini kullandı. Davanın karmaşık yapısına dikkat çeken Erzan, kendi dışında kayıt dışı para işlemlerine karıştığını iddia ettiği kişilere de işaret etti. Sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bugün bu dosyada benim hiç tanımadığım, kayıt dışı para almak için insanları ikna eden kişilerin bulunduğu ve ana parasıyla birlikte daha fazlasını alan insanların bulunduğunu görüyorum.” Savunmasının sonunda mahkemeden ev hapsi talep eden Erzan, annesini görme arzusunu dile getirerek, “Ev hapsi talep ediyorum. Kaçsam kaçardım, annemi görmek istiyorum.” dedi.
Seçil Erzan’ın son savunmasının ardından mahkeme heyeti, uzun süredir devam eden yargılama sürecini tamamlayarak kararını açıkladı. Mahkeme, Erzan’ı “nitelikli dolandırıcılık” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından toplamda 102 yıl 2 ay 2 gün hapis cezasına mahkum etti. Adli para cezası olarak da Erzan’a 753 bin 880 Türk Lirası ödemesi kararlaştırıldı.
Dava kapsamında yargılanan diğer isimlerden bankanın eski üst düzey yöneticileri Hakan Ateş ve Mehmet Aydoğdu, kendilerine yöneltilen suçlamalardan beraat etti. Fatih Terim’in yardımcısı Müfit Erkasap’ın eşi olan sanık Nur Erkasap ise davadan 9 yıl 4 ay hapis ve 79 bin 160 Türk Lirası adli para cezası alarak cezalandırılan isimler arasında yer aldı.
Yüksek getirili fon vaatleriyle çok sayıda iş insanı, sporcu ve sanatçının da aralarında bulunduğu mağdurları etkileyen bu dolandırıcılık ağı, finans dünyasında büyük yankı uyandırmıştı. Davanın başladığı günden itibaren kamuoyunun gündeminden düşmeyen olaylar zinciri, bankacılık sektöründeki denetim mekanizmaları ve güven ilişkileri üzerine de önemli tartışmaları beraberinde getirdi. Seçil Erzan davası, Türkiye hukuk tarihinde benzer nitelikteki dolandırıcılık olayları arasında dikkat çekici bir yer edinirken, verilen kararların emsal teşkil edip etmeyeceği merakla bekleniyor.
Elektrikli Skuter Yönetmeliği Coğrafi Çitleme Ve Detaylı Veri Takibini Zorunlu Hale Getirdi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.