Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan evinin penceresinden 28 Eylül gecesi düşerek hayatını kaybeden, “Güllü” adıyla bilinen şarkıcı Gül Tut’un (52) ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Olayın ardından başlatılan teknik takibat ve detaylı incelemeler neticesinde, sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun yanı sıra 3 kişi daha gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, soruşturmaya eklenen bir tanığın verdiği ifade, olaya dair yeni ve çarpıcı iddiaları gündeme taşıdı.
Gül Tut’un şüpheli ölümü üzerine başlatılan titiz soruşturma, derinleşerek geniş bir alanı kapsadı. Emniyet güçleri, ilk etapta üzerinde durulan Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun yanı sıra, olayın farklı bağlantılarını da mercek altına aldı. Bu kapsamda, Gülter ve Ulu’yu Yalova’dan İstanbul’a aracıyla götüren şoför, İstanbul’da kaldıkları evin sahibi T. Y. ve Sultan Nur Ulu’nun babası Arif Ulu da şüpheli sıfatıyla gözaltına alındı. Özellikle Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yakalanan Arif Ulu’nun geçmişte çeşitli suçlardan kaydı bulunduğu ve denetimli serbestlik hükümlüsü olduğu belirtildi. Toplamda 5 şüpheli, emniyetteki sorguları için soruşturmanın yürütüldüğü Yalova’ya getirildi.
CNN TÜRK Muhabiri Ümit Uzun’un aktardığı bilgilere göre, soruşturmaya dahil olan bir tanık, Sultan Nur Ulu’ya yakın olduğunu belirterek çarpıcı iddialarda bulundu. Tanığın ifadesine göre, Tuğyan Ülkem Gülter’in Sultan Nur Ulu’dan salonda bulunan bir kameranın fişini çekmesini talep ettiği, Sultan’ın ise fişi çektikten sonra bunun bir kameraya ait olduğunu öğrendiği öne sürüldü. İddialar, olayın seyrine ilişkin daha karanlık bir tablo çizdi. Tanık, Tuğyan ve Sultan’ın salonda oturdukları sırada Tuğyan’ın, Sultan’a “Hadi artık odamıza geçelim” dediğini ifade etti. Bu sırada Gül Tut’un lavabodan çıktığı ve ikisini birlikte görünce “Siz ne yapıyorsunuz?” diye sorduğu iddia edildi.
Tanığın ifadeleri, olayın en kritik anlarını da içeriyordu. İddiaya göre, bu diyaloglar esnasında Tuğyan, annesine, “Anne pencerede kelebek var, bunu alır mısın?” dedi. Gül Tut’un ise buna karşılık olarak, “Bıktım sizden. Vallahi bırakıp gideceğim sizi!” şeklinde tepki gösterdiği belirtildi. Tanığın en sarsıcı iddiası ise Tuğyan Ülkem Gülter’in annesinin bu sözleri üzerine, “Öyle mi? O zaman hadi görüşürüz bay bay” diyerek Gül Tut’u ittiği yönünde oldu. Tüm bu iddialar, soruşturma makamlarınca detaylı bir şekilde incelenirken, olay yerindeki güvenlik kamerası görüntülerinin ve ses kayıtlarının Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından bilimsel analizlere tabi tutulduğu bildirildi.
Kanal D’de yayınlanan “Neler Oluyor Hayatta” programında dile getirilen bilgilere göre, kamuoyunun merakla beklediği bilirkişi raporunda önemli bir tespitte bulunulduğu öne sürüldü. Raporda, Gül Tut’un “Yüksek ihtimalle sol kalçasından itilerek düşüp hayatını kaybettiği” yönünde bir belirlemenin yer aldığı iddia edildi. Ancak, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun avukatları, dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, güvenlik kamerası görüntülerindeki ses analizleri ve bilirkişi raporunun henüz kendilerine ulaşıp ulaşmadığına dair kesin bir bilgiye sahip olmadıklarını açıkladılar.
Soruşturmayı bizzat yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, gazetecilere yaptığı açıklamada, olayın tüm yönlerini iğneyle kuyu kazar gibi ayrıntılı ve dikkatli bir şekilde araştırdıklarını vurguladı. Somut delillere ulaşmak için titizlikle çalıştıklarını belirten Başsavcı Öksüz, “Somut delillerle karşılarına çıkmamız gerekirdi. Hataya asla yer vermememiz gerekirdi. Ayrıntılı bir çalışmanın eseri” ifadelerini kullandı. Şüphelilerin sorgularında şu ana kadar herhangi bir itirafta bulunmadığını kaydeden Başsavcı Öksüz, “Henüz gerçeği anlatan yok” dedi. Ayrıca, basın yayın organlarına yansıyan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) raporuna ilişkin olarak gizlilik kararı bulunduğunu ve bu rapora hiç kimsenin ulaşamayacağını sözlerine ekledi.
Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun, gözaltına alınmadan 4 gün önce Büyükçekmece Mimaroba Mahallesi’nde sokakta yürürken güvenlik kameralarına yansıyan görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, ikilinin kaldıkları apartmandan valizlerle ayrıldığı anlar yer aldı. Elde edilen bilgilere göre, Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun Gürcistan ya da Fransa’ya kaçmak üzere evden valizlerle çıktıkları belirtildi. Şüphelilerin, havaalanında yakalanmamak adına deniz yolu veya bir TIR’ın dorsesinde Türkiye’den ayrılma planları yaptıkları da öğrenildi. Bu kaçma girişiminin tespiti, soruşturma dosyasına önemli bir delil olarak girdi ve olayın karmaşıklığını daha da artırdı.
Tarihi Kabataş Erkek Lisesinde Yapay Zeka Öğretmen Maarif Aı Sınıfa Girdi