Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) grup toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, Selahattin Demirtaş’ın tahliyesine ilişkin dikkat çekici bir yorumda bulunarak, “Tahliyesi hayırlı olur,” dedi. Bahçeli ayrıca, Meclis bünyesinde kurulan bir heyetin İmralı’ya giderek mesaj alması gerektiğini ve MHP’nin bu heyete katılmaya hazır olduğunu vurguladı.
Bahçeli, grup toplantısına ülke içinde ve dışında gelişmeleri değerlendirerek başladı. MHP’nin “seferberlik ruhuyla” çalıştığını, “taviz ve tavsamaya düşmeden, tehire müsaade etmeden” milletin her kesimine ulaşmaya gayret ettiğini ifade etti. Bu kapsamda, 09 Ağustos 2025 ile 27 Eylül 2025 tarihleri arasında dokuz ayrı bölge toplantısı düzenlendiğini hatırlattı. “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” teması altında gerçekleştirilen “Terörsüz Türkiye, Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” ile vatandaşlarla bir araya geldiklerini aktardı.
Genel Başkan Bahçeli, parti faaliyetlerinin “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ve “Derdin Derdimizdir” sohbet toplantılarıyla devam ettiğini belirtti. 24 Ekim 2025 tarihinden itibaren başlayan bu ziyaretlerle her kapıyı çalacaklarını, her eve gireceklerini ve her gönlü kazanacaklarını dile getirdi. Amaçlarının dertlere çare olmak veya ortak olmak olduğunu vurgulayan Bahçeli, ünlü düşünür ve şairlerden alıntılarla bu yaklaşımını pekiştirdi. “Gazali der ki, ‘derdimi söylemiyorsan beni anlamıyorsun demektir’,” sözleriyle dertleri dinlemenin önemine işaret etti. Aynı şekilde Hz. Mevlana’nın, “dertli bir insanın, tereddüt ve dumanlarla dolu bir gönül evi vardır, derdini dinlersen o evde bir pencere açmış olursun,” ifadelerini de hatırlattı.
Bahçeli, konuşmasında küresel huzursuzluk sarmalına da dikkat çekti. Dünya genelinde artan çatışmaların, ekonomik kapışmaların ve hibrit savaşların neden olduğu kaygı verici duruma değindi. Sudan’da 2023 yılından bu yana devam eden iç savaşın masum sivil halka ağır bedeller ödettiğini dile getiren Bahçeli, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin El Fashir şehrinde sivillere yönelik uyguladığı şiddeti “katliam” olarak nitelendirdi. Sudan’da işlenen insanlık suçlarını kınadığını ve bu ülkenin bir an evvel barışa kavuşmasını temenni ettiğini söyledi.
Gazze’deki durum da Bahçeli’nin gündemindeydi. 14 Ekim 2025 tarihli grup toplantısında yaptığı açıklamaları hatırlatan Bahçeli, 09 Ekim 2025 tarihinde sona eren 738 günlük şiddet sürecinin ardından 10 Ekim 2025 tarihinden itibaren tesis edilen ateşkesin İsrail tarafından çiğnendiğini belirtti. Mısır’daki zirve kararlarının İsrail tarafından ihlal edildiğini ve soykırım sürecinin “alçakça devam ettirildiğini” ifade etti. Bahçeli, ateşkes kararının ardından çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 254 savunmasız insanın hayatını kaybettiğini vurguladı. ABD Başkanı’nın Gazze’deki ateşkesle ilgili “kırılgan değil, çok sağlam” sözlerini ise “gerçeklerle bağını koparan, hayal alemine dalan, keyfi ve tarafgir konuşan bir siyasetçinin bitmek bilmeyen hezeyanı” olarak değerlendirdi.
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Bahreyn’de yaptığı “Türkiye ile İsrail arasında Hazar Denizi’nden Akdeniz’e kadar işbirliği göreceksiniz” şeklindeki beyanatı sert bir şekilde eleştiren Bahçeli, bu açıklamayı “ileri düzeyli akıl tutulması” olarak niteledi. Gazze soykırımının hesabı görülmeden İsrail ile işbirliği iddialarının mesnetsiz olduğunu ve Türkiye’nin hakikate ve mazlum Filistin halkının hukukuna asla sırt çevirmeyeceğini kaydetti. Bahçeli, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde bağımsız, egemen, coğrafi bütünlüğüne kavuşmuş ve Birleşmiş Milletler’de tam üyelik statüsü elde etmiş bir Filistin Cumhuriyeti’nin hem bölge hem de dünya barışı için kaçınılmaz bir mecburiyet olduğunu ifade etti.
Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşma yolunda atılan adımlara değindi ve bu bağlamda TBMM’de kurulan “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”nun çalışmalarının sonuna geldiğini bildirdi. 05 Ağustos 2025 tarihinden bu yana verimli toplantılar gerçekleştiren bu komisyonun yol haritası dahilinde hukuki, siyasi ve demokratik atılımların geniş bir mutabakatla temin edileceğini ümit ettiğini dile getirdi.
Bu noktada Bahçeli’nin en çarpıcı açıklamalarından biri geldi. Terör örgütü PKK’nın kurucu önderliğinin son dönemdeki görüş ve düşüncelerinin alınması gerektiğini belirten Bahçeli, bu konudaki kısır tartışmaların sonlandırılması çağrısında bulundu. “Meclis’te kurulan Komisyon’dan seçilecek milletvekillerinin İmralı’ya giderek ilk ağızdan ve ilk elden ihtiyaç duyulan mesajları alması süreci çok daha güçlendirecektir,” diyen Bahçeli, MHP’nin bu tür bir heyete katılmaya hazır olduğunu açıkladı. Bu konuda “korkuya, kaygıya, çekinmeye, çelişkide bocalamaya gerek olmadığını” vurguladı. İmralı’nın bugüne kadar sözünü tuttuğunu ve açıklamalarının arkasında durduğunu ifade eden Bahçeli, 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum çağrısı sonrasındaki gelişmelere ve 26 Eylül 2025 tarihi itibarıyla bir grup PKK’lının ülkeden ayrılmasına atıfta bulunarak “Terörsüz Türkiye” hedefinde kayda değer gelişmelerin yaşandığını belirtti. Medyanın İmralı ile Edirne (Demirtaş’ın bulunduğu cezaevi) arasında ihtilaf çıkarmaya çalıştığını ve “Terörsüz Türkiye” hedefini baltalamak isteyenlerin bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Konuşmasının bir bölümünde Cumhur İttifakı’na yönelik eleştirilere de yanıt veren Bahçeli, MHP ile AK Parti arasında bir kriz veya görüş ayrılığı olduğuna dair iddiaları kesin bir dille reddetti. “Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı arasında Terörsüz Türkiye hedefi etrafında ne bir görüş ayrılığı ne de siyasi bir ihtilaf asla, kat’a söz konusu değildir,” ifadelerini kullandı. İttifakı oluşturan partilerin dünya görüşlerinin ve siyasi mazilerinin farklı olabileceğini, bunun doğal olduğunu ancak Cumhur İttifakı’nın Türkiye ve Türk milleti sevdası etrafında kenetlenmiş, hesabi değil hasbi ve harbi bir birliktelik olduğunu vurguladı. 29 Ekim’de Anıtkabir törenlerine ve Cumhurbaşkanlığı resepsiyonuna katılmamasına ilişkin spekülasyonlara da değinen Bahçeli, bunun insani bir halden kaynaklanabileceğini ve kimin ne diyeceğini görmek için bir “imtihan vesilesi” olarak görülebileceğini belirtti.
Bahçeli, TBMM’deki 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Kanun Teklifi, 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi ve 2024 Yılı Sayıştay raporlarının görüşmelerinin 23 Ekim 2025 tarihinde başladığını bildirdi. 17 bakanlığın, 228 kamu kurumunun bütçesinin yanı sıra 227 kamu kurumu kesin hesabı ve 222 Sayıştay raporunun Plan ve Bütçe Komisyonu’nda müzakere edileceğini ifade etti. 2026 yılı bütçesinin “istikrar ve refah bütçesi” olarak tanımlandığını belirten Bahçeli, milletvekillerini Komisyon görüşmelerini yakından izlemeye, yapıcı katkılarda bulunmaya ve Cumhur İttifakı’nın siyasi doğasına uygun hareket etmeye çağırdı.
Satala Antik Kenti’nde 150 Yıl Sonra Mısır Tanrıçası İsis Büstü Yasal Yollarla Ortaya Çıkarıldı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.