a
  • Tek Sayfa Haber
  • Ekonomi
  • Küresel Gıda İsrafı 1 Trilyon Dolar Ekonomik Kayba Neden Oluyor Açlık Alarm Veriyor

Küresel Gıda İsrafı 1 Trilyon Dolar Ekonomik Kayba Neden Oluyor Açlık Alarm Veriyor

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ve Sürdürülebilirlik Akademisi’nin iş birliğiyle düzenlenen 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin açılış konuşmasını yapan TÜGİS Başkanı Kaan Sidar, “Bugün tarımda çalışan her 4 kişiden 1’i kayıt dışı; buna karşılık tarım teknolojilerine yapılan yatırımlar son 10 yılda 4 kat arttı. Bir yanda imkan ve teknoloji varken, diğer yanda eşitsizlikler söz konusu. Dünyada üretilen her 3 gıdadan 1’i çöpe gidiyor, bu durumun ekonomik karşılığı yaklaşık 1 trilyon dolar, iklimsel karşılığıysa her yıl 3 milyar ton karbon salımı. Bu yüzden israfı bir yönetim başlığı olarak ele alıyoruz” dedi. Tarım Orman...


İstanbul’da düzenlenen 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi, “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” ana temasıyla geniş bir katılımcı kitlesini ağırladı. Zirve, gıda zincirinin yeniden yapılandırılmasına yönelik ortak bir vizyon ve stratejinin geliştirilmesi hedefiyle gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca, daha adil, dayanıklı ve sağlıklı bir gıda sistemi oluşturma yolunda fikir alışverişleri, iş birlikleri ve inovasyonlar masaya yatırıldı. Akademi dünyasından finans sektörüne, sanayiden iş dünyasına, medyadan KOBİ’lere ve sivil toplum kuruluşlarına kadar gıda sektörünün tüm paydaşları, bu önemli platformda bir araya geldi.


Gıda İsrafı Ve Küresel İklim Krizi: Kritik Bağlantı


Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Başkanı Kaan Sidar, 11. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, mevcut küresel gıda sisteminin sürdürülemezliğine dikkat çekti. Sidar, dünya genelinde yeterli gıda üretilmesine rağmen, her 9 insandan 1’inin hala açlık çektiği gerçeğinin, gıda sistemlerinin işleyişini köklü bir şekilde sorgulamayı zorunlu kıldığını ifade etti. “Gıdanın Geleceği İçin” temasıyla ele alınan zirvenin, bizi bekleyen geleceği konuşma fırsatı sunduğunu belirten Sidar, dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşırken daha az su, daha sınırlı toprak ve artan risklerle karşı karşıya kalınacağını vurguladı. Ayrıca, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 30’unun gıda sistemlerinden kaynaklandığını belirterek, iklim gündemi ile gıda gündeminin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizdi.


TÜGİS olarak yalnızca temsil etmeyi yeterli görmediklerini, aynı zamanda dönüşümü de yönetme sorumluluğu taşıdıklarını dile getiren Sidar, tarım sektöründeki mevcut çelişkilere dikkat çekti. Tarımda çalışan her 4 kişiden 1’inin kayıt dışı istihdam edildiğini, buna karşın tarım teknolojilerine yapılan yatırımların son 10 yılda 4 kat arttığını belirtti. Bu durumun bir yanda imkan ve teknoloji bolluğuna işaret ederken, diğer yanda derin eşitsizliklerin varlığını gösterdiğini söyledi. Kaan Sidar, dünya genelinde üretilen her 3 gıdadan 1’inin ne yazık ki çöpe gittiğini ve bu israfın yaklaşık 1 trilyon Dolar ekonomik karşılığına sahip olduğunu açıkladı. Bu durumun iklimsel karşılığının ise her yıl 3 milyar ton karbon emisyonu olduğunu belirterek, israfın acil bir yönetim başlığı olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.


Geleceğin Tarımı: Rejeneratif Tarım Ve Dijitalleşme


Geleceğin gıda sistemleri için rejeneratif tarımı, döngüsel ekonomiyi ve dijitalleşmeyi ön planda tuttuklarını söyleyen Kaan Sidar, bu yaklaşımların önemini örneklerle açıkladı. Sağlıklı toprakların verimi yüzde 20’ye kadar artırabildiğini, doğru veriyle çalışan çiftçilerin ise aynı tarladan yüzde 15-20 daha fazla verim elde edebildiğini belirtti. Sidar, Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nden çıkan fikirlerin raporlarda kalmayacağını, sahada uygulanabilir çözümlere dönüşeceğini ifade ederek, “Çünkü gıdayı doğru yönetirsek, geleceği de yönetiriz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.


Söylemden Eyleme Geçişin Önemi


Sürdürülebilirlik Akademisi Başkanı Murat Sungur Bursa ise, Sürdürülebilir Gıda Zirvesi ile her yıl sürdürülebilir bir gelecek için umudun büyüdüğünü ifade etti. İş dünyasının bir dönem sürdürülebilirliğe yalnızca izleyici konumunda yaklaştığını ve bu anlayışı kendi iç yönetimlerine tam olarak yansıtamadığını belirtti. Akademilerinin, iş dünyasında söylemden eyleme uzanan bir çizgide değişim ve dönüşüm yaratma hedefiyle kurulduğunu dile getiren Bursa, bu kapsamda paydaşlarla birlikte gıdanın sürdürülebilirliğini insan varlığının sürdürülebilirliğiyle eş zamanlı ele aldıklarını ve “söylemden eyleme geçmek zorunda olduğumuzu” sürekli hatırlattıklarını söyledi.


Gıda Güvenliği Denetimleri Ve Yeni Hedefler


Açılış konuşmacıları arasında yer alan Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Ersin Dilber, gıdanın artık küresel ölçekte güvenlik, sağlık, çevre, sürdürülebilirlik ve egemenlik gibi başlıkların kesişim noktasında bulunduğunu vurguladı. İklim değişikliğinin ve doğal kaynaklar üzerindeki artan baskının, su kaynaklarını ve gıda zincirinin dayanıklılığını doğrudan etkilediğini belirtti. Bakanlığın temel görevinin, gıdayı güvenli, sağlıklı, izlenebilir ve sürdürülebilir bir şekilde üretip tüketiciye ulaştırmak olduğunu dile getiren Dilber, suyu merkeze alan bir yaklaşımla hangi ürünün hangi alanda ne kadar ve nasıl üretileceğini ortaya koyan programlarla sistemli bir çalışma yürüttüklerini aktardı.


Genel Müdürlüğün, gıdanın her aşamasında güvenilirliği sağlamayı esas aldığını belirten Dilber, her biri gerekli formasyona sahip 8 binin üzerinde denetçiyle yılda yaklaşık 1 ila 1,5 milyon resmi kontrol gerçekleştirdiklerini açıkladı. “2025 yılı içinde yaklaşık 1,2 milyon denetim gerçekleştirdik” diyen Dilber, uygunsuzluk tespit edilen yaklaşık 29 bin işletmeye toplamda yaklaşık 2,5 milyar Lira idari para cezası uygulandığını ve 540 işletme hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu kaydetti. Taklit ve tağşişle mücadelede denetim sonuçlarını şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşmayı temel ilke edindiklerini belirten Dilber, kurdukları sistemle 2 bin 300’ün üzerinde ürünü kamuoyuna duyurduklarını söyledi. Laboratuvar altyapısında 41’i kamuya ait olmak üzere 138 gıda kontrol laboratuvarında yılda 1 milyonun üzerinde numunenin çalıştığını ifade etti. Gelecek döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Dilber, kamerayla denetim, risk bazlı ve veri temelli denetim modelleri, kalıntı eylem planı ve pestisit kullanımında yeni kısıtlamaları hayata geçirmeyi amaçladıklarını sözlerine ekledi.


Açlık, Obezite Ve İsrafın Aynı Anda Büyüdüğü Bir Dünya


Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve Tarımsal Strateji ve Politika Geliştirme Merkezi (TARPOL) Yönetim Kurulu Başkanı Mehdi Eker, günümüzdeki küresel ve bölgesel sorunların “kriz ötesi” bir aşamaya yaklaşıldığını gösterdiğini dile getirdi. Bu durum karşısında temennilerle yetinmeyen, pratik öneriler üreten bir anlayış inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Son iki yüzyılda egemen olan yaklaşımın dünyayı oldukça zorladığını, doğal kaynakları aşındıran bu tabloya karşı doğru tahlil ve acil eylem gerektiren bir döneme girildiğini ifade etti.


Eker, dünyanın insanlığın ihtiyaçlarını karşılayacak kaynaklara sahip olduğunu hatırlatarak, asıl sorunun ihtirasların frenlenmesinde yattığını vurguladı. “Açlık, obezite ve israfın aynı anda büyüdüğü bir dünyada, üretilen gıdanın üçte birinin israf edilmesi kabul edilemez” diyen Eker, yaklaşık 700 milyon insanın açlıkla karşı karşıya olduğunu, obez sayısının ise 1,2 milyarı aştığını belirtti. Ülkemizde de kişi başına düşen israf miktarının 102 kilogram düzeyinde ifade edildiğini kaydeden Eker, bu tablonun ancak paydaşların eşgüdüm içinde çalıştığı, koordinasyon, operasyon ve iletişimi birlikte kuran yeni bir sistem yaklaşımıyla tersine çevrilebileceğini dile getirdi.


Ülker’den “İsrafsız Şirket” Vurgusu


Ülker CEO’su Özgür Kölükfakı, sürdürülebilirlik anlayışlarının çevreye, topluma ve ekonomiye aynı anda değer katmak ve fayda sağlamak anlamına geldiğini belirtti. Üretimden tedarik zincirine, Ar-Ge’den ambalaj tasarımlarına kadar her alanda bu anlayışla hareket ettiklerini açıkladı. Kölükfakı, 2014’ten bu yana karbon salımını artırmadan büyüdüklerini, kaynakları en verimli şekilde kullandıklarını ve doğaya ile insana saygılı üretim yaptıklarını vurguladı. “Fındıktan Fazlası”, “Buğdayda Onarıcı Tarım” ve “Kakaodan Fazlası” projelerini geliştirerek sürdürülebilir tarımı desteklemeye devam ettiklerini ifade etti. Kölükfakı, Ülker’de “İsrafsız Şirket” kültürüyle her lokmada mutluluk vermek için aralıksız çalışırken, toplumsal etkilerini genişlettikleri sürdürülebilirlik projeleri ve performanslarıyla kimseyi beklemeden dünyanın yarınları için ürettikleri bir geleceğe hazırlandıklarını sözlerine ekledi.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Tüik Enflasyon Hesabında Radikal Değişimler Alkollü İçkiler Konut Ağırlığı Artış Beklentisi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.