Türkiye, demografik yapısındaki hızlı dönüşümle birlikte, yaşlı nüfusun artış hızı konusunda dikkat çeken bir döneme girdi. Son beş yılda yaşlı olarak tanımlanan 65 yaş ve üzeri nüfusun önemli ölçüde yükseldiği gözlemlenirken, bu durum yaşlı bakım hizmetleri ve buna bağlı olarak kadın istihdamı alanında yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kıldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2019 yılında 7 milyon 550 bin kişi olan 65 yaş ve üzeri nüfus, 2024 itibarıyla 9 milyon 112 bin kişiye ulaştı. Toplam nüfus içindeki yaşlı nüfus oranı ise aynı dönemde yüzde 9,1’den yüzde 10,6’ya yükseldi. Bu artışın önümüzdeki yıllarda da devam edeceği tahmin ediliyor. TÜİK’in projeksiyonlarına göre, yaşlı nüfus oranının 2030 yılında yüzde 13,5’e, 2040 yılında yüzde 17,9’a, 2060 yılında yüzde 27,0’ye, 2080 yılında yüzde 33,4’e ve 2100 yılında ise yüzde 33,6’ya ulaşması bekleniyor. Yakın zamana kadar genç nüfus avantajıyla öne çıkan Türkiye’nin bu demografik dönüşümü, özellikle yaşlı bakım hizmetleri alanında kapsamlı çözümler üretmeyi gerektirdi. Nitekim, tek başına yaşayan yaşlı nüfusun halihazırda 2 milyona ulaşması, bu ihtiyacın aciliyetini bir kez daha ortaya koydu.
Yaşlı nüfusun artan bakım ihtiyacına yönelik çözüm arayışları kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yürütülecek önemli projelerden biri, 2026 yılı bütçesi gerekçesinde yer aldı. Bu projeler arasında özellikle “Yaşlı Bakım Hizmetlerinin Geliştirilmesi Yoluyla Kadın İstihdamının Artırılması Projesi” dikkat çekti. Projenin temel amacı, kadınların yaşlı bakım sorumlulukları nedeniyle işgücü piyasasından uzaklaşmasını engellemek ve aynı zamanda bu alanda nitelikli istihdamı teşvik etmek oldu.
Söz konusu proje ile üniversitelerin yaşlı bakımı, fizik tedavi ve rehabilitasyon, hemşirelik, geriatri gibi alanlarından yeni mezun olan ve yaşlı bakım sektöründe görev alabilecek kadınların kayıtlı istihdamının artırılması hedeflendi. Bu çerçevede, yaşlı bakım sektörüne nitelikli işgücü kazandırmak amacıyla sertifika desteği ve çeşitli istihdam teşvikleri sunulması planlandı. Ayrıca, proje kapsamında Türkiye’de uzun vadeli bakım sigortasının tüm yönleriyle uygulanabilirliğini ele alacak bir “yeşil kitap” çalışmasının da yapılacağı belirtildi. Bu çalışma, ülkenin sosyal güvenlik sisteminde önemli bir reformun kapısını aralayabilir.
2026 yılı bütçesi gerekçesinde SGK’nın önümüzdeki dönemde yoğunlaşacağı diğer önemli faaliyet alanları da detaylandırıldı. Kayıt dışı istihdamla mücadele, bu faaliyetlerin başında yer aldı. Bu kapsamda, kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu sektörlerde yaygın tarama denetimlerinin artırılacağı ve özellikle kaçak çalıştırılan yabancı uyruklu işçilere yönelik denetimlerin sıklaştırılacağı ifade edildi.
Ayrıca, işverenlerin prime esas kazanç (SGK primine esas teşkil eden gelir) bildirimlerinin doğruluğunu sağlamak amacıyla sektör bazlı ve risk odaklı incelemelerin gerçekleştirileceği belirtildi. Bu denetimlerin, kayıt dışı istihdamın azaltılmasına ve sosyal güvenlik sistemine olan güvenin güçlendirilmesine önemli katkı sağlaması bekleniyor. Risk analizine dayalı yaygın tarama denetimleri kapsamında, TÜİK işgücü istatistikleri mikro veri setinden elde edilen verilerle il düzeyinde kayıt dışı istihdamın yoğun olduğu sektörler belirlendi. Bu veriler, sosyal güvenlik il müdürlüklerinin denetimlerinde etkin bir şekilde kullanılabilecek şekilde düzenlendi. Bu çerçevede, 2025 yılının sonuna kadar 54.774 işyerinin denetlenmesi planlandı. Denetimlerin yüzde 10’u ise yabancı uyruklu çalışanların yoğun olduğu sektörler ve işyerleri üzerinde yoğunlaşacak.
Prime esas kazanç denetimleri alanında yapılan çalışmalar sonucunda, nitelikli meslek sahiplerinin ücret beyanlarına yönelik özel bir denetim süreci başlatıldı. Geçtiğimiz yıl yapılan analizler neticesinde, ücretlerini eksik bildirdiği düşünülen avukat, doktor, bilgi teknolojileri mensupları, fizyoterapist, eczacı, finans uzmanları, hemşire, ebe, mimar, mühendis, öğretmen/öğretim üyesi, pilot/kabin amiri, sporcu ve yönetici gibi meslek gruplarının bulunduğu işyerlerine bilgilendirici mektuplar gönderilmişti. Bu uyarıya rağmen eksik ücret bildirimindeki tutumunu değiştirmeyen ve risk durumu devam eden 1.689 işyerinin denetleneceği açıklandı. Bu adım, sosyal güvenlik sistemine katkı sağlayan prim gelirlerinin doğru beyan edilmesini hedefleyen kararlı bir mücadelenin parçası olarak değerlendirildi.
Sunexpress Ceo’su Türkiye’ye Gelen Yolcu Sayısında Önemli Artışı Ve Gelecek Yatırımları Müjdeledi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.